Önder Bozkurt’un Ağrı Valiliği görevine başlamasının üzerinden bir hafta geçti. Takvimler 20 Ocak’ı gösterdiğinde göreve başlayan Vali Bozkurt’un ilk haftası, klasik protokol ziyaretlerinden çok, sahaya dönük bir “Ağrı’yı tanıma seferberliği” olarak geçti.

Göreve başlar başlamaz ilk durağının Şehitler Anıtı olması, aslında niyetin de bir özeti gibiydi. Protokolle birlikte şehitler anıtına karanfil bırakan Vali Bozkurt, ardından şehit Bülent Afşin ve Vefa Çelik’in ailelerini ziyaret etti. Yanında İl Müftüsü de vardı. Sessiz, gösterişten uzak ama anlamı güçlü bir başlangıçtı.

Aynı gün Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geçti. Hastalara geçmiş olsun dileklerini iletti, hastane yönetiminden bilgi aldı. Ardından sahaya indi; esnaf ziyaretleri başladı. Bir kısım esnafı tek tek dinledi. Soruları basitti ama kıymetliydi: “Ağrı nasıl?” Esnaf anlattı, Vali not aldı.

21 Ocak: Devlet refleksi

Ertesi gün, yani 21 Ocak’ta, mülki idare amirleriyle değerlendirme toplantısı yaptı. Yedi ilçe kaymakamı ve vali yardımcılarıyla bir araya gelerek; çalışma prensiplerini ortaya koydu, ilçelerin kısa–orta–uzun vadeli ihtiyaçlarını sordu. Aynı gün, Vali Yardımcısı Tarık Buğra Seyhan ile birlikte Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün okul destek projesinden faydalanan çocuklarla buluştu.

Akşam saatlerinde bu kez bölge trafik noktalarına geçti. Araçları durdurdu, vatandaşlarla sohbet etti. Ardından İl Emniyet Müdürlüğü’nü ziyaret ederek hem binayı gezdi hem de emniyet brifingini aldı. Geceyi de boş geçirmedi; İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Fatih Cemal Kiper’i ziyaret ederek jandarma ayağını da tamamladı.

Beş günde dört ilçe

Tempo bununla da bitmedi. 22 Ocak’ta Eleşkirt, 23 Ocak’ta Patnos, 24 Ocak’ta Tutak ve Hamur… Belediye başkanlarıyla, kamu yöneticileriyle, yerel aktörlerle bir araya geldi. Eleşkirt dönüşü İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden brifing aldı. Aynı gün İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirdiği toplantıya katıldı.

Toplamda beş gün içinde, Ağrı’nın merkezini, ilçelerini, güvenliğini, eğitimini, sağlığını, sosyal yapısını yerinde görmeye çalıştı. Açık söyleyelim: Bu, bir haftalık program değil; aylar sürebilecek bir tanıma sürecinin sıkıştırılmış hâliydi.

Protokol beklemedi, sahaya indi

Halef–selef karşılaştırması yapmak çok doğru değil ama bir fark net: Daha önce birçok vali, görevin ilk günlerinde makamda uzun ziyaret kabulleri yapar. Protokol gelir, siyasi partiler gelir, STK’lar gelir… Vali Bozkurt ise henüz bu yolu seçmedi. Kimseyi ayağına çağırmadı. Milletin kendisine gelmesini beklemek yerine, bizzat milletin ayağına gitti.

AFAD kökenli olması da bu tercihi açıklıyor. Sahaya alışkın, masadan çok arazi bilen bir idareci profili çiziyor. Kuru kalabalık ziyaretleri sevmediği de ilk haftadan belli oldu.

Bundan sonra ne olacak?

Bu yoğun saha temposu elbette bir yerde duracak. Ardından masaya oturulan, projelerin yazıldığı, kaynak arayışının başladığı bir dönem gelecek. Şubat–Mart ayları proje hazırlığı, Nisan–Mayıs ayları ise bütçe ve finansman arayışı için kritik.

Burada önemli bir not düşmek gerekiyor: Sadece Özel İdare kaynaklarıyla büyük işler yapmak mümkün değil. Bu noktada milletvekilleri ve il başkanlarının, Vali Bozkurt’la birlikte Ankara ayağında bütçe ve kaynak işine girmesi şart. Aksi hâlde iyi niyet ve yüksek tempo tek başına yetmez.

STK’lar mı? Büyük ihtimalle onlar Valiliğin kapısını çalacak. Yoğun bir ziyaret trafiği de oradan geçecek. Sonrasında Vali Bozkurt kendi rutin devlet işleyişine dönecek.

İlk not: 10 üzerinden 10

Sonuç net: Ağrı Valisi Önder Bozkurt, ilk haftasında çalışkan, sahaya hâkim, halkı önceleyen bir devlet adamı profili çizdi. Henüz bir haftası dolmadan yaptığı ilçe ziyaretleri, makamda oturmak yerine kenti tanımaya dönük çabası takdire şayan.

Emsallerinin bir kısmı hâlâ makam odalarında oturup vatandaşı beklerken, Bozkurt’un sahada olması önemli bir farktır.

İlk hafta notu sorulursa: 10 üzerinden 10.
Ağrı’ya hayırlı olsun Sayın Valim.