Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü son günlerde sessiz ama dikkatli bir çalışma yürütüyor.

Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü son günlerde sessiz ama dikkatli bir çalışma yürütüyor. Sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında ilk etapta sıradan “teknik ziyaretler” gibi görülebilir. Ancak biraz yakından bakınca, aslında bunun bir hazırlık süreci olduğu anlaşılıyor.

Önce Artvin.

Neden Artvin? Çünkü Artvin, Türkiye’de alabalık yetiştiriciliğinde önemli bir merkez. Soğuk ve oksijen oranı yüksek su kaynaklarını ekonomik değere dönüştürmüş bir şehir. Ağrı’dan giden uzmanlar orada üretim tesislerini yerinde inceledi. Sadece teknik altyapıyı değil, üretim modeli, verimlilik, pazar bağlantısı ve işletme mantığını gözlemledi.

Ardından rota Iğdır Tuzluca Hamur Kesen Köyü.

Oradaki alabalık tesisinde üretim süreci, kalite ve verimlilik değerlendirmesi yapıldı. Bu da gösteriyor ki mesele sadece büyük şehirleri görmek değil; bölgesel ölçekli, sahada para kazanan işletmeleri yerinde analiz etmek.

Bu çok önemli bir ayrıntı.

Çünkü teorik bilgi başka, sahada üretim yapıp para kazanmak başka. Tarım Müdürlüğü’nün şu anda yaptığı en doğru iş, işi gerçekten yapan, bu işi “ekmek teknesi” haline getirmiş bireysel üreticilerle temas kurmak. Yani alaylısı ve mekteplisi ayrımını bir kenara bırakıp, doğrudan sahadaki deneyimi merkeze almak.

Bu neyin işareti?

Bu, bir arayışın işareti.

Ve bu arayış tesadüf değil.

Önder Bozkurt’un ortaya koyduğu Zirai Kalkınma Faaliyet Planı’nda su ürünleri açık şekilde stratejik başlık olarak yer alıyor. Planın “İlimizde Su Ürünleri Yetiştiriciliği” bölümünde mevcut su kaynaklarının soğuk ve oksijen oranı yüksek olması nedeniyle başta alabalık olmak üzere su ürünleri üretiminin artırılmasının hedeflendiği açıkça belirtiliyor

Zirai Kalkınma Faaliyet Planı

.

Yani bu ziyaretler bir turistik gezi değil; yazılı bir hedefin saha çalışması.

Planın su ürünleri bölümünde güçlü yanlar arasında şunlar sıralanıyor:

3 baraj ve 1 doğal göl (Yazıcı, Patnos, Derecek Barajı ve Balık Gölü)

Soğuk ve oksijen oranı yüksek su kaynakları

Üretim maliyetlerinin nispeten düşük olması

Genç nüfus için uygun bir sektör olması

Hedefler ise çok net:

Uygun üretim alanlarının belirlenmesi

Balık havuzlarının inşası

Yetiştiricilerin eğitilmesi

Üretimin artırılması ve istihdam sağlanması

Zirai Kalkınma Faaliyet Planı

Şimdi tabloyu birleştirelim.

Valilik bir yol haritası çizmiş.
Tarım Müdürlüğü bu yol haritasına uygun şekilde sahada veri topluyor.
Uzmanlar gidiyor, görüyor, ölçüyor, karşılaştırıyor.

Henüz kamuoyuna “büyük bir proje” olarak açıklanmış değil. Ama kurgunun oluştuğu belli.

Ağrı bugüne kadar hayvancılıkta, küçükbaşta, arıcılıkta güçlüydü. Plan zaten küçükbaşta 2027 hedefini 2,2 milyon başa çıkarma hedefi koymuş

Zirai Kalkınma Faaliyet Planı

. Sütte katma değerli üretim, arıcılıkta 40 bin kovana ulaşma gibi hedefler var.

Ama balıkçılık…

Balıkçılık Ağrı için henüz bakir bir alan.

Su var.
Rakım var.
Oksijen oranı yüksek kaynak var.
Baraj var.
Genç nüfus var.

Eksik olan şey model.

Şu anda yapılan iş, model arayışı.

Eğer bu arayış doğru bir yatırım planına dönüşürse ve finansal destek mekanizmaları devreye girerse, önümüzdeki birkaç yıl içinde Ağrı’da küçük ölçekli alabalık tesisleri görmemiz sürpriz olmaz.

Bu bir reform mu?

Evet, eğer hayvancılık merkezli geleneksel yapıya su ürünleri gibi alternatif ve katma değerli bir sektör eklenirse bu bir reformdur. Çünkü bu, üretim desenini çeşitlendirmek demektir. Kırsalda yeni gelir kapısı demektir. Göçü yavaşlatacak bir ekonomik alan demektir.

Tarım Müdürlüğü’nü özellikle tebrik etmek gerekiyor. Çünkü masa başında rapor yazmak yerine sahaya çıkıyorlar. Canlı örneklerle ilerliyorlar. Deneyimi yerinde öğreniyorlar.

Şimdi beklenen şu:

Bu saha gözlemleri bir fizibilite raporuna, ardından somut bir yatırım programına dönüşecek mi?

Eğer Sayın Valimiz Önder Bozkurt’un kararlı duruşu devam ederse ve plan kağıt üzerinde kalmazsa, Ağrı’da su ürünleri yetiştiriciliği ciddi bir sektör haline gelebilir.

Balıkçılık, belki de Ağrı’nın yeni hikâyesi olabilir.

Ve bu hikâye sessiz başladı.