Bazı insanlar servet biriktirir. Bazı insanlar ise serveti anlamlı kılar. İbrahim Çeçen ikinci gruptandır.


Bazı insanlar servet biriktirir.
Bazı insanlar ise serveti anlamlı kılar.

İbrahim Çeçen ikinci gruptandır.

Kuruluşundan bugüne kadar İbrahim Çeçen Vakfı yalnızca burs veren bir yapı olmadı; dokunduğu hayatları ayağa kaldıran bir sosyal dayanışma modeli oldu. Ağrı’da, deprem bölgelerinde, Erzincan’da, Tekirdağ’da ve Türkiye’nin birçok ilinde binlerce öğrenciye, binlerce ihtiyaç sahibine umut oldu.

Ama mesele sadece burs değil.

Mesele, fakirin fukaranın elinden tutmak.
Mesele, gencin omzuna dokunmak.
Mesele, “yalnız değilsin” demek.

Her yıl milyonlarca liralık bütçeyle eğitimden sosyal yardıma kadar her kesime temas eden vakıf, bunu çoğu zaman sessizce yapıyor. Gösterişten uzak, reklamdan uzak, tabelasız iyilik…

Ramazan ayı yaklaşırken yine aynı tablo var.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi öğrencileri için iftar sofraları kuruluyor. Merkezi kampüste, Doğubayazıt kampüsünde ve Patnos Sultan Alparslan Fakültesi’nde öğrenciler ücretsiz iftar yapacak.

Bu sadece bir yemek değil.
Bu, “Ben sizinleyim” demektir.

Bugün bir üniversite öğrencisi, kendi adını taşıyan üniversitede iftarını ücretsiz yapabiliyorsa, bunun arkasında bir vefa vardır. Parasını Ağrı’dan kazanmamış olabilir ama kazandığını Ağrı’ya harcamayı bilmiş bir insanın vefası…

Turizm ve Otelcilik Lisesi, uygulama oteli, üniversite yatırımları…
İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin hikâyesini anlatmak gerçekten ayrı bir kitap konusu.

Ama benim için en kıymetlisi şu:

İyiliği sessiz yapmak.

Her yıl Ramazan boyunca Ağrı’ya milyonlarca liralık destek veriliyor. Çoğu zaman kimse bilmeden, duyurmadan, manşet atmadan…

İşte büyüklük burada.

Ağrı’nın yetiştirdiği en önemli değerlerden biri İbrahim Çeçen’dir.
Bir şehre üniversite kazandırmak başka,
o üniversitenin öğrencisinin iftarını düşünmek bambaşka bir şeydir.

Bu yüzden diyorum ki:

Ver elini öpeyim İbrahim amca.

Ve bu iyiliğin organizasyon tarafında emeği olan Mütevelli Heyet Başkanı Gülseli Çeçen’e, vakıf müdüresi Meral Dinçer’e ve Ağrı Koordinatörü Güven Karakaya’ya da teşekkür etmek gerekir.

Çünkü iyilik bir kişinin adıyla başlar,
ama bir ekibin emeğiyle büyür.

Ağrı’da bazen yollar bozulur,
bazen nüfus düşer,
bazen moralimiz azalır…

Ama böyle insanlar oldukça
bu şehrin umudu tükenmez.