Ağrı Valisi Önder Bozkurt geçtiğimiz günlerde zirai alanda önümüzdeki iki yılın hedeflerini net rakamlarla ortaya koydu. Temenni değil, projeksiyon açıkladı. “2027 sonunda tarımda şu noktada olacağız” dedi.

Bu cümle sıradan değildir. Bu bir iddiadır. Bu bir vizyondur. Bu aynı zamanda bir meydan okumadır.

Özellikle küçükbaş hayvancılıkta açıklanan hedef dikkat çekicidir. Mevcut yaklaşık 1 milyon 600 bin seviyesindeki küçükbaş varlığın 2 milyon 200 bine çıkarılması… Eğer bu hedef gerçekleşirse Ağrı, küçükbaşta bölgesel ölçekte ikinci sıraya yerleşebilir. Nüfusa oranla bakıldığında ise Türkiye’nin en güçlü hayvancılık merkezlerinden biri haline gelir.

Şimdi esas soruya gelelim:

Bu hedef gerçekçi mi?

Hatırlayalım… Osman Varol döneminde “5 yılda 750 bin koyun” hedefi ortaya konmuştu. 40 bin koyun dağıtılmış, kuzularla birlikte 80 binlik bir ivme planlanmıştı. O proje kararlılıkla sürdürülseydi bugün çok daha farklı bir tabloyu konuşuyor olabilirdik.

Ancak Osman Varol’dan sonra göreve gelen Mustafa Koç döneminde Ağrı’nın tarımsal potansiyeli yeterince sahiplenilmedi. Tarım ivme kaybetti. O projenin devamı gelmedi. Sonuç?

Ağrı tarımında kaybedilmiş yaklaşık üç yıl…

Eğer o süreçte projeler kesintiye uğramasaydı, bugün Vali Önder Bozkurt 2 milyon 200 bin değil; 2 milyon 600 – 2 milyon 700 bin küçükbaş hedefini rahatlıkla konuşabilecekti.

Tarım süreklilik ister.
Projeler istikrar ister.
Aksi halde her gelen yönetim sıfırdan başlamak zorunda kalır.

Bugün ise farklı bir tablo var.

Vali Önder Bozkurt sadece küçükbaşta değil; meyvecilikten mera ıslahına, bitkisel üretimden tarıma dayalı sanayiye kadar bütüncül bir kalkınma perspektifi koyuyor. Bu işin takdir edilmesi gereken tarafı da budur.

Biz de işi uzmanına sorduk. Önceki İl Tarım Müdürü Kenan Engin ile yapılan değerlendirmede, geçmişteki 750 bin koyun projesinin teknik olarak mümkün olduğu ifade edilmişti. Aynı şekilde bugün ortaya konan 2 milyon 200 bin hedefinin de doğru planlama ve koordinasyonla gerçekleştirilebileceği belirtiliyor.

Demek ki mesele hayal değil.
Mesele irade ve takip.

Vali Bozkurt’un yönetim tarzı proje odaklıdır. Sadece projeyi başlatan değil, sonucunu takip eden bir profil çiziyor. Sadece doğrudan faydayı değil, dolaylı ekonomik etkileri de önemseyen bir anlayış söz konusu.

2027 sonunda hedef tutar mı?
Bunu zaman gösterecek.

Ama şundan eminiz: Eğer gerçekleşmezse sebepleri araştırılır. Sorumlular varsa ortaya konur. Eğer gerçekleşirse de bu yalnızca bir sayı artışı değil, Ağrı ekonomisinin güçlenmesi anlamına gelir.

Burada tarım il müdürlüğüne, teknik personele ve çiftçiye de çağrı yapmak gerekir.

Büyük hedefler ilk bakışta zor görünür. Ama büyük işler cesaretle başlar. Erdoğan Bayraktar’ın TOKİ döneminde 2 bin konut yerine 100 bin konut hedefi koyulması gibi… O gün “yapamayız” denilen hedef, irade ve cesaretle başarılmıştı.

Bugün de Ağrı tarımı için aynı cesarete ihtiyaç var.

Vali Önder Bozkurt bu hedefi ortaya koyduysa, arkasında duracaktır. Devlet kurumları, ziraat odaları, koyun-keçi birlikleri ve üreticiler bu hedefe inanmalı ve sahada gereğini yapmalıdır.

Mera var.
Potansiyel var.
Üretici var.

Eksik olan şey sadece koordinasyon ve kararlılık.

Kaybedilen üç yılı telafi etmek zorundayız.
Hedef büyütmeyen kazanamaz.

Şimdi top sahada.