Ağrı’nın en önemli sorunlarından biri işsizliktir. Bu sorunun temelinde birbirini etkileyen ekonomik ve yapısal eksiklikler bulunuyor.

Geçen hafta Ağrı’nın önemli sorunlarından biri olan trafik meselesini ele aldık. Bu hafta ise kentimizin yıllardır çözüm bekleyen iki temel sorununa, işsizlik ve göçe odaklanıyoruz.

Ağrı’da iş imkânlarının yetersizliği, özellikle genç nüfusun başka şehirlere yönelmesine neden oluyor.

Peki, Ağrı neden göç veriyor?
İşsizlik nasıl azaltılabilir?
Gençlerin kendi memleketlerinde bir yaşam ve gelecek kurabilmesi için neler yapılmalı?

Ağrı’nın en önemli sorunlarından biri işsizliktir. Bu sorunun temelinde birbirini etkileyen ekonomik ve yapısal eksiklikler bulunuyor. Sanayi yatırımlarının yetersizliği, üretim tesislerinin kapanması, tarım ve hayvancılığın beklenen ekonomik değeri oluşturamaması yeni iş alanlarının açılmasını engelliyor. Üretim olmayınca işletmeler büyüyemiyor, yeni yatırımlar yapılamıyor, genç nüfusun çalışma hayatına katılması zorlaşıyor. Geliri olmayan veya emeğinin karşılığını alamayan insanlar başka şehirlerde iş aramaya yöneliyor. Böylece işsizlik ekonomik hayatı, şehrin nüfusunu ve toplumsal hayatını da etkiliyor.

Ağrı’da üretim kapasitesinin gerilemesinde fabrikaların kapanmasının önemli payı var. Tekstil fabrikalarının faaliyetlerini durdurması, süt fabrikasının ve un fabrikasının kapanması şehir ekonomisinde ciddi bir boşluk oluşturdu. Bu tesislerde çalışanlar işlerini kaybederken fabrikalara ham madde sağlayan üreticiler, nakliyeciler ve çevredeki esnaf da gelir kaybına uğradı. Bir fabrikanın kapanması çalışanları, onunla bağlantılı ekonomik faaliyetleri de etkiliyor. Yeni işletmeler açılmadığında bu kayıplar kalıcı hale geliyor. Şehirde üretim azalıyor, ticaret daralıyor ve istihdam oluşturma kapasitesi zayıflıyor.

Ağrı’nın sahip olduğu hayvancılık potansiyelinin sanayiye dönüştürülememesi de işsizliği artıran nedenlerden biridir. Şehirde süt ve et üretimi yapılmasına rağmen bu ürünleri yüksek katma değerle işleyen tesislerin yetersizliği, ekonomik kazancın sınırlı kalmasına yol açıyor. Üretici çoğu zaman ürününü ham madde olarak satmak zorunda kalıyor. İşleme, paketleme, depolama ve pazarlama imkânları gelişmediği için ürünün gerçek ekonomik değeri ortaya çıkmıyor. Bu durum çiftçinin gelirini düşürüyor, yeni yatırımları zorlaştırıyor ve kırsal kesimde çalışma imkânlarını daraltıyor.

Şeker fabrikasının kapasitesinin genişletilmesi bu açıdan önemli bir gelişmedir. Ancak tek bir sanayi kuruluşunun büyümesi şehrin bütün istihdam ihtiyacını karşılayamaz. Deri fabrikasının kurulması, et kombinesinin faaliyete geçirilmesi ve modern mandıraların yaygınlaştırılması gerekiyor. Süt, yalnızca ham madde olarak satılmamalı, yüksek teknolojili tesislerde peynir, tereyağı ve yoğurt gibi ürünlere dönüştürülmelidir. Ürünlerin ambalajlanması, markalaşması ve daha geniş pazarlara ulaştırılması sağlanmalıdır. Et ürünlerinde de modern kesim, işleme ve paketleme tesisleri kurulmalıdır. Böylece hayvan yetiştiricisi daha güçlü bir pazara kavuşurken sanayide, taşımacılıkta ve ticarette yeni iş alanları açılabilir.

Tarım ve hayvancılıkta yaşanan verim sorunları da aynı ekonomik zincirin bir parçasıdır. Ağrı’nın sert iklim koşulları üretimi zorlaştırıyor. Tarımda makineleşmenin, modern sulama sistemlerinin ve çağdaş üretim yöntemlerinin yeterince yaygınlaşmaması verimliliği sınırlıyor. Üretim maliyetleri yükselirken çiftçinin kazancı düşüyor. Kazancı azalan üretici yatırım yapamıyor, üretimini büyütemiyor ve zamanla tarımdan uzaklaşabiliyor. Bölgenin iklimine uygun dayanıklı hayvan ırklarının desteklenmesi, modern ahırların kurulması ve atıl durumdaki hayvancılık tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi bu nedenle önem taşıyor. Tarımsal üretim güçlenmeden hayvancılığa dayalı sanayinin de gelişmesi zorlaşıyor.

Turizm de Ağrı’nın işsizlik sorununa katkı sağlayabilecek alanlardan biridir. Kış turizmi, doğa turizmi ve inanç turizmi için önemli değerlere sahibiz. Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı, Balık Gölü ve Diyadin kaplıcaları bu potansiyelin başlıca örnekleridir. Ancak ulaşım, konaklama ve hizmet altyapısındaki eksiklikler ziyaretçi sayısının ve turizm gelirlerinin artmasını sınırlıyor. Özellikle Diyadin kaplıcalarının modern tesislerle geliştirilmesi, konaklama imkânlarının artırılması ve etkili tanıtım yapılması gerekiyor. Turizm hareketliliğinin artması otelcilikten restoran işletmeciliğine, ulaşımdan yöresel ürün satışına kadar birçok sektörde istihdam oluşturabilir.

İşsizlik arttıkça göç hızlanıyor, göç hızlandıkça şehrin ekonomik gücü daha da zayıflıyor. Ağrı’dan İstanbul, Ankara, İzmir ve ülkenin batısındaki diğer şehirlere yönelen nüfus hareketliliğinin temelinde iş ve gelecek arayışı bulunuyor. Son yıllarda Kanada, Amerika ve Avrupa ülkelerine gidenlerin de olduğu görülüyor. İnsanlar çoğu zaman yaşadıkları şehri terk etmek istedikleri için değil, burada kuramadıkları ekonomik geleceği başka yerlerde aramak zorunda kaldıkları için ayrılıyor.

Bu süreç kendi içinde yeni bir ekonomik sorun doğuruyor. Çalışabilecek yaştaki gençlerin şehirden ayrılması, yerel işletmelerin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını azaltıyor. Nüfusun ve tüketimin daralması esnafın işlerini olumsuz etkiliyor. Ticaret hacmi küçüldükçe yeni işletmelerin açılması zorlaşıyor. Böylece işsizlik göçü hızlandırırken göç de yerel ekonominin gelişme imkânlarını daraltıyor. Bu döngünün toplumsal sonuçları da ağır oluyor. Başka şehirlerde veya ülkelerde çalışmak zorunda kalan insanlar ailelerinden uzak yaşıyor. Eşler ve çocuklar birbirinden ayrı kalabiliyor. Aile bütünlüğü zedeleniyor, çocuklar anne veya babalarından uzak büyüyor.

Ağrı yalnızca nüfusunu değil, aile bağlarını ve yetişmiş insan gücünü de kaybediyor. Bu tablonun değişmesi için ekonomik yatırımların yanında eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanlarında da iyileştirmeler yapılmalıdır. Mesleki eğitim, şehirde kurulması hedeflenen sanayi tesislerinin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmelidir. Gençlerin eğitim aldıkları alanlarda iş bulabilmeleri sağlanmalıdır. Sağlık hizmetlerinin niteliği artırılmalı, kültür merkezleri, spor tesisleri ve sosyal etkinlik alanları çoğaltılmalıdır.