Doğu medrese geleneğinin önemli âlimlerinden Seyda Molla Musa Celâlî’nin, Beyzâvî ve Nesefî Tefsirleri üzerine kaleme aldığı hâşiyeler, dünyanın en prestijli kültür organizasyonlarından biri olan Kahire Uluslararası Kitap Fuarı’nda sergilenerek ilim dünyasının dikkatine sunuldu.
İslami ilimler alanında asırlardır okutulan Beyzâvî ve Nesefî tefsirleri üzerine yazılan bu hâşiyeler, klasik Ehl-i Sünnet tefsir anlayışını derinlikli bir usulle ele alması bakımından büyük önem taşıyor. Eserlerin Kahire gibi ilim merkezlerinden birinde sergilenmesi, hem müellifin ilmî mirasının uluslararası alanda tanınması hem de medrese geleneğinin yeniden görünürlük kazanması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Mehmet Salih Geçit, bu hizmetin sadece bir kitap faaliyeti olmadığını vurgulayarak, “Seyda’nın ilmi hizmeti, bu vesileyle sadaka-i câriye olarak dünyaya yayılıyor. Bu hayra vesile olanlardan Allah razı olsun” ifadelerini kullandı. Geçit, sergilenen eserlerin ilim ehli tarafından ilgi görmesini temenni ederek, “İnşallah her iki tefsire de talep iyidir” dedi.
Arap dünyasında özellikle İbn Kesîr Tefsiri’nin yaygın olarak okunduğuna dikkat çeken Geçit, Arap ülkelerindeki ilmi teşkilatlarda Beyzâvî ve Nesefî tefsirlerinin ilmî derinliğinin yeterince tanınmadığını belirtti. Molla Musa Celâlî’nin hâşiyelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu iki tefsirin Arap dünyasında yeniden hak ettiği değeri bulacağına olan inancını dile getirdi.
Geçit, sözlerini şu değerlendirme ile tamamladı:
“Nesefî ve Beyzâvî tefsirleri Arap dünyasında yaygınlaştığı ölçüde, dar ve indirgemeci yorumlara dayanan Vehhabî ve Selefî anlayışın etkisi zayıflayacaktır. Bu eserler, sahih ilim, hikmet ve itidal çizgisini yeniden güçlendirecektir.”
Kahire Uluslararası Kitap Fuarı’nda sergilenen bu kıymetli hâşiyeler, sadece bir âlimin eserleri olmanın ötesinde, Kadim Anadolu ve Şark medrese ilim geleneğinin evrensel İslam ilim mirasına katkısını bir kez daha gözler önüne serdi.





