Ağrı’da bir dönem herkesin dilinde aynı kelime vardı: Tekstilkent.


Ağrı’da bir dönem herkesin dilinde aynı kelime vardı: Tekstilkent.
2017’de temeli atıldı, 2018’de umut büyüdü. O günlerde hedef büyüktü. İlk etapta 5 bin kişilik istihdam denildi. Sonra seçim meydanlarında bu rakamlar 10 bine, hatta 50 bine kadar çıktı. Ağrı’nın kaderinin değişeceği, Nike’ın, büyük markaların üretim üssü olacağı konuşuldu.

O dönem Ağrı’ya gelen firmalar gerçekten “koşa koşa” geldi. Çünkü devletin iş gücü eğitim programları vardı. İlk altı ay personelin maaşını devlet ödüyordu. İşveren için maliyet düşüktü, risk azdı. Yeşim Tekstil başta olmak üzere önemli firmalar üretime başladı. Bir ara istihdam 6 binlere kadar dayandı.

Ama mesele sadece bina yapmak değildi.

Beton Yetmez, Ekosistem Gerekir

Tekstilkent büyüdü. Ardından ikinci etap başladı. İl Özel İdaresi kaynaklarıyla yeni alanlar yapıldı. Köylere, ilçelere, altyapıya gitmesi gereken paraların önemli bir kısmı Tekstilkent’e yönlendirildi. “Büyürsek kalkınırız” mantığı hâkimdi.

Peki büyüdü mü?

Bugün açıklanan resmi rakam: 1.417 kişi istihdam.

6 binlerden 1.417’ye düşen bir tablo var.
Bu bir çöküş mü?
Belki değil.
Ama bir gerileme olduğu kesin.

Çünkü tekstil sektörü Türkiye genelinde daralıyor. Özellikle son yıllarda Mısır’a kayan üretim, daha ucuz iş gücü nedeniyle birçok firmayı Türkiye’den uzaklaştırdı. Sadece Ağrı değil, Anadolu’daki pek çok tekstil yatırımı benzer sorunları yaşıyor.

Asıl Soru: Doğru Model Kuruldu mu?

Bir sanayi yatırımı sadece binadan ibaret değildir.

Yan sanayi gerekir.

Lojistik avantaj gerekir.

Tedarik zinciri gerekir.

OSB entegrasyonu gerekir.

Sayın Valimizin geçmişte yaptığı bir tespit önemliydi:
“Tekstilkent organize sanayi bölgesinde olmalı.”

Çünkü üretim tek başına bir hangarda olmaz.
Etrafında iplikçisi, nakliyecisi, paketleyicisi, yan sanayisi olur. Ekosistem olmadan fabrika yaşayamaz.

Ağrı’da Tekstilkent ayrı bir alan olarak kuruldu. OSB ile bütünleşmedi. Yan sanayi gelişmedi. Bir dönem doldu, sonra boşalmaya başladı.

Bugün Manzara Ne?

Ticaret Odası Başkanı’nın da ifade ettiği gibi birçok bina boş.
Bazı alanlarda sadece güvenlik görevlileri var.

Öte yandan sanayi sitesinde ek alan aranıyor.
Bir tarafta 150 yeni dükkân talebi konuşuluyor.
Diğer tarafta milyonlarca liralık beton yapılar atıl kalma riski taşıyor.

Bu tablo insanı düşündürüyor.

Teşvik Yetiyor mu?

Ağrı 6. bölge teşviklerinden yararlanıyor.
Vergi indirimi, SGK desteği, maaş desteği…

Buna rağmen 1.417 kişi.

Demek ki sadece teşvik yetmiyor.
Piyasa gerçekleri, lojistik maliyetler, sektör dinamikleri daha belirleyici.

10 Yıl Sonra Ne Olur?

Bugün 1.417.
Yarın 800?
500?
300?

Eğer sektör genel olarak toparlanmaz ve model değişmezse, Tekstilkent’in daha da küçülmesi sürpriz olmaz.

Ve o zaman bu yatırım, Ağrı tarihine “en pahalı umutlardan biri” olarak geçebilir.