Ağrı Valimiz Sayın Önder Bozkurt, bugün Organize Sanayi Bölgesi’ni (OSB) ziyaret etti. Sadece sahayı gezmekle yetinmedi; OSB içerisinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gençlerle bir araya geldi, onların taleplerini ve beklentilerini dinledi.


Ağrı Valimiz Sayın Önder Bozkurt, bugün Organize Sanayi Bölgesi’ni (OSB) ziyaret etti. Sadece sahayı gezmekle yetinmedi; OSB içerisinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gençlerle bir araya geldi, onların taleplerini ve beklentilerini dinledi. İncelemelerini sahada sürdürdü ve bu ziyaretini de sosyal medya hesaplarından kamuoyuyla paylaştı.

Bu ziyaret, uzun süredir gündeme gelmeyen Organize Sanayi Bölgesi’nin yeniden hatırlanması açısından önemliydi. Çünkü Ağrı’da sanayi denildiğinde, hafızalarda hep aynı soru vardır:

Organize Sanayi gerçekten organize mi?

Ağrı’da yıllardır dillendirilen ortak bir talep vardı:
“Bu şehrin gerçek anlamda bir Organize Sanayi Bölgesi olsun.”
Bu talep, sadece bir yatırım beklentisi değil; Ağrı’nın ticaretini, istihdamını ve üretim kültürünü ayağa kaldırma arzusuydu. Mücadele uzun sürdü. Sürecin ilk adımları, dönemin valisi olan ve bugün İçişleri Bakanı olarak görev yapan Ali Yerlikaya dönemine kadar uzanıyor. Ardından Vali Mehmet Tekinarslan döneminde Organize Sanayi Bölgesi (OSB) somutlaştı ve tabelası asıldı.

Ama mesele tam da burada başladı.

Yer Var, Ruh Yok

OSB, Taşlıçay yolu üzerinde, şehir merkezinden yaklaşık 20 kilometre uzakta, tepede bir noktaya kuruldu. Kâğıt üzerinde doğruydu belki; geniş arazi, imar imkânı, büyüme alanı…
Ancak Ağrı gerçeği, bu matematiğe uymadı.

Bu şehirde ticaret, birkaç caddeyle sınırlıdır.
Cumhuriyet Caddesi’nde kiralar milyonlarla ifade edilirken, sadece 30–40 metre altındaki ya da üstündeki sokaklarda rakamlar onda bire düşer.
Kazımca Caddesi ile Eskivan Caddesi arasındaki fark bile Ağrı’da “mesafe” sayılırken, batı şehirlerinde bu mesafeler günlük yürüyüş rotasıdır.

Ağrı insanı, ticarette yakınlık ister.
İşte bu yüzden OSB, zamanla beklentiyi karşılayamadı. Ticaret Odası başta olmak üzere bazı kurum ve kuruluşlar, OSB yönetimindeki huzur hakkı ödemelerinden bile çekilmek zorunda kaldı. Çünkü ortada dönen bir üretim, canlılık ve cazibe yoktu.

Sanayi Ayrı, Organize Sanayi Ayrı

Geçtiğimiz günlerde Ağrı Sanayi Sitesi Başkanı Hayati Bekis, Sayın Valimiz Önder Bozkurt’u ziyaret etti. Asıl dikkat çeken nokta ise bu ziyaretin ardından yaşananlardı.

Vali Bozkurt, sanayinin durumu sorulduğu anda;
Milli Emlak Müdürü’nü, Ticaret İl Müdürü’nü, Çevre ve Şehircilik Müdürü’nü, ilgili Vali Yardımcısı’nı ve diğer kurum amirlerini anında makamına çağırdı.

Bir müdür, “Burada takılıyoruz, bu yüzden olmuyor” dediğinde verilen cevap, aslında bu yazının da özeti gibiydi:

“Siz işinizi yapın. Tıkandığınız yerde bana gelin. Onu çözmek benim işim.”

Bu, tatlı sert ama son derece net bir bürokrasi mesajıdır.
Herkes görevini yapacak, sorunlar halının altına süpürülmeyecek.

Yeni Sanayi Tartışması ve Eski Hata Riski

Bugün sanayi sitesi seçimleriyle birlikte yeni bir sanayi alanı tartışması da alevlenmiş durumda. Burada yapılacak en büyük hata, Organize Sanayi’de yapılan yer seçimi hatasını tekrar etmek olur.

Sanayi sitesi;

Ulaşılabilir olmalı

Şehirle bağı kopuk olmamalı

Esnafın ve ustanın günlük yaşamını zorlaştırmamalı

Aksi hâlde tabelası olur, ruhu olmaz.

Müteşebbis Heyet ve Şaşırtmayan Detaylar

Valiliğin paylaştığı fotoğraflarda dikkat çeken bir başka unsur da OSB’nin müteşebbis heyetiydi.
Heyetin neredeyse yüzde doksanının Ağrı İl Özel İdaresi personelinden oluşması, “Bu yapı üretimi mi temsil ediyor, yoksa bürokrasiyi mi?” sorusunu beraberinde getirdi. Hiç biri huzur hakkı almıyor bu heyetin, bununda bilinmesi lazım.

Fotoğrafta dikkat çeken bir diğer detay ise Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü oldu.
Neden mi dikkat çekti?
Çünkü Sayın Müdür’ün iki yıldır ne yaptığını, ne ettiğini, Ağrı için hangi projeyi ürettiğini bilen yok. Ne sahada gördük, ne kamuoyunda duyduk. Kuruma gidip gelmediğinden bile şüphe duyanlar var.

Bu memleket için, bu şehir için ne yaptığını gerçek anlamda anlamak mümkün değil.
Ne yazık ki bazı müdürler kabuğuna çekilmiş, sadece maaşını alıp yan gelip yatmayı tercih ediyor. Görünen o ki Sayın Müdür de kamuoyunda bu algıyla anılan isimlerden biri hâline gelmiş durumda.

Son Söz

Organize Sanayi, bu şehrin kanayan yarasıdır.
Sorunları vardır ama çözümsüz değildir.
Önemli olan; sanayi ile organize sanayiyi birbirine karıştırmadan, Ağrı’nın sosyolojisini, ticaret alışkanlıklarını ve gerçeklerini dikkate alarak adım atmaktır.

Sayın Valimizin sahaya inmesi umut vericidir.
Ama bu kez dileğimiz nettir:
Yeni bir sanayi planlanırken, eski bir hatanın tekrarına düşmeyelim.

Ağrı bunu kaldırmaz.