Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nihat Aydın, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatların yapay biçimde yükseltildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmayı değerlendirdi. Aydın, üreticinin alın teri ile vatandaşın sofrası arasına haksız kazanç hesabı girmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Üretenin emeğini küçültüp vatandaşın lokmasını büyüyen bir faturaya dönüştüren hiçbir düzen vicdanla izah edilemez.” mesajını verdi.

Türkiye’nin en temel meselelerinden biri olan gıda fiyatları, bu kez İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen kapsamlı bir soruşturmayla yeniden gündemin merkezine oturdu.

Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan bilgilere göre, “tarladan markete fiyat yolculuğu” mercek altına alındı. Ticaret Bakanlığının Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığının Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ile Vergi Denetim Kurulu tarafından hazırlanan raporların incelendiği soruşturmada yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvuruldu.

İncelemelerde bazı büyük tedarikçi firmaların ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri; sahte müstahsil makbuzları yoluyla gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve fiyatları yukarı yönlü etkiledikleri yönünde tespitlere ulaşıldığı açıklandı. Soruşturma kapsamında 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı verilirken 22 ilde 109 adreste arama kararı uygulandı. Soruşturma devam ediyor ve şüpheliler hakkındaki nihai hukuki değerlendirme yargı makamlarınca yapılacak.

AYDIN: “BU SADECE BİR FİYAT MESELESİ DEĞİLDİR”

Gelişmeleri değerlendiren Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nihat Aydın, meselenin yalnızca market rafındaki birkaç liralık artış üzerinden okunamayacağını belirterek, konunun üreticiden tüketiciye uzanan çok daha büyük bir adalet meselesi olduğunu ifade etti.

Aydın’ın değerlendirmesinde şu ifadelere yer verildi:

“Bir tarafta aylarca toprağa emek veren, sıcağın altında ürün yetiştiren, mazotunu, gübresini, suyunu hesap eden çiftçi var. Diğer tarafta evine birkaç kilo sebze ve meyve götürürken bütçesini düşünmek zorunda kalan vatandaş var. Bu iki insanın arasına haksız kazanç hesabı giriyorsa orada yalnızca fiyat değil, vicdan da sorgulanmalıdır.”

Aydın, üreticinin ürününü değerinde satamadığı, vatandaşın ise aynı ürüne yüksek bedeller ödemek zorunda kaldığı bir piyasa düzeninin toplumun hiçbir kesimine fayda sağlamayacağını belirtti.

“TOPRAĞIN EMEĞİ KÂĞIT ÜZERİNDE DEĞERSİZLEŞTİRİLEMEZ”

Anadolu’da üretmenin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, nesilden nesile aktarılan bir hayat biçimi olduğuna dikkat çeken Aydın, üreticinin emeğinin korunmasının milli bir sorumluluk olduğunu söyledi.

“Biz ekmeği yere düştüğünde kaldırıp öpen bir milletiz. Çünkü o lokmanın arkasında emeğin ne olduğunu biliriz. Çiftçi tarlada ter dökerken onun ürününün gerçek değeri başka, vatandaşın önüne gelen fiyat başka bir dünyaya dönüşüyorsa, bunun her aşaması sorgulanmalıdır.”

Aydın, ticaretin doğal olarak kazanç amacı taşıdığını ancak kazanç ile fırsatçılık arasındaki çizginin korunması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

Ağrılı Gazi Son Yolculuğuna Uğurlandı
Ağrılı Gazi Son Yolculuğuna Uğurlandı
İçeriği Görüntüle

“Para kazanmak ticaretin tabiatıdır. Fakat üreticinin çaresizliğini, vatandaşın temel gıda ihtiyacını veya piyasa üzerindeki gücü kazanç aracına çevirmek başka bir meseledir. Ticaretin hesabı olduğu kadar ahlakı da olmalıdır.”

“ÇİFTÇİ UCUZA SATARKEN VATANDAŞ NEDEN PAHALIYA ALIYOR?”

Nihat Aydın, kamuoyunun yıllardır sorduğu temel sorunun artık bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı:

“Çiftçinin elinden düşük bedelle çıkan ürün, vatandaşın sofrasına gelene kadar neden katlanarak pahalanıyor?”

Bu sorunun cevabının yalnızca üreticide, yalnızca esnafta veya yalnızca market rafında aranmasının doğru olmadığını belirten Aydın; tarladan hale, halden dağıtıcıya, lojistikten perakendeye kadar bütün zincirin şeffaf şekilde incelenmesi gerektiğini ifade etti.

“Üreticiyi de esnafı da tüketiciyi de birbirinin karşısına koymadan, ürünün tarladan sofraya kadar geçtiği her kapıya bakmak gerekir. Nerede gerçek bir maliyet varsa görülmeli, nerede haksız bir yük oluşuyorsa orası da ortaya çıkarılmalıdır.”

“ADALET, PAZAR TEZGÂHINA DA VATANDAŞIN MUTFAĞINA DA ULAŞMALIDIR”

Aydın, devlet kurumlarının koordinasyon içinde yürüttüğü incelemenin sonuçlarının toplum açısından önemli olduğunu belirterek, soruşturmanın kişi veya kurum ayrımı yapılmadan hukuk içerisinde sonuna kadar götürülmesi gerektiğini söyledi.

Adalet Bakanlığının açıklamasında da üreticinin emeğinin, vatandaşın bütçesinin ve piyasanın adil işleyişinin korunacağı vurgulandı; soruşturmanın fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütüldüğü bildirildi.

Aydın ise hukukun üstünlüğüne işaret ederek, devam eden bir soruşturmada hiçbir kişi veya şirketin mahkeme kararı olmadan suçlu ilan edilemeyeceğinin altını çizdi.

Ancak ortaya konulan iddiaların da görmezden gelinemeyecek kadar ciddi olduğunu belirtti.

“GAZETECİLİK, MİLLETİN EKSİLEN LOKMASINI DA GÖREBİLMEKTİR”

Basının sorumluluğuna ilişkin de dikkat çeken bir değerlendirmede bulunan Aydın, gazeteciliğin yalnızca açıklamaları aktarmaktan ibaret olmadığını ifade etti:

“Gazeteci bazen bir çiftçinin tarlasındaki sessizliği, bazen pazardan eli boş dönen bir emeklinin yüzünü görmek zorundadır. Milletin derdi nerede büyüyorsa basının gözü de orada olmalıdır.”

Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin üreticinin emeğini, esnafın hakkını ve vatandaşın bütçesini ilgilendiren her meselenin takipçisi olacağını belirten Aydın, sözlerini güçlü bir mesajla tamamladı:

“Üreten kazanmalı, ticaret yapan hakkıyla kazanmalı, vatandaş da sofrasını kurarken çaresiz kalmamalıdır. Kimsenin emeği küçümsenmemeli, kimsenin ihtiyacı fırsata çevrilmemelidir. Çünkü mesele yalnızca sebzenin, meyvenin ya da etiketin fiyatı değildir. Mesele alın teridir, adalettir, vicdandır. Ve her şeyden önce milletin sofrasıdır. Milletin sofrası pazarlık konusu değildir.”

Nihat Aydın
Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı