Mehmet Metiner, “Sürece Dair Yanlış Anlayışlar” başlığıyla kaleme aldığı değerlendirmelerinde PKK’nın Hamas ve Hizbullah’la aynı çerçevede değerlendirilmesine karşı çıktı. Silahsızlanmanın Kürt meselesinin çözümünün önünde değil, demokratik siyasetin güçlenmesinin önünü açan bir süreç olduğunu savunan Metiner, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürecin önündeki engel değil, çözümün öncüsü olduğunu ifade etti.

“PKK ne Hamas’tır ne de Hizbullah”

Mehmet Metiner, sürece ilişkin kamuoyunda ortaya atılan değerlendirmelerin bazılarını “yanlış anlayış” olarak nitelendirerek, özellikle PKK’nın Hamas ve Hizbullah ile aynı kefeye konulmasına tepki gösterdi.

Türkiye ile İsrail’in aynı şartlar üzerinden değerlendirilemeyeceğini savunan Metiner, Türkiye’nin işgalci bir ülke olmadığını ve Kürt meselesi ile Filistin meselesinin aynı çerçevede ele alınamayacağını belirtti.

Metiner, “PKK ne Hamas’tır ne de Hizbullah” değerlendirmesinde bulunarak, bu örgütlerin farklı tarihsel ve siyasi koşullar içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Silahsızlanma Kürt meselesinin çözümünün başlangıcıdır”

Metiner, ikinci değerlendirmesinde ise silahsızlanmanın Kürt meselesini çözmeyeceği yönündeki yaklaşımları eleştirdi.

“Kürt sorunu” olarak ifade edilen meselenin özünde bir “inkar sorunu” olduğunu savunan Metiner, bu sorunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde çözüldüğünü ve bundan sonraki aşamanın silahlı mücadelenin sona ermesi olduğunu ileri sürdü.

Metiner, “İnkardan sonra isyan da bitince daha demokratik ve özgürlükçü bir temelde Türkiye Yüzyılı’nı inşa süreci başlayacak” ifadelerini kullandı.

“Demokratikleşme silahsızlanmanın şartı değil, sonucudur”

Silah bırakmanın herhangi bir koşula bağlanmaması gerektiğini savunan Metiner, demokratikleşmenin silahsızlanmanın ön şartı değil, ortaya çıkaracağı sonuç olduğunu belirtti.

Metiner, güvenlik sorununun aşılmasıyla birlikte siyasi aktörlerin sorunlarını silah yerine meşru siyaset zemininde tartışabileceğini ifade ederek, Kürtlerin taleplerinin de demokratik siyaset aracılığıyla karşılanabileceğini savundu.

“Çözümün öncüsü Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır”

Metiner, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilere de yanıt verdi. Erdoğan’ın çözüm sürecinin önünde bir engel olarak gösterilmesinin yanlış olduğunu savunan Metiner, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meşru siyasete alan açılması konusunda belirleyici bir rol üstlendiğini ileri sürdü.

Metiner, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın amacının siyaseti silahın vesayetinden kurtarmak ve sorunların yalnızca meşru siyaset yoluyla çözülebildiği demokratik bir iklim oluşturmak olduğunu ifade etti.

“Silahların bırakılmasından sonra meşru siyasetin alanı güçlenecek”

Metiner, silahsızlanmanın ardından demokratik siyasetin daha güçlü bir zemine kavuşacağını savunarak, silahların bırakılmasına yönelik eleştirilerin Kürtleri süreçten uzaklaştırma amacı taşıdığını ileri sürdü.

Metiner’e göre süreç başarıya ulaştığında, Kürtlerin talepleri meşru siyaset kanalları üzerinden ele alınacak ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dile getirdiği “Hepimiz eşitiz Türkiye” anlayışı daha somut bir zemine taşınacak.

Ekrem Çelebi: “Büyük Türkiye, Geçmişin Devlet Aklının Geleceğe Taşınmasıdır”
Ekrem Çelebi: “Büyük Türkiye, Geçmişin Devlet Aklının Geleceğe Taşınmasıdır”
İçeriği Görüntüle

Metiner, değerlendirmesinin sonunda, silahsızlanmanın yalnızca örgütsel bir meselenin sona ermesi olarak değil, meşru siyasetin güç kazanacağı yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülmesi gerektiğini savundu.