SÜRECE DAİR NOTLAR VE ÖNERİLER..,
-PKK olgusuna salt “silah sorunu” veya “terör sorunu” üzerinden bakmak yanlıştır. Bu bakış açısıyla kalıcı çözüm üretilemez.
-Silah bırakıldığında veya terör sonlandığında sorunun kökten biteceğini varsaymak, yanlış bir teşhistir. Bu yanlış teşhise dayalı tedavi, daha komplike sorunların doğmasına yol açar.
-Asıl sorun PKK sorunu değildir. PKK’nın elindeki silahları toprağa gömme sorunu değildir. Bu yapılması elzem olan şeydir. PKK elindeki silahlarıyla mutlaka halledilmesi gereken bir sorundur. Lakin sorunu PKK ve silah ile sınırlandırmak, sorunu anlamayanların bakış açısıdır. Bu bakış açısına sahip olanlar PKK ve silah sorununu çözeyim derken çok daha tehlikeli yeni sorunların doğmasına sebebiyet verirler.
-Asıl ve kalıcı çözüm, köklü bir demokratikleşme hamlesiyle gönüllü beraberliği farklılıkların kabulü üzerinden sağlayacak bir yeni sistemin oluşturulmasıyla mümkündür. Başka bir deyişle, devletin kendi vatandaşını tanımlamadığı, vatandaşına tanım dayatmadığı, farklılıkların kendini özgürce geliştirmesine izin verdiği bir demokratik sistemin oluşturulmasıyla…Türkiye Yüzyılı bu demokratik anlayışla inşa edildiğinde kimsenin aklına ne silah gelir ne de ayrılma düşüncesi. Ne dinsel, ne etnik, ne de bölgesel milliyetçilik düşüncesi gelir. Ne de mezhepçilik… Akıllarına bu tür düşünceleri getirenlerin de toplumsal ve siyasal karşılıkları olmaz, güç kazanacakları bir zeminleri olmaz. Dolayısıyla ne devletin beka sorunu olur ne de milletin birlik sorunu…
-Sürecin silah ayağı tamamlandığında asıl olması gerekeni oldurabilirsek işte o zaman kalıcı bir çözümü, sarsılmaz bir beraberliği ve güven eksenli bir toplumsal barışı tesis etmiş oluruz.
-Silahın/terörün tasfiyesi yeni bir dönemin başlangıcı için gerekli.
Silahı bırakmayı demokratikleşmenin şartı olarak dayatmak ne kadar yanlış ise silahın demokratikleşmeyi boğmasına izin vermek de bir o kadar yanlıştır.
Silah-demokrasi denkleminde oluşan güvensizlikler artık aşılmalıdır.
Elinde silahı olanlar silahlarını bıraktığında yasal ve demokratik düzenlemelerin yapılacağına inanmalıdır. Devlet-hükümet bu güveni oluşturacak bir politikayı ete kemiğe büründürmelidir. Çerçeve belli olmalıdır. Bunun için affedici ve kazanımcı anlayış esas alınmalıdır. Silahın oluşturduğu güvensizliğin demokrasimiz, kardeşliğimiz, birliğimiz ve barışımız önünde oluşturduğu bariyer artık kaldırılmalıdır. Güven arttırıcı adımlarla sorunun kökten çözümüne giden yol gayrı ardına kadar açılmalıdır.
-Süreç, unutulmamalıdır ki silah sorununun çözümüyle beraber demokratikleşmeyi her yönüyle inşa etme sürecidir.
-Türkiye Yüzyılı, demokrasiyi hepimize kazandıracak bu anlayış temelinde hep bir birlikte inşa etme sürecinin adıdır.
“Biz farklılıklarımızla birlikte Türkiye’yiz!” diyen anlayışla…
“Hepimiz eşitiz Türkiye!” diyen anlayışla…





