Soruyorum:

Niçin Suriye Cumhuriyeti değil de Suriye Arap Cumhuriyeti?

Niçin Suriye ordusu değil de Suriye Arap ordusu?

İslâmcılık bahsinde bu tanımlar ne yana düşüyor?

Madem “İslami devlet” iddiası var.

Niçin Suriye İslam Cumhuriyeti değil?

Niçin Suriye İslam ordusu değil.

Arap veya Arapçılık vurgusu İslami öğretiye uygun mu?

Peygamberimiz Arap’tı.

Kur’an Arap milletine indi.

Kur’an’ın dili Arapça idi.

Soruyorum:

Niçin Kur’an’ın hiç bir yerinde “Ey Araplar!” diye başlayan bir hitap yoktur? Veya doğrudan Arapların adını anan bir ifade yoktur?

Niçin Peygamberimiz Araplarla konuşurken “Ey necip Arap milleti!” diye bir hitapta bulunmamıştır?

Kur’andaki hitap tarzı bellidir:

-Ey mü’minler!

-Ey insanlar.

Peygamberimizin Veda Hutbesindeki hitap tarzı da…

Kabilelere hitapta da üstünlük veya ayrıcalık ifadeleri yoktur.

Zira Kur’an tüm milletler için inmiştir. Tüm insanlar için inmiştir.

Peygamber de Kur’an’a iman eden her milletten insanların Peygamberidir.

İslam bu anlamda herkesi kuşatan ve herkese hitap eden evrensel bir dindir.

Soruyorum:

Kur’an’ın neresinde iman edenler arasında sayısal azlık-çokluk kriterine göre belirlenmiş bir imtiyaza meşruiyet sağlayan bir ayet vardır?

Mehmet Metiner: “Biz her daim adil bir barıştan yana oluruz”
Mehmet Metiner: “Biz her daim adil bir barıştan yana oluruz”
İçeriği Görüntüle

Kur’an’ın neresinde sayısal olarak çok olan millet, kavim beta kabilenin yönetme imtiyazına meşruiyet atfeden bir ayet vardır?

Yoktur.

Çünkü Kur’an iman edenler arasında takvanın dışında hiç bir imtiyazın veya değer ölçüsünün olmadığını apaçık beyan eder.

Zira İslam “Başınıza kuru üzüm gibi kara, Habeşli bir köle bile atansa ona itaat edin!” diyen bir akidenin/öğretinin adıdır.

Suriye devrimi hiç kuşkusuz tarihi önemdedir.

Baas diktatörlüğünün yıkılması muazzam bir değere sahiptir.

Bu başarı öyküsü emsalsizdir.

Ama Suriye üzerinden yanlış bir İslamcılık tartışmasına girmeye gerek yok.

Suriye’deki yönetim modelinin-ortada henüz bir yönetim modeli yok- örnek alınabilecek İslami bir yönetim modeli olduğunu söylemek son derece yanlıştır ve hilaf-ı hakikattır.

Şu an yönetimde olan Ahmed el-Şara ve ekibinin Suriye’de “İslami devlet” inşa etmek gibi bir amacı da çabası da yoktur.

Suriye’de Arapçılık üzerinden bir ulus-devlet inşa edilmek istenmektedir.

Tek farkı, inşa edilmek istenen ulus-devletin referansının İslamilik iddiası taşımasıdır.

Ki bu iddianın bizatihi kendisi, kaynağını Kur’an’dan ve Peygamber sözlerinden ve pratiğinden alan saf İslami öğreti açısından ziyadesiyle sorunludur.

O yüzden Suriye merkezli islamcılık tartışması yapmaktan kaçınmak gerek.

Gün ne Suriye İslamcılığını içimize taşıma günüdür ne de Suriye üzerinden İslamcılık ile PKK/SDG ideolojisini tartışma günüdür.

Suriye’deki çatışma. İdeolojiden azade bir iktidar çatışmasıdır. Başka bir deyişle, yönetim tarzları üzerinden bir hegemonya mücadelesidir.

PKK/SDG’nin yerinde İslamcı ideolojiye sahip bir başka örgüt olmuş olsaydı emin olunuz ki Şam yönetimi ile o örgüt arasında da aynı çatışma olurdu.

O İslamcı örgüt Arap orjinli olmuş olsaydı da sonuç aynı olurdu.

O nedenle diyorum ki çatışmanın sebebini PKK/SDG’nin ideolojisine bağlamak veya Kürtlük ve Araplık eksenine oturtmak son derece yanlıştır.

PKK/SDG çevrelerinin HTŞ’nin İslamcılığıyla savaştığını söylemesi ne kadar yanlış ise kimi İslamcı çevrelerin Şara’nın PKK/SDG’nin “seküler-kafir ideolojisi”ni söküp atmak için savaştığını söyleyip durması da bir o kadar yanlıştır.

İdeolojiler veya din ve mezhep iddiaları inanınız ki iktidar kavgalarına veya güç mücadelelerine giydirilmiş kılıflardan ibarettir.

Arap Arabı, Kürt Kürdü, Türk Türkü, Müslüman Müslümanı ilahir, iktidarı paylaşmamak veya iktidarın yegane sahibi olmak için doğrar biçer.

Bu iktidar ve güç anlayışı değişmediği sürece, başka deyişle, iktidar paylaşımı ve ortaklığı yönünde bir irade belirmediği sürece iktidar kavgaları devam eder gider.

İçimizden birileri de bu iktidar ve hegemonya kavgasına ideoloji, din, ırk ve mezhep elbisesi giydirir.

Türkiye’deki tartışmaların bu mecraya oturtulması sahiden ibretliktir.