Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vuran 3 Kasım 2002 seçimlerinin üzerinden 24 yıl geçti. Türk siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayan bu tarih, yalnızca bir seçim sonucu değil, aynı zamanda Türkiye'nin yönetim anlayışında, siyasi gündeminde ve gelecek hedeflerinde yaşanan önemli bir değişimin başlangıcı olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şekillenen siyasi hareketin iktidara gelişiyle başlayan bu süreç, Türkiye'nin son 24 yılına damgasını vuran gelişmelerin de temelini oluşturdu. Aradan geçen yıllarda Türkiye, farklı siyasi, ekonomik ve toplumsal sınavlardan geçerken Erdoğan'ın liderliğindeki yönetim anlayışı ülkenin gündeminde belirleyici bir konumda yer aldı.

ERSİN ERİNCİK’İN BEYAZ LİSTESİ HER İKİ SANDIKTA DA KAZANDI!
ERSİN ERİNCİK’İN BEYAZ LİSTESİ HER İKİ SANDIKTA DA KAZANDI!
İçeriği Görüntüle


3 KASIM 2002: TÜRK SİYASETİNDE YENİ BİR SAYFA

3 Kasım 2002 genel seçimleri, Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli bir kırılma noktası oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi, seçimde yüzde 34,28 oy alarak 363 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çoğunluğu elde etti. Uzun yıllar koalisyon hükümetleriyle yönetilen Türkiye'de tek parti iktidarı dönemi başladı.

O dönem siyasi yasak nedeniyle seçimlere milletvekili adayı olarak katılamayan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin lideri olarak siyasi sürecin merkezindeydi. Siirt'te 9 Mart 2003'te yenilenen seçim sonucunda milletvekili seçilen Erdoğan, 14 Mart 2003'te başbakanlık görevini üstlendi.

Böylece Türkiye siyasetinde Erdoğan dönemi resmen başladı.

Nihat Aydın olarak bu tarihsel süreci değerlendirirken, 3 Kasım 2002'nin yalnızca geçmişte kalmış bir seçim tarihi olmadığını, Türkiye'nin son çeyrek asra yaklaşan siyasi serüvenini anlamak bakımından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtmek gerekir.


24 YILDA DEĞİŞEN TÜRKİYE VE YERLİ MİLLÎ ATILIMLAR

Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı ve ardından cumhurbaşkanlığı dönemlerinde Türkiye'nin gündeminde ulaşım, sağlık, enerji, savunma sanayii, teknoloji ve altyapı yatırımları önemli yer tuttu.

Yol, köprü, tünel, havalimanı ve demir yolu projeleriyle ulaşım altyapısının geliştirilmesi hedeflendi. Sağlık alanında şehir hastaneleri ve sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yürütüldü. Enerji alanında yerli kaynakların değerlendirilmesi, yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji arz güvenliği başlıkları öne çıktı.

Özellikle savunma sanayiinde yerli ve millî üretim hedefi, son yılların en çok konuşulan stratejik başlıklarından biri hâline geldi. İnsansız hava araçları, savunma sistemleri, deniz platformları ve çeşitli teknolojik projeler, Türkiye'nin savunma sanayii gündeminde önemli bir yer edindi.

Bu gelişmelerin arkasındaki temel politika hedeflerinden biri, Türkiye'nin kritik alanlarda dışa bağımlılığını azaltmak ve kendi teknolojisini geliştirme kapasitesini artırmak oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık sık dile getirdiği yerli ve millî üretim anlayışı, bu politikaların siyasi çerçevesini oluşturdu. Destekçileri açısından bu yaklaşım, Türkiye'nin kendi imkânlarıyla üretme ve uluslararası alanda daha etkin rol üstlenme hedefinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.


ERDOĞAN'IN SİYASİ YOLCULUĞU VE CUMHURBAŞKANLIĞI DÖNEMİ

Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yolculuğu, 2002 seçimlerinin ardından farklı aşamalardan geçti. 2007 ve 2011 genel seçimleri, 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi, 2018'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş ve 2023 seçimleri bu sürecin önemli kilometre taşları arasında yer aldı.

10 Ağustos 2014'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan, halk tarafından doğrudan seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu. 2018'de yeni yönetim sisteminin uygulanmaya başlamasıyla cumhurbaşkanlığı makamının yürütme içindeki konumu yeniden şekillendi.

2023 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda yeniden seçilen Erdoğan, görevini sürdürdü.

Bu siyasi yolculuk, Türkiye'nin çok partili siyasi hayatında uzun süreli bir liderlik döneminin oluşmasına neden oldu. Elbette 24 yıllık süreç, yalnızca seçim başarılarıyla değil; ekonomik gelişmeler, toplumsal beklentiler, siyasi tartışmalar ve ülkenin karşı karşıya kaldığı zorluklarla birlikte değerlendirilmelidir.


TÜRKİYE YÜZYILI: GELECEĞE YÖNELİK BÜYÜK HEDEF

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonu, Türkiye'nin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerinin ana başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Bu vizyonun başarıya ulaşması; güçlü bir ekonomi, nitelikli eğitim, bilim ve teknoloji yatırımları, üretim kapasitesinin artırılması, adaletin güçlendirilmesi ve toplumsal refahın yükseltilmesi gibi birçok alanda atılacak adımlara bağlı.

Türkiye'nin genç nüfusu, coğrafi konumu, üretim potansiyeli ve bölgesel ilişkileri, ülkenin geleceğe yönelik hedefleri açısından önemli imkânlar sunuyor. Bu imkânların kalıcı kazanımlara dönüşmesi ise sürdürülebilir politikalar ve geniş toplumsal katılımla mümkün olacak.

Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı hedefi de bu açıdan önümüzdeki dönemin önemli siyasi ve ekonomik tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecek.


24 YILLIK SÜREÇTE MİLLETİN İRADESİ VE SİYASETİN SORUMLULUĞU

Bir ülkenin siyasi tarihi değerlendirilirken yalnızca iktidarların attığı adımlara değil, milletin beklentilerine ve sandıkta ortaya koyduğu iradeye de bakmak gerekir.

24 yıllık süreçte Türkiye birçok önemli gelişmeye, siyasi tartışmaya, ekonomik dalgalanmaya ve toplumsal değişime tanıklık etti. Bu dönemin değerlendirilmesinde elde edilen kazanımlar kadar çözüm bekleyen meselelerin de dikkate alınması, sağlıklı bir tarihsel muhasebe açısından önem taşıyor.

Ekonomik refahın artırılması, hayat pahalılığıyla mücadele, gençlerin istihdamı, eğitim kalitesi, adalet, sosyal güvenlik ve toplumsal dayanışma gibi konular, Türkiye'nin geleceğine ilişkin beklentilerin merkezinde bulunuyor.

Siyasi liderliğin en önemli sorumluluklarından biri de milletin değişen ihtiyaçlarına cevap verebilecek politikalar geliştirmek ve ülkenin geleceğine ilişkin hedefleri somut sonuçlara dönüştürmektir.


3 KASIM'DAN BUGÜNE: TÜRKİYE YÜZYILI YOLUNDA

Bugün 3 Kasım 2002'nin yıl dönümünde, Türkiye'nin son 24 yıllık siyasi yolculuğunu yeniden değerlendirmek ve geleceğe yönelik hedefleri konuşmak gerekiyor.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; hayalleri gerçeğe dönüştüren, yerli ve millî atılımlarla Türkiye'yi geleceğe taşıyan 24 yıl!

Dün olduğu gibi bugün de milletimizle, Türkiye Yüzyılı yolunda kararlılıkla!

3 Kasım 2002'den bugüne nice büyük başarılara!

Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nihat Aydın olarak, bu yıl dönümünün Türkiye'nin geçmişine, bugününe ve geleceğine dair önemli bir değerlendirme vesilesi olmasını temenni ediyorum.

Türkiye'nin önünde aşılması gereken pek çok hedef, değerlendirilmesi gereken pek çok fırsat bulunuyor. Önemli olan, milletin refahını, ülkenin kalkınmasını, toplumsal huzuru ve geleceğin güçlü Türkiye'sini merkeze alan bir anlayışla yol almaktır.

3 Kasım 2002'de başlayan siyasi yolculuğun 24. yılında, Türkiye'nin geleceğine ilişkin en önemli gündem yine üretim, kalkınma, birlik, beraberlik ve Türkiye Yüzyılı hedefidir.

NİHAT AYDIN
ORTADOĞU GAZETECİLER CEMİYETİ GENEL BAŞKANI