Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti (OGC) Genel Başkanı Nihat Aydın, Ağrı’da yerel basının içinde bulunduğu koşullara dikkat çekerek, meselenin yalnızca gazetecilerin çalışma şartları üzerinden değil; kentin haber alma hakkı, gençlerin meslek edinmesi, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve Ağrı’nın geleceği açısından ele alınması gerektiğini söyledi. Aydın, “Yerel basını güçlendirmek gazeteciye ayrıcalık sağlamak değildir. Yerel basına yapılan yatırım, doğrudan şehrin insanına, gençliğine ve geleceğine yapılan yatırımdır.” dedi.
Ağrı’da gazetecilik yapan birçok insanın son derece sınırlı imkânlarla sahada haber peşinde koştuğunu, araştırdığını ve kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması için emek verdiğini belirten Aydın, yerel basının ekonomik ve teknik kapasitesinin artık ciddi biçimde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Aydın, Ağrı Valiliği öncülüğünde Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, ilgili kalkınma kuruluşları, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve iş dünyasının katılımıyla kapsamlı bir Ağrı Basın, Medya ve İletişim Merkezi modelinin değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Merkezin yalnızca mevcut gazetecilere çalışma alanı sağlayan bir yapı değil; gençlerin muhabirlikten kameramanlığa, fotoğrafçılıktan dijital yayıncılığa, haber yazımından kurgu ve montaja kadar iletişimin farklı alanlarında yetiştirileceği bir eğitim ve üretim merkezi olması gerektiğini ifade etti.
Aydın, projenin hayata geçirilmesi için kamuya ait uygun bir taşınmazın mevzuat çerçevesinde bedelsiz tahsis imkânının değerlendirilmesini; merkezde en az 20 bağımsız çalışma alanı, ortak haber merkezi, eğitim ve toplantı salonları, güçlü internet altyapısı ve gazetecilerin ihtiyaç duyduğu temel teknik imkânların oluşturulmasını önerdi.
“Burada mesele bir bina değildir. Mesele o imkânın içerisinde ne üreteceğimizdir. Devletimizin veya kamu kurumlarımızın uygun bir alanı bu amaçla değerlendirmesi, belki fiziki olarak küçük bir adım gibi görülebilir. Fakat o kapıdan girip meslek öğrenen bir gencin hayatını değiştirdiğinizde, yaptığınız yatırımın karşılığını metrekareyle ölçemezsiniz.”
Aydın, özellikle gençlerin projeye dâhil edilmesinin üzerinde durarak, “Gençlerimizin kötü alışkanlıklardan, uyuşturucudan ve suç ortamlarından uzak durmasını istiyoruz. Bunun için yalnızca ‘uzak durun’ demek yetmez. Önlerine bir alternatif koymak zorundayız. Gencin gidebileceği bir yer, öğreneceği bir meslek, kendisini geliştireceği bir ortam ve geleceğe dair bir hedefi olmalı.
Kapımızı gençlere açalım. Başvurularını alalım. Muhabir yetiştirelim, kameraman yetiştirelim, fotoğrafçı yetiştirelim, iletişimci yetiştirelim. Haber yazmayı, araştırmayı, doğru bilgiye ulaşmayı ve teknolojiyi üretim amacıyla kullanmayı öğretelim. Bir gencin eline boş zaman değil, meslek verirsek topluma kazandırırız.” dedi.
Merkezin üniversite öğrencileri açısından da önemli bir uygulama alanına dönüşebileceğini belirten Aydın, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve ilgili eğitim kurumlarıyla oluşturulabilecek iş birlikleri sayesinde öğrencilere staj ve uygulamalı eğitim olanakları sağlanabileceğini ifade etti.
Aydın, maddi imkânları sınırlı ancak başarılı gençler için Ağrılı iş insanlarının katkısıyla şeffaf kriterlere dayalı bir burs mekanizması oluşturulabileceğini de belirtti.
“Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarında başarılı Ağrılı iş insanlarımız bulunuyor. Bir iş insanımız bir öğrencimizin bursuna katkıda bulunabilir, bir başkası bilgisayar veya kamera sağlayabilir, diğeri bir eğitim programını destekleyebilir. Böylece iş dünyamızın memleketine yapacağı katkıyı doğrudan insanımıza ve geleceğimize yönlendirebiliriz.”
“GAZETECİDEN ÜRETİM BEKLİYORSAK ÜRETEBİLECEĞİ ŞARTLARI OLUŞTURMALIYIZ”
Aydın, yerel basının ekonomik gerçekliğinin de görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.
“Yerel gazeteci haber için kilometrelerce yol gidiyor, telefonunu ve internetini kullanıyor, görüntü çekiyor, araştırıyor, saatlerini veriyor. Çoğu zaman bütün bunları son derece sınırlı imkânlarla yapıyor.
Bir taraftan gazeteciden profesyonel yayıncılık bekleyip diğer taraftan onun çalışabileceği temel altyapıyı dahi oluşturmazsak burada bir çelişki vardır.
Üretim imkânının olmadığı yerde güçlü basından söz edemezsiniz.”
“KAMU MALI KAMUDA KALSIN, AMA KAMU YARARI ÜRETSİN”
Aydın, önerilen merkezin herhangi bir kişiye, cemiyete veya medya kuruluşuna mülk olarak verilmesinin söz konusu olmadığını özellikle vurguladı.
“Biz tapu istemiyoruz, kişilere özel mülk istemiyoruz. Kamuya ait uygun bir yer varsa kamuya ait olmaya devam etsin. Ancak gazetecilerin ve gençlerin kullanımına sunularak kamu yararı üretsin.
Mümkün olan hukuki ve idari model içerisinde bedelsiz kullanım veya tahsis seçenekleri değerlendirilsin. Çünkü zaten ekonomik imkânsızlıklarla mücadele eden yerel basının önüne yüksek kira ve işletme maliyetleri koyarsanız projenin sosyal amacını daha başlangıçta ortadan kaldırırsınız.”
Aydın, merkezden yararlanma konusunda da eşitlik ilkesinin esas alınması gerektiğini belirterek herhangi bir cemiyete, gazeteye veya kişiye ayrıcalık tanınmaması gerektiğini söyledi.
“Kapısı mesleğini gerçekten yapan herkese açık olsun. Kim hangi cemiyete üye, hangi gazetede çalışıyor, kiminle yakın diye bakılmasın. Objektif kriterler belirlensin ve Ağrı basınının tamamı kendisini bu yapının bir parçası olarak görebilsin.”
“YATIRIMI İNSANA YAPMADAN KALKINMAYI KONUŞAMAYIZ”
Nihat Aydın, açıklamasında Ağrı açısından temel meselenin insan kaynağı olduğunu vurguladı:
“Yol yapacağız, bina yapacağız, tesisler kuracağız. Bunların tamamı gereklidir. Fakat bütün bunları kullanacak, geliştirecek ve geleceğe taşıyacak nitelikli insan yetiştiremezsek kalkınmanın bir tarafı sürekli eksik kalır.
Sonra gençlerimiz neden gidiyor, insanlar neden okumuyor, neden araştırmıyor, neden nitelikli insan yetişmiyor diye soruyoruz.
Önce kendimize şu soruyu sormalıyız:
Biz insana ne kadar yatırım yaptık?
Bir gence araştırmayı öğretmek yatırımdır. Bir öğrenciye staj imkânı vermek yatırımdır. Bir muhabir yetiştirmek yatırımdır. İmkânı olmayan başarılı bir gence burs sağlamak yatırımdır. Bir gazetecinin haberini hazırlayabileceği çalışma ortamını oluşturmak da yatırımdır.
Çünkü bilinçli toplum kendiliğinden oluşmaz. Okuyan, araştıran, soru soran, üreten ve doğru bilgiye ulaşabilen insan yetiştirerek oluşur.”
Aydın, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Başta Ağrı Valiliğimiz olmak üzere üniversitemizin, ilgili kalkınma kuruluşlarının, yerel yönetimlerimizin, meslek kuruluşlarımızın ve iş dünyamızın bu meseleyi birlikte değerlendirebileceğine inanıyorum.
Bir kurum yer konusunda imkân sağlayabilir, bir başkası internet ve teknik altyapıya katkı sunabilir, üniversitemiz eğitim desteği verebilir, iş insanlarımız gençlerimize burs ve ekipman sağlayabilir, biz gazeteciler de yılların saha tecrübesini gençlerimize aktarabiliriz.
Bunu başarabilirsek yalnızca bugünün gazetecilerine çalışma alanı kazandırmış olmayız.
Ağrı’nın yarının muhabirlerini, iletişimcilerini, kameramanlarını, fotoğrafçılarını ve medya profesyonellerini yetiştiririz.
Ağrı’nın sesinin Türkiye’de daha güçlü duyulmasını istiyorsak önce o sesi taşıyacak insanları yetiştirmek ve o insanların üretim yapabileceği şartları oluşturmak zorundayız.
Basına yapılan yatırım gazeteciye yapılan bir iyilik değildir. İnsana yapılan yatırımdır. İnsana yapılan yatırım ise bir şehrin ve devletin geleceğine yapılan yatırımdır.”
Nihat Aydın
Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı




