CHP’nin süreçle irtibatlandırılması son derece yanlış.

Av. Yusuf Can Arslan’dan İsrail’in İdam Yasasına Tepki
Av. Yusuf Can Arslan’dan İsrail’in İdam Yasasına Tepki
İçeriği Görüntüle

CHP’nin sürece katkısı elbette önemli.

Sürece katkı sağlayacak CHP her türlü takdiri ve teşekkürü ziyadesiyle hak eder.

DEM’in bunu sağlamak için CHP ile geliştireceği ilişki anlaşılabilir bir ilişkidir. Anlamlı ve değerlidir de.

Ancak CHP’nin sürecin başarısı için mihvere oturtulması, CHP şartının sürecin şartı olarak konulması ne süreçle alakalı bir husustur ne de doğru bir yaklaşımdır.

CHP’den dolayı DEM’in iktidardan veya cumhur ittifakından rahatsızlık duyduğunu açıklaması, süreç bahsinde bir amaç ve odak kaymasından ibarettir.

Silah henüz bırakılmamış iken bir de sürece CHP şartının eklemlendiği algısının oluşması, siyaseten çözümsüzlüğe kapı aralamaktan öte bir anlam taşımaz.

Sürecin asıl odağı ve amacı gözden kaçırılmamalıdır.

Birden bire depreşen bu yeni eğilim süreci sabote etmek isteyenlerin değirmenine su taşımaktan farksız.

Demokratikleşme ve hukuk devleti talebi, CHP üzerinden yanlış okumalara ve çıkarımlara kurban edilmemelidir.

“Silah henüz bırakılmadı” doğru bir tespit. “Silahı bırakma iradesi gösterildi” de doğru bir tespit. Bu söylemler süreci sabote etmez, tersine ilerletir. Devletin de yasa yaparak silah bıraktırıp devlet ve toplumla bütünleşmeyi gerçekleştirmek için güçlü be kararlı bir iradesi ve isteği var. Meclis komisyonu bu irade ve isteği somutlaştırdı. Süreçteki eşik, silahların bırakıldığının teyid ve tespitidir.

PKK elindeki silahları bırakmaya niyetli, devlet de yasal altlığını oluşturma konusunda istekli. Kritik eşik, teyid ve tespit eşiğidir. Bu eşiğin aşılması için karşılıklı güven temin edici adımlara ihtiyaç vardır. AK Parti sözcümüz Ömer Çelik’in de bizim de söylediğimiz şey bu. Bu söylemlerin hiç biri süreci bozucu nitelikte değildir. Tersi söylemler, sureten çözümden yana görünenlerin süreci bozucu söylemlerinden ibarettir.