Milli Eğitim Bakanlığının son kararnamesiyle Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğünde önemli bir görev değişimi yaşandı. Yaklaşık beş yıldır bu görevi yürüten Hasan Kökrek’in Şanlıurfa’ya atanmasının ardından, Ağrı’nın yeni il milli eğitim müdürü olarak Bingöl İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Abdulhaluk Çakan görevlendirildi. Ancak kararnameyle birlikte kentte yalnızca isim değişikliği değil, uzun süredir dile getirilen başka bir tartışma da yeniden gündeme geldi.
Son yıllarda yapılan atamalara bakıldığında, birçok ilin başına il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri getirilirken, Ağrı da bu uygulamadan payını aldı. Kentte görev yapan deneyimli bürokratlar ve eğitim yöneticileri bulunmasına rağmen, il müdürlüğü makamının yeniden başka bir ilden gelen bir yöneticiye emanet edilmesi çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Ağrılıların en çok dile getirdiği konu ise liyakat zincirinin kent içinde neden işletilmediği. İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde uzun yıllardır görev yapan müdür yardımcıları, şube müdürleri ve ilçe milli eğitim müdürleri bulunurken, bu isimlerin neden değerlendirilmediği kamuoyunda merak ediliyor. Benzer şekilde, Ağrı’da görev yapan başarılı yöneticilerin başka illerde üst düzey görevlere neden atanamadığı da cevabı beklenen sorular arasında yer alıyor.
Özellikle son atama kararnamesinin ardından eğitim camiasında şu sorular daha yüksek sesle sorulmaya başlandı: Ağrı’da yetişen yöneticiler yeterli tecrübeye sahip değil mi? Eğer yeterliyse neden başka illerde değerlendirilmiyorlar? Yeterli görülmüyorlarsa, yıllardır aynı sistem içerisinde görev yapan bu kadroların gelişimi için hangi adımlar atılıyor?
Türkiye’nin farklı illerinde benzer görev değişiklikleri yaşanırken, Ağrı’daki tartışmanın merkezinde yalnızca yeni atanan isim değil, kurumsal kariyer planlaması ve yönetici yetiştirme politikaları bulunuyor. Eğitim yöneticiliğinde sürekliliğin sağlanması, yerel dinamikleri bilen kadroların desteklenmesi ve başarılı bürokratların önünün açılması, kentteki eğitim çevrelerinin ortak beklentileri arasında yer alıyor.
Kamuoyunun beklentisi, bundan sonraki süreçte yalnızca dışarıdan yapılan atamaların değil, Ağrı’da görev yapan eğitim yöneticilerinin kariyer basamaklarında yükselmesine imkân tanıyacak daha dengeli bir sistemin oluşturulması yönünde şekilleniyor. Çünkü tartışma, tek bir atamadan çok daha fazlasını; taşrada yönetici yetiştirme anlayışını ve fırsat eşitliğini ilgilendiriyor.





