AK Parti Eski Milletvekili ve Gazeteci-Yazar Mehmet Metiner, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı paylaşımlarla Abdullah Öcalan’ın 18 Şubat 2026 tarihli bildirgesine ve TBMM Süreç Komisyonu’nun taslak raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Metiner, bildirgeyi “27 Şubat bildirgesinin tamamlayıcı parçası” olarak nitelendirirken, sürecin yalnızca “terörün tasfiyesi” çerçevesine sıkıştırılmaması gerektiğini savundu.


“Silah ve Şiddet Sonlanmıştır” Vurgusu

Metiner, bildirgede yer alan “Silah ve şiddet terk edilmiştir. Demokratik bir siyaset yürüteceğiz” ifadelerini olumlu bulduğunu belirtti. Ayrışma yerine demokratik bütünleşmenin esas alınması gerektiğini ifade eden Metiner, sürecin iki ayağı olduğunu söyledi. Bunlardan ilki silahların koşulsuz biçimde bırakılması, ikincisi ise demokratikleşme adımlarının cesaretle atılması.

Metiner, terörün sonlandırılmasının demokratikleşmenin önündeki en büyük engel olduğunu ifade ederken, demokratikleşme boyutunun ihmal edilmesi halinde yeni sorunların doğabileceğini dile getirdi.


“Cumhuriyetle Bütünleşeceğiz” Değerlendirmesi

Öcalan’ın bildirgesinde yer alan “Cumhuriyetle bütünleşeceğiz” ifadesini önemli bir dönüşüm işareti olarak değerlendiren Metiner, geçmişte uygulanan inkâr ve asimilasyon politikalarının AK Parti iktidarı döneminde sona erdirildiğini savundu. Metiner, sürecin “inkârı değil isyanı sonlandırma ve silahı ebediyen gömme süreci” olduğunu belirterek, Türk-Kürt ittifakı temelinde daha güçlü bir demokrasinin inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.

Metiner’den Sosyal Medya Eleştirisi: “Boş Konuşarak Gündeme Gelmeye Çalışıyorlar”
Metiner’den Sosyal Medya Eleştirisi: “Boş Konuşarak Gündeme Gelmeye Çalışıyorlar”
İçeriği Görüntüle


Vatandaşlık Tanımı Tartışması

Bildirgedeki “Türk vatandaşlığı” ve “özgür yurttaş” kavramlarına da değinen Metiner, Öcalan’ın tabire karşı olmadığını ancak içeriğinin netleştirilmesini istediğini savundu. Tartışmanın “zarfta değil mazrufta” olduğunu belirten Metiner, vatandaşlık tanımının kapsayıcı ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde doldurulması gerektiğini ifade etti.


“Yerel Demokrasi” Vurgusu

Öcalan’ın Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ve yerel demokrasinin güçlendirilmesine ilişkin vurgularına da değinen Metiner, bu konuların demokratik devlet anlayışı çerçevesinde tartışılması gerektiğini söyledi. Ancak silah bırakma süreci tamamlanmadan bu tür başlıkların tartışılmasının toplumdaki korku ve kuşkuları artırabileceğini belirten Metiner, süreç bozguncularının bu ifadeleri kullanabileceği uyarısında bulundu.


“Silah Toprağa, Fikir Meydana”

Metiner, silahların tamamen bırakılmasının ardından demokratikleşme sürecinin hızlanması gerektiğini savunarak, “Silah toprağa, fikir meydana” anlayışının esas alınması gerektiğini ifade etti. Demokratik siyasetin amacının toplumu ikna etmek olduğunu vurgulayan Metiner, taleplerin demokratik yöntemlerle hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Devletin değil, siyasi partilerin toplumdan aldığı destekle değişim gerçekleştirmesi gerektiğini kaydetti.


Süreç Komisyonu Raporuna Destek

Metiner, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı taslak raporu da değerlendirdi. Raporun sürecin ruhuna uygun ve kapsayıcı bir perspektif sunduğunu belirten Metiner, demokratikleşme yönünde cesur adımlar atılması çağrısında bulundu. Taslak rapora karşı çıkmanın Türkiye’nin demokratikleşme sürecine zarar vereceğini savunan Metiner, Meclis’in bu perspektifi yasalarla güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.