ÖNEMLİYDİ… HÂLÂ ÖNEMLİ…

Süreç başladıktan sonra AK Part Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız yaptığı bir konuşmada sürecin yürütücüsü üç partiden (AK Parti-MHP-DEM) bahsetmişti. Her üç partinin de isimlerini zikrederek anlamlı bir ittifak mesajı vermişti.

Kuşkusuz bu süreç bahsinde verilen bir ittifak mesajıydı.

Münhasıran süreçle alakalıydı.

Ama Cumhurbaşkanımızın DEM’in adını hiç çekinmeden ittifak partisi olarak anması tarihi önemdeydi.

DEM ne yazık ki bu mesajın anlamını ve derinliğini kavrayamadı.

DEM’in yöneticileri anında kendilerini geri çeken, hatta zımnen karşıtlık içeren beyanlarla sürecin ruhuna uygun düşmeyen bir duruş sergilediler.

Oysa o tarihte o sözlerini kıymetini ve anlamını siyaseten kavramış olsalardı, başka bir deyişle, kendilerine uzatılan bu eli tutmuş olsalardı bugün süreç çok daha başka bir evreye evrilmiş olurdu.

Hem süreç daha erken selametle bitmiş olurdu hem de süreçle eş zamanlı ve akabinde atılacak demokratikleşme adımlarında her üç parti anlamlı bir öncülük etmiş olurlardı.

DEM Öcalan’a rağmen o soğuk savaş ideolojisini terketmedi ve en kötüsü o soğuk savaş döneminde şekillenen Erdoğanfobik siyasetini sekter bir biçimde sürdürme yoluna gitti.

Öcalan’ın anlam yoksunluğuna düştüğünü söylediği ideoloji ve o ideolojinin şekillendiği siyaset henüz bütünüyle aşılmış değil DEM’de.

O yüzden Öcalan’ın 27 Şubat’ta açıkladığı yeni paradigmanın siyasetini yapabilecek yeni bir partiyle beraber yeni siyasi aktörlere ihtiyaç var.

Bunu en başından itibaren söyleyenlerden biriyim.

Cumhurbaşkanımızın o sözlerinin anlamına uygun yeni bir hizalanma ortaya çıkarsa yeni dönem siyaseten farklı şekillenecektir.

Sekter ideolojik muhalefet anlayışıyla değil daha demokratik temelde yeni bir Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nın inşa edilmesinde müttefik güç anlayışıyla hareket edilmesi halinde kazanan herkes olacaktır. Kazanan Türkiye olacaktır.

Demokrasiyi derinleştirmek için gerekli olan ittifak sistemini “payanda” veya “arka bahçe” gibi yanlış tanımlamalarla iptale yönelen bir anlayış DEM’e kazandırmadı, kaybettirdi.

Sürecin ruhuna uygun bir siyasi hizalanma ve ittifak düzeneği için vakit geçmiş değil.

Çünkü sürecin gayrı son düzlüğündeyiz.

Süreci başarıyla taçlandırmak için atılacak adımların doğru tespit edilip hayata geçirilmesi gerekiyor.

Türkiye Yüzyılı’nın daha demokratik, çoğulcu ve adaletli bir temelde inşası için yeni bir anayasaya ihtiyaç var.

Mehmet Metiner: “Söyleyecek sözümüz var bizim”
Mehmet Metiner: “Söyleyecek sözümüz var bizim”
İçeriği Görüntüle

Bu gerçekten süreçten ve daha demokratik bir Türkiye’den yana olanların siyasi ittifakını zorunlu kılan tarihi bir dönem.

Başka partilerin de katılımıyla bu çerçevede yeni bir ittifak sistemi gerçekleşebilirse kazanan herkes olacaktır.

Kazanan Türkiye olacaktır.

Ama bu kritik süreçte pozisyonumu belirleyecek partilerin başında DEM’in geldiğini söylemeye bile gerek yok.