Artık terör denklemi üzerinde konuşmaya gerek yok.

Silahlar sembolik olarak yakıldı.

Bir yıldan fazladır tek bir mermi atılmadı.

Suriye’de entegrasyon süreci adım adım kökleşiyor.

Şimdi vakit geciktirilmeden Türkiye’de atılması gereken adımlar atılmalıdır.

“Eve dönüş” ve “devlet ve toplumla bütünleşme” yasaları katıksız bir demokratikleşme anlayışı çerçevesinde hiç bir ama’nın ve korkunun arkasına sığınmadan cesaretle atılmalı.

Dünün paranoyaları önümüzü kesmemeli.

Eski Türkiye’nin korkularına zinhar yenik düşmemeliyiz.

Şartlar çözüm için olgunlaşmıştır.

Gayrı söze gerek yoktur.

Zaman bu zamandır.

Güçlü ve umut verici ilk adım çok önemlidir.

Süreç toptancı bir anlayışla değil kademeli bir anlayışla taçlandırılmalıdır.

O yüzden ilk adım hayati öneme sahiptir.

Başlangıçta atılacak somut adımlar güven ve umudu pekiştirirse tedricî olarak atılacak öteki adımlar sürecin başarıyla hitamını beraberinde getirecektir.

O yüzden başlangıç çok önemli diyorum.

Etrafımız ateş çemberi.

ABD-İsrail barbarlığının ne tür hilelere başvuracağını kestirmek güç.

Suriye bu savaşın bir diğer cephesine dönüşürse nasıl bir tabloyla karşı karşıya kalacağımızı öngörmek de ziyadesiyle zor.

O yüzden iç cepheyi her anlamda tahkim etmek, ‘olmazsa olmaz’ öneme sahip.

Her şeyi artık terör üzerinden okumaktan veya terör denklemi içinde çözüm aramaktan vazgeçmeliyiz. Artık önümüze Yüzyılı’nı inşa edecek güçlü bir demokratikleşme perspektifini koyarak yol yürümeliyiz.

Bu süreçte artık terör kelimesini ağzımıza dahi almamalıyız.

“Terörsüz Türkiye”, Türkiye Yüzyılı için aşılması gereken bir eşikti.

Yeni inşa için sürecin ruhuna uygun yeni bir tanıma ve sürecin başarıyla hitamını sağlayacak yeni kelimelere ve kavramlara ihtiyaç var.

Silahı ebediyen toprağa gömecek ve dağı bütünüyle tehdit unsuru olmaktan çıkartacak adımlar atmak için cesaretimizi kuşanmalıyız.

Sadece dağdakileri değil, cezaevlerindeki ve yurtdışındakileri de tedricî olarak “devlet ve toplumla bütünleştirecek” yasal-idari adımların atılması şart.

MHP’nin Bilge Lideri Bahçeli’nin dediği gibi örgütüne fesihle beraber silah bıraktıran Öcalan’ın statüsü da cesaretle belirlenmelidir.

Cumhurbaşkanımızla beraber Sn. Bahçeli’nin bu doğrultuda verdiği mesajlar bayram sonrasında bu yasal sürecin başlayacağı yönündedir.

Bu mesajlar heyecan doğurmuştur.

Umarım ve dilerim bu süreç gecikmesin.

En önemlisi, ilk başlangıç güçlü bir umudu ve güveni yeşertecek bir anlayış temelinde ortaya çıksın.

Kalıcı bir çözüm için her şey müsait.

Cesaretle adım atmanın tam vaktidir.

Unutulmamalıdır ki korkaklar tarih yazamazlar.

Bu cesaret Sn. Cumhurbaşkanımız ve Sn. Bahçeli tarafından gösterilmiştir.

Öcalan da Sn. Bahçeli’nin dediği gibi üstüne düşeni yapmıştır.

Korku eşiği aşılmıştır.

Sorunun kalıcı çözümüyle herkesin kazanacağı anlaşılmıştır.

Suriye’de bu sağlandı.

Suriye’deki çözüm, Türkiye’de başlatılan süreç dolayısıyla mümkün olmuştur.

Yoksa bugün bambaşka bir Suriye gerçekliğiyle karşı karşıya kalırdık.

Akif Manaf’a İsveç’ten “Global Peace Prize” Ödülü
Akif Manaf’a İsveç’ten “Global Peace Prize” Ödülü
İçeriği Görüntüle

Suriye üzerinden sürecimizi bozan fitnelerle boğuşur halde olurduk.

İsrail’in bu fitneleri hala yedek senaryo olarak devrededir.

O yüzden oyun bozup oyun kurucu aktör olarak tarihteki yerimizi almanın tam vaktidir.

Türkiye bütün bir dünyaya emsal teşkil edecek çözüm modelinin öncüsü olmalıdır.

Birlikte başaracağız.

Birlikte kazanacağız.

Kazanan hepimiz olacağız.

Kazanan Türkiye’miz olacak.

Sen bu niyetimizi kalıcı bir hayra tebdil eyle Yarabbi!