Geçtiğimiz günlerde Ağrı Valimiz Dr. Önder Bozkurt, Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Ben de o ziyaretteydim.
Ağrı’yı konuştuk.
Devam eden yatırımları, şehrin eksiklerini, yapılabilecekleri ve geleceğe dönük projeleri sorduk. Sayın Valimiz de sorularımıza açık şekilde cevap verdi.
O görüşmede benim özellikle önemsediğim başlıklardan biri, Karayolları Ağrı Şube Şefliği’nin mevcut yerinden taşınması meselesiydi.
Çünkü bugün Karayolları’nın bulunduğu alan sadece bir kamu kurumunun arazisi olarak görülmemeli.
Orası Ağrı’nın gelecekteki şehir yaşamı açısından son derece kıymetli bir nokta.
Üstelik mesele yalnızca araziyi değerlendirmek de değil.
Karayolları araçlarının özellikle kış aylarında kar temizliği ve yol bakım çalışmaları nedeniyle sürekli giriş çıkış yaptığı alan, aynı zamanda okulların yoğun olduğu bir bölgede bulunuyor. Ağır iş makinelerinin şehir trafiğine doğrudan karışması hem trafik akışını zorlaştırıyor hem de öğrencilerin yoğun olarak kullandığı güzergâhta doğal olarak güvenlik riski oluşturuyor.
Vali Önder Bozkurt, bu konuda Karayolları nezdinde bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.
Açıkçası bu açıklamayı önemli buldum.
Umarım sonuçlanır.
KARAYOLLARI ÇIKARSA ORASI BOŞ BİR ARAZİ DEĞİL, BÜYÜK BİR FIRSATTIR
Bir şehrin merkezindeki kamu alanı boşaldığında ilk düşünülen şey yeni bir bina yapmak olmamalı.
Önce şu soruyu sormalıyız:
Bu alan şehrin yaşam kalitesini nasıl artırabilir?
Karayolları’nın bulunduğu bölgenin en büyük avantajı, Millet Bahçesi ve spor alanlarıyla bütünleşebilecek bir konumda olması.
Bir tarafta Millet Bahçesi…
Bir tarafta stadyum…
Yakınında kafeler…
Okullar…
Yeşil alanlar…
Ve şehir merkezinin içerisinde ulaşılabilir büyük bir alan.
Doğru planlanırsa birbirinden kopuk yatırımlar yerine tek bir yaşam ve spor kompleksi ortaya çıkabilir.
YENİ BİR YÜZME HAVUZU NEDEN OLMASIN?
Ağrı’nın en önemli ihtiyaçlarından biri modern ve kapsamlı spor tesislerinin artırılması.
Karayolları taşınırsa boşalacak alanda yeni bir kapalı yüzme havuzudüşünülebilir.
Hatta bununla yetinmeyip profesyonel sporcuların yetiştirileceği bir sporcu hazırlık merkezi kurulabilir.
Gençlik ve Spor Bakanlığının Türkiye genelinde uyguladığı Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri (TOHM) modeli bunun önemli örneklerinden biri.
TOHM’ların amacı, olimpiyatlara katılabilecek yetenekli sporcuları seçmek, bilimsel yöntemlerle yetiştirmek ve performanslarını geliştirmek.
Ağrı’nın atletizmden kayak sporlarına, güreşten yüzmeye kadar ciddi bir genç nüfus potansiyeli var.
Belki doğrudan bir TOHM olur, belki Sporcu Eğitim Merkezi modeli geliştirilir, belki Ağrı’ya özgü bir yüksek performans sporcu merkezi kurulur.
Ama o alan sporla bütünleşecekse sıradan bir tesis yerine geleceğe yatırım yapan bir yapı düşünülmeli.
ÇOCUKLAR İÇİN BÜYÜK BİR OYUN VE YAŞAM MERKEZİ DE OLABİLİR
Her alanı mutlaka spor tesisi yapmak zorunda da değiliz.
Bence başka bir güçlü seçenek daha var.
Karayolları arazisinin bir bölümü Millet Bahçesi’yle bütünleştirilerek büyük bir çocuk yaşam merkezioluşturulabilir.
Ağrı’da çocukların özellikle kış şartları nedeniyle yılın uzun bölümünde kullanabileceği nitelikli alanlar sınırlı.
Kapalı ve açık oyun alanları…
Çocuk bilim merkezi…
Tırmanma ve macera parkuru…
Bisiklet alanı…
Mini spor sahaları…
Ailelerin oturabileceği kafeler…
Çocukların güvenli biçimde vakit geçirebileceği oyun alanları…
Bunların tamamı aynı bölgede düşünülebilir.
Bir tarafta çocuk oynarken anne-baba kafede oturabilir.
Bir tarafta gençler spor yapabilir.
Bir tarafta stadyum kullanılabilir.
Bir tarafta Millet Bahçesi devam eder.
Böylece birbirinden kopuk alanlar yerine şehrin merkezinde bütünleşik bir sosyal yaşam koridoruortaya çıkar.
MİLLET BAHÇESİ’Nİ BÜYÜTMEK ŞART DEĞİL, TAMAMLAMAK GEREKİR
Ben Karayolları’nın bulunduğu alanın tamamının Millet Bahçesi’ne katılması gerektiğini düşünmüyorum.
Millet Bahçesi zaten önemli bir yeşil alan.
Burada yapılması gereken onun aynısını büyütmek değil, eksik olan fonksiyonları tamamlamak.
Millet Bahçesi yeşil alan olsun.
Karayolları’ndan boşalacak bölüm spor, çocuk, sosyal yaşam ve rekreasyon alanı olsun.
Kafeler ve yürüyüş alanları birbirine bağlansın.
Stadyumla ilişkilendirilsin.
Böylece şehrin ortasında birkaç kilometrelik kesintisiz bir sosyal yaşam alanı ortaya çıkabilir.
Bu Ağrı’nın şehir kimliğini de değiştirir.
AĞIR VASITA ÇIKAR, İNSAN GİRER
Aslında meselenin özeti benim için bu kadar basit.
Bugün o alana kar küreme araçları, kamyonlar ve ağır iş makineleri girip çıkıyor.
Eğer Karayolları uygun bir noktaya taşınırsa;
ağır vasıta şehir merkezinden çıkar, yerine çocuk girer.
Sporcu girer.
Aile girer.
Genç girer.
Bisiklet girer.
Yürüyüş girer.
Sosyal hayat girer.
Bir şehir için bundan daha kıymetli dönüşüm olabilir mi?
Karayolları elbette Ağrı için önemli bir kurum.
Kış şartlarının en ağır yaşandığı şehirlerden birindeyiz ve kurumun operasyonel olarak güçlü bir alana ihtiyacı var.
Dolayısıyla taşınacaksa da araç giriş çıkışının kolay olduğu, çevre yollarına bağlantısı bulunan ve operasyonlarını daha rahat sürdürebileceği uygun bir alana taşınmalı.
Bu hem Karayolları için daha işlevsel olur hem de şehir merkezine nefes aldırır.
ŞİMDİDEN PLANLAMAYA BAŞLAMAK GEREKİR
Henüz taşınma gerçekleşmeden bu alanın geleceğini konuşmaya başlamalıyız.
Çünkü kamu arazilerinde çoğu zaman kurum taşındıktan sonra “buraya ne yapalım?” sorusu soruluyor.
Bence tam tersini yapmalıyız.
Şimdiden şehir plancıları, mimarlar, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, belediye, üniversite ve ilgili kurumlar alternatifleri hazırlamalı.
Karayolları taşındığı gün, alanın geleceğine ilişkin hazır bir master plan bulunmalı.
Benim gönlümden geçen;
Millet Bahçesi + stadyum + yeni yüzme havuzu + sporcu hazırlık merkezi + çocuk yaşam merkezi + kafeler + yürüyüş ve bisiklet alanlarının birbirini tamamladığı büyük bir kompleks.
Ağrı’nın merkezinde böyle bir alan oluşturulursa yalnız yeni bir yatırım yapılmış olmaz.
Şehrin yaşam biçimi değişir.
Umarım Karayolları’nın taşınmasına yönelik çalışma sonuçlanır.
Ve umarım boşalacak o kıymetli alan başka bir beton blokla doldurulmaz.
Çünkü Ağrı’nın artık sadece yeni binalara değil;
nefes alacağı, spor yapacağı, çocuklarını güvenle götüreceği ve birlikte yaşayacağı alanlara ihtiyacı var.




