IC Holding, COP31 İklim Konferansı kapsamında enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji ve ileri nükleer teknolojilere yönelik çalışmalarını uluslararası paydaşlarla buluşturacak. Enerjiden inşaata, altyapıdan turizme kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren holding, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda geliştirdiği projeleri ve iş birliği fırsatlarını gündeme taşıyacak.
Türkiye’de 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, enerji dönüşümü ve düşük karbonlu üretim teknolojilerinin ele alınacağı önemli uluslararası buluşmalardan biri olacak. Konferansın İklim Destekçileri arasında bulunan IC Holding, grup şirketlerinin yanı sıra İbrahim Çeçen Vakfı’nın çalışmalarını da uluslararası katılımcılarla paylaşmayı planlıyor. Holding, bu platform aracılığıyla yeni iş birlikleri geliştirmeyi ve sürdürülebilirlik alanındaki deneyimini küresel ölçekte görünür kılmayı amaçlıyor.
IC Holding’den enerji dönüşümüne çok yönlü yaklaşım
Küresel ölçekte elektrik talebinin artması ve iklim hedeflerinin önem kazanması, düşük karbonlu enerji kaynaklarına yönelik çalışmaları hızlandırıyor. Bu süreçte yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra güvenilir elektrik üretimini destekleyebilecek yeni nesil teknolojiler de öne çıkıyor. IC Holding, enerji dönüşümüne yönelik stratejisinde yenilenebilir enerji kaynaklarını küçük modüler reaktörler (SMR) ve ileri nükleer teknolojilerle birlikte değerlendiriyor.
Holdingin yaklaşımı, mevcut mühendislik birikiminin yeni nesil enerji teknolojileriyle bir araya getirilmesine dayanıyor. Şirket, COP31’i bu alandaki çalışmalarını tanıtmak, uluslararası iş birliklerini geliştirmek ve Türkiye’nin akademik bilgi birikimiyle sanayi kapasitesini ortak projelerde buluşturmak açısından önemli bir fırsat olarak görüyor.
Can Çaka: Türkiye’nin teknoloji geliştirme kapasitesi güçlenmeli
IC Holding CEO’su Can Çaka, enerji dönüşümünde yalnızca düşük karbonlu elektrik üretiminin değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme kabiliyetinin de belirleyici olduğunu vurguladı. Holdingin yenilenebilir enerji yatırımları ile ileri nükleer teknoloji çalışmalarını birlikte yürüttüğünü belirten Çaka, özellikle küçük modüler reaktörler ve dördüncü nesil nükleer teknolojiler alanındaki uluslararası iş birliklerine dikkat çekti.
Çaka, bu çalışmaların Türkiye’nin akademik ve sanayi altyapısıyla bütünleştirilerek kalıcı bir teknoloji ekosistemine dönüştürülmesini hedeflediklerini ifade etti. COP31’in söz konusu vizyonu uluslararası paydaşlarla paylaşmak, yeni ortaklıklar kurmak ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik girişimleri tanıtmak için önemli bir zemin oluşturacağını belirtti.
Küçük modüler reaktörler ve ileri nükleer teknolojiler gündemde
IC Holding bünyesinde ileri nükleer teknoloji çalışmalarının önemli başlıklarından birini küçük modüler reaktörler oluşturuyor. Modüler tasarımlarıyla öne çıkan bu reaktörler, gelecekte farklı enerji ihtiyaçlarına yönelik alternatif çözümler arasında değerlendiriliyor. Holdingin nükleer teknoloji alanındaki çalışmaları, özellikle dördüncü nesil reaktörlerin geliştirilmesi ve Türkiye’de uygulanabilirliğinin araştırılması üzerinde yoğunlaşıyor.
Bu kapsamda IC Nükleer ve Endüstri, ABD merkezli ARC Clean Technology ile sodyum soğutmalı dördüncü nesil nükleer reaktör teknolojisi üzerine iş birliği yürütüyor. Çalışmalar çerçevesinde teknolojinin Türkiye ve bölgedeki kullanım potansiyelinin değerlendirilmesi, teknik ve ekonomik fizibilite süreçleri ile uzun vadeli sanayileşme olanaklarının incelenmesi hedefleniyor.
COP31, yeni iş birlikleri için fırsat sunacak
IC Holding, COP31 sürecinde enerji ve teknoloji alanındaki çalışmalarının yanı sıra farklı sektörlerdeki deneyimini de paylaşmayı planlıyor. Holdingin faaliyet alanları arasında enerji, inşaat, altyapı, turizm, gayrimenkul ve sanayi bulunuyor. İbrahim Çeçen Vakfı’nın çalışmaları da bu kapsamda sosyal kalkınma, eğitim ve insan kaynağının geliştirilmesi başlıklarında gündeme gelebilecek.
IC Holding, COP31 aracılığıyla yenilenebilir enerji yatırımları ile ileri nükleer teknoloji vizyonunu uluslararası platforma taşımayı, Türkiye’nin mühendislik kapasitesini güçlendirecek ortaklıklar geliştirmeyi ve sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sunmayı hedefliyor.





