Cumhuriyet Caddesi’nde Et ve Süt Kurumu Ağrı Satış Mağazası önünde oluşan kuyruk bazı çevreler tarafından “kriz” gibi sunuluyor. “Bakın kuyruk var” denilerek durum olumsuz bir tablo gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Biz aynı kanaatte değiliz.
Bugün bir Migros’a gidildiğinde kasada kuyruk var.
BİM’de var.
A101’de var.
Şok’ta var.
Bir Gratis mağazasında makyaj malzemesinin ödemesi için kuyrukta bekleniyor.
LC Waikiki kasalarının önünde günün her saatinde kuyruk oluşabiliyor.
Hatta Ramazan ayında pide kuyruğu olur; kimse bunu kriz olarak yorumlamaz.
Kuyruk hayatın gerçeğidir. Talebin olduğu yerde kuyruk olur.
Peki Cumhuriyet Caddesi’ndeki kuyruk neden var?
Çünkü piyasada 800–900 TL bandında satılan et, Et ve Süt Kurumu’nda 450 TL’den satışa sunuluyor. Aynı parayla bir kilo yerine iki kilo et alınabiliyorsa, vatandaşın o kuyruğa girmesi son derece doğaldır.
İnsanlar bulmuşken uygun fiyatlı eti almak istiyor.
Evine bir kilo değil iki kilo et götürmek istiyor.
Üstelik aynı bütçeyle.
Bu eleştirilecek değil, takdir edilecek bir hizmettir.
Ağrılı hemşehrimiz Hasan Keskin yönetiminde kurum ciddi bir planlama ile yoluna devam ediyor. Atıl durumdaki idari bina revize edildi. Günlük 24 ton kapasiteli parçalama tesisi aktif hale getirildi. Günlük ortalama 3,5–4 ton satış yapılıyor. Sadece tanzim mağazası değil; askeriye, yurtlar ve kamu kurumlarına da et tedariki sağlanıyor. Günlük 300–400 kilo döner üretimi yapılıyor. Toplamda 6–7 tonluk bir kesim organizasyonu yürütülüyor.
Bu küçük bir operasyon değildir. Bu ciddi bir ticari akıl, ciddi bir planlama ve sürdürülebilir bir model gerektirir.
Devlet burada özel sektörle rekabet etmiyor. Devlet, dar gelirlinin sofrasına et koyabilmek için kaynak ayırıyor. Bu sübvanse edilmiş bir hizmettir. Amaç kar etmek değil; sosyal dengeyi korumaktır.
Elbette kişi başı 3 kilo sınırı bulunuyor.
Elbette zaman zaman suistimal girişimleri yaşanabiliyor.
Aynı haneden birden fazla kişinin sıraya girmesi ya da bazı kasapların dolaylı alım girişimleri tespit edilmiş durumda.
Ancak kamera sistemleriyle denetim sağlanıyor. Planlama, ayın 30 günü boyunca et bulunacak şekilde yapılıyor. Bir günde yüksek satış yapmak kolaydır; önemli olan ay sonuna kadar hizmeti sürdürebilmektir.
Geçtiğimiz Ramazan ayında iftar sonrası dahi mağazanın açık tutulması ve kesimin devam etmesi bu anlayışın göstergesidir.
Et, sofraların temel gıdalarından biridir. Sağlık açısından da besin değeri açısından da vazgeçilmezdir. Dar gelirli için ete erişim lüks değil, ihtiyaçtır.
Bu noktada Hasan Keskin ve ekibinin yürüttüğü planlı ve disiplinli çalışmayı takdir ediyoruz. Fakir fukaranın, garibanın, dar gelirlinin duasını almak kolay değildir.
Kuyruğu eleştirmek kolaydır.
Ama o kuyruğun arkasındaki hizmeti görmek erdem ister.
Kuyruk varsa talep vardır.
Talep varsa hizmet vardır.




