Ağrı Valiliği tarafından kamuoyuna açıklanan “2026-2027 Ziraî Kalkınma Faaliyet Planı”, sıradan bir faaliyet takvimi değil; Ağrı’nın kaderini üretim üzerinden yeniden inşa etme iradesidir. Bu planın arkasında ise sahayı bilen, potansiyeli okuyan ve hedef büyüten bir isim var: Önder Bozkurt.
Vali Bozkurt’un talimatlarıyla, Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde İl Müdürü Mehmet Hüseyinoğlu koordinasyonunda hazırlanan bu iki yıllık plan, rakamlarla konuşuyor, hedef koyuyor ve takip sözü veriyor.
Küçükbaşta 2 Milyon 200 Bin Hedefi
Ağrı’nın 5 milyon 427 bin dekarlık mera varlığı, Türkiye’nin birçok ilinin toplam tarım alanından fazla. Bu potansiyeli değerlendirmek isteyen Vali Bozkurt, küçükbaş hayvan sayısını 2027 sonu itibariyle 2 milyon 200 bine çıkarmayı hedefliyor.
Bu, sadece bir sayı artışı değil; kırsalda gelir artışı, göçün azalması ve üretim ekonomisine geçiş demek. Önümüzdeki süreçte küçükbaş yetiştiriciliğine yönelik bir yol haritasının da paylaşılması bekleniyor. Sayının artması demek, çoban sayısının artması, yem üretiminin artması, nakliyenin ve ticaretin artması demek.
Büyükbaşta Dengeli Büyüme
Mevcut 317 bin büyükbaş hayvan varlığının 365 bine çıkarılması planlanıyor. Kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme modeli hedeflenmiş. Bu da gösteriyor ki plan, popülist değil; teknik altyapıya dayalı.
Arıcılıkta Geven Balı Hamlesi
Ağrı denildiğinde akla gelen markalardan biri Geven balıdır. Marka tescilli bir ürün olan Geven balı, her yıl düzenlenen festivallerle tanıtılıyor.
Mevcutta 27 bin 395 olan kovan sayısının 2027’ye kadar 40 bine çıkarılması hedefleniyor. Bu noktada Vali Bozkurt’un; İl Özel İdaresi, SERKA ve KOSGEB desteklerini devreye sokarak arıcılığı güçlendirmesi bekleniyor. Amaç, Ağrı’yı Türkiye’de arıcılıkta söz sahibi illerden biri haline getirmek.
Bu vizyon doğru uygulanırsa, sadece bal değil; propolis, arı sütü ve yan ürünlerle de ciddi bir ekonomik hareketlilik sağlanabilir.
Su Ürünleri ve Balık Gölü
Balık Gölü başta olmak üzere su ürünleri yetiştiriciliğinde alabalık üretimi planın önemli başlıklarından biri. Deniz kenarında olmayan bir şehir için kültür balıkçılığı, doğru yönetildiğinde önemli bir gelir kapısıdır.
Süt ve Süt Ürünleri: Üniversite ile İş Birliği Zamanı
İlimizde Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde Cerrah Oruç Hayvancılık Fakültesi ve Süt ve Süt Ürünleri alanında eğitim veren bir meslek yüksekokulu bulunuyor. Süt ve süt ürünleri noktasında altyapının güçlendirilmesi, depolama ve işleme tesislerinin artırılması, bu planın sahadaki karşılığı olacaktır.
Vali Bozkurt’un bu alanda üniversite ile güçlü bir iş birliği modeli geliştirmesi bekleniyor.
Meyve-Sebzede %45-56 Artış
Bitkisel üretimde yüzde 45 ila 56 arasında artış hedefi konmuş. Çilek üretimi son yıllarda Ağrı’da dikkat çekici bir ivme yakaladı. Bu ivmenin yaygınlaştırılması, nadas alanlarının değerlendirilmesi ve modern sulama sistemleriyle desteklenmesi planın başarısını belirleyecek.
Diyadin Jeotermal Sera OSB
Diyadin’de 1.300 dekarlık alanda üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Jeotermal kaynakların kullanılmasıyla 12 ay üretim yapılabilecek. Bu, Ağrı için tarımda sanayileşme adımıdır.
Tarıma Dayalı Sanayi ve Yan Kollar
Plan sadece üretimi artırmayı değil, işlenmiş ürün üretimini de kapsıyor.
Yem fabrikası, organik gübre fabrikası, modern hayvancılık tesisleri ve at çiftliği gibi projeler, katma değerli üretimin kapısını aralayacak.
Vali’nin Takipçi Karakteri Belirleyici Olacak
Plan güzel. Rakamlar iddialı. Hedefler büyük.
Ancak bu planın kaderini belirleyecek olan şey, uygulama ve takip mekanizmasıdır. Vali Önder Bozkurt’un bugüne kadar sahada gösterdiği aktif yönetim tarzı, bu planın masa başında kalmayacağını gösteriyor.
İl Tarım Müdürü Mehmet Hüseyinoğlu’nun çalışkan yapısı ve teknik kadronun sahadaki dinamizmi ile bu hedeflerin somut sonuçlara dönüşmesi mümkündür.
Ağrı’nın kurtuluşu üretimdedir.
Mera bizde. Toprak bizde. Su bizde.
Eğer bu plan kararlılıkla uygulanırsa, Ağrı sadece hayvancılıkta değil; tarıma dayalı sanayide de bölgesel bir merkez olabilir.
“Çift ile koyun, gerisi oyun” sözü bu topraklar için boşuna söylenmedi.




