Ağrı’da sabah evinden çıkan bir vatandaşın ilk karşılaştığı sorunlardan biri trafik oluyor. İşe yetişmeye çalışanlar, çocuklarını okula götüren aileler ve şehir merkezinde günlük işlerini halletmek isteyenler aynı yoğunluğun içinde zaman kaybediyor.

Sabah 07.30 ile 09.00, öğleden sonra ise 15.00 ile 18.00 saatleri arasında şehir içi ulaşım ciddi bir çileye dönüşüyor. İki aracın yan yana rahatça geçemediği dar yollar, her geçen gün artan araç nüfusu ve yetersiz ulaşım altyapısı bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Ağrı’da trafik artık birkaç caddede yaşanan geçici bir yoğunluk değil, şehrin tamamını ilgilendiren temel ve kronik bir sorun hâline gelmiştir. Vatandaşın haklı sorusu ise açık: Ağrı’da bu trafik çilesi ne zaman sona erecek?

Ağrı’da trafik sorununun temelinde şehirdeki araç nüfusunun artmasına karşılık yol altyapısının aynı ölçüde gelişmemesi bulunmaktadır. Şehrin birçok noktasında yollar oldukça dar. Bazı caddelerde iki aracın yan yana geçmesi bile güçleşiyor.

Buna bir de yol kenarına park etmemesi gereken araçlar da park edilince yol iyice daralıyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk, sürücülerin günlük hayatını olumsuz etkiliyor. Kısa mesafeler için uzun süre trafikte beklemek zorunda kalınıyor. Bu durum hem zaman kaybına hem de yakıt tüketiminin artmasına neden oluyor.

Sorun sadece araçların hareket ettiği yollarla sınırlı değil. Şehrin bazı bölgelerinde yol zeminlerinin bozuk olması, asfalt sorunları ve düzensiz yol bağlantıları sürüş güvenliğini olumsuz etkiliyor. Kaldırımların durumu da vatandaşların önemli şikâyetleri arasında yer alıyor. Bazı kaldırımların dar olması, bazılarının bozuk durumda bulunması ve araçlar tarafından işgal edilmesi yayaların hareket alanını kısıtlıyor. Vatandaşlar zaman zaman kaldırım yerine taşıt yolunda yürümek zorunda kalıyor. Bu durum özellikle çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler açısından ciddi bir güvenlik sorunu oluşturuyor. Kaldırımların amacı araçlara park alanı sağlamak değil, yayalara güvenli bir yürüyüş alanı sunmaktır.

Şehir genelinde yaşanan otopark sorunu da trafik yoğunluğunu artıran önemli etkenlerden biridir. Araç sahipleri özellikle çarşı merkezinde, kamu kurumlarının ve hastanelerin çevresinde park yeri bulmakta zorlanıyor. Park yeri arayan araçlar cadde ve sokaklarda fazladan yoğunluk oluşturuyor. Gelişigüzel yapılan parklar zaten dar olan yolların kullanımını daha da güçleştiriyor.

Bu nedenle yeni otopark alanlarının oluşturulması, mevcut alanların daha verimli kullanılması ve şehir merkezinde düzenli bir park sisteminin kurulması gerekiyor. Burada bilhassa Nurgül Gelturan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin yıkılmasından sonra boş alanın asfalt çalışmasının yapılması ve park alanı olarak kullanılması son derece yerinde olur. Burada kafe, araç yıkama yerleri yapılıp kiraya verilmesi kamu faydasına kullanılabilir. Buranın derhal ihale edilmesi ya da kamu kurumları tarafından faal hale getirilmesi ve etkin bir şekilde kullanıma açılması lazım.

Ağrı’nın ulaşım bakımından bir diğer önemli eksikliği alternatif güzergâhların yetersiz olmasıdır. Şehir içindeki trafik belirli ana caddeler üzerinde yoğunlaşıyor. Bu güzergâhlarda yaşanan herhangi bir aksama kısa sürede çevredeki diğer yolları da etkiliyor. Çevre yolu olarak planlanan güzergâhın zamanla şehir yerleşiminin içerisinde kalması da ulaşım planlamasının yeniden değerlendirilmesini gerekli kılıyor. Çevre yollarının temel amacı şehirler arası trafiği yerleşim merkezinden uzaklaştırmaktır.

Ağrı’da bu işlevin ne ölçüde yerine getirildiği sorgulanmalıdır. Şehrin büyüme yönü dikkate alınarak yeni bağlantı yolları oluşturulmalı ve merkezdeki trafik yükü farklı güzergâhlara dağıtılmalıdır.

Ağrı Valsi Bozkurt'tan Başarı Mesajı
Ağrı Valsi Bozkurt'tan Başarı Mesajı
İçeriği Görüntüle

Trafik güvenliği açısından kavşaklar da üzerinde durulması gereken konular arasındadır. Son dönemde özellikle Havaalanı ve Hayvan Pazarı Kavşağı çevresinde meydana gelen ölümlü kazalar vatandaşlarda ciddi endişeye neden olmaktadır. Benzer şekilde Kerim Yıldız Camii’nin bulunduğu güzergâhta trafik ışıklarının bulunmaması önemli bir güvenlik riski oluşturmaktadır. Bu bölgelerde trafik yoğunluğu ve kaza nedenleri teknik açıdan incelenmelidir. İhtiyaç duyulan noktalara trafik ışıkları yerleştirilmeli, kavşak düzenlemeleri yapılmalı ve gerekli hız sınırlamaları uygulanmalıdır.

Trafik güvenliği kazalar meydana geldikten sonra alınan tedbirlerle değil, kazaları önceden engelleyecek düzenlemelerle sağlanmalıdır. Çevre yolundaki üst geçitlerin de dezavantajlı gruplar için daha ergonomik bir şekilde tasarlanması lazım. Yürüyen merdiven veya asansör konulmalı. Şehrin bütün sokaklarının aydınlatılması lazım. Gece sürücüler ve yayalar için aydınlık olmayan sokaklar son derece tehlikeli.

Şehir merkezinde bulunan battı çıktı geçidi de yeniden değerlendirilmesi gereken ulaşım yatırımlarından biridir. Trafiği rahatlatmak amacıyla yapılan bu geçidin beklenen faydayı sağlamadığı yönünde vatandaşların ciddi şikâyetleri bulunmaktadır. Özellikle yoğun saatlerde araç akışını kolaylaştırmak yerine trafiğin daha da ağırlaştığı ifade edilmektedir. Bir ulaşım projesinin başarısı sadece tamamlanmış olmasıyla ölçülemez.

Önemli olan vatandaşın günlük hayatına sağladığı katkıdır. Bu nedenle geçidin trafik akışına etkisi uzmanlar tarafından incelenmeli, bağlantı yolları ve kavşak düzenlemeleri yeniden ele alınmalıdır.

Peki, bütün bu sorunların çözümü için ne yapılmalı? Öncelikle Ağrı’nın bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçlarını dikkate alan kapsamlı bir ulaşım master planı hazırlanmalıdır. Araç sayısındaki artış, nüfus hareketliliği, yeni yerleşim alanları ve şehrin gelişme yönü bu planın temel unsurları olmalıdır. Dar yolların genişletilmesi, otopark kapasitesinin artırılması, kaldırımların yenilenmesi ve toplu taşıma hizmetlerinin iyileştirilmesi gerekmektedir. Ancak Ağrı’nın trafik sorununu kalıcı biçimde çözmek için alternatif ulaşım güzergâhlarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır.

Bu kapsamda üç farklı yol önerisi üzerinde durulabilir. İlk olarak mevcut çevre yolunun şehir dışına taşınması gerekmektedir. Üniversiteyi geçtikten sonra alternatif köy yollarıyla bağlantı kurularak Hamur ilçesi yönüne ulaşan yeni bir güzergâh oluşturulabilir. Böylece şehirler arası trafiğin şehir merkezine girmeden devam etmesi sağlanabilir. İkinci olarak Hz. Hamza Camii civarında yapılan köprüyle sağlanan trafik rahatlaması, buradan TOKİ tarafına açılacak yeni bir yol ile desteklenebilir. Bu güzergâhın DSİ arazisine kadar uzatılması değerlendirilebilir. Üçüncü olarak Bey Sitesi çevresinden Esentepe yönüne yeni bir bağlantı yolu açılması şehir içi ulaşımına önemli katkı sağlayacaktır. Bu üç güzergâhın hayata geçirilmesi şehir merkezindeki trafik yükünü önemli ölçüde azaltabilir. Hastaneye ulaşmak isteyen vatandaşlar şehir merkezine girmek zorunda kalmadan alternatif yolları kullanabilir.

Üniversiteye gidecekler merkez trafiğine takılmadan ulaşım sağlayabilir. Şehir merkezinde işi olmayan şehirler arası yolculuk yapan sürücüler ise Ağrı trafiğine girmeden yollarına devam edebilir. Böylece ana caddelerdeki yoğunluk azalırken ulaşım daha güvenli ve akıcı hâle gelebilir. Elbette bu önerilerin uygulanabilirliği teknik incelemeler, imar planları, mülkiyet durumu ve maliyet hesaplarıyla değerlendirilmelidir.

Belediye, Karayolları ve ilgili kamu kurumları ortak bir çalışma yürüterek bu güzergâhları somut projelere dönüştürmelidir. Ağrı’nın trafik sorununu çözmek için günü kurtaran uygulamalar yerine şehrin gelecek yıllarını da kapsayan planlı ve kalıcı adımlar atılmalıdır.

Bu çalışmaların başarıya ulaşması için valilik, belediye, Karayolları, emniyet birimleri ve ilgili kamu kurumları ortak hareket etmelidir. Trafik yoğunluğunun yaşandığı noktalar yerinde incelenmeli, kaza kayıtları değerlendirilmeli ve vatandaşların talepleri dikkate alınmalıdır. Sorunlu kavşaklar için teknik raporlar hazırlanmalı ve çözüm takvimi kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Ağrı halkı her sabah ve akşam trafikte zaman kaybı yaşamak istemiyor. Kaldırımlarda güvenle yürümek, aracını park edecek yer bulmak ve şehir içinde rahatça ulaşım sağlamak istiyor. Bunlar vatandaşların en temel beklentileridir. Ulaşım sorunu ertelendikçe şehir hayatı daha da zorlaşacaktır.