Ağrı’da dünyaya gelen sanatçı Seda Kılıç, Anadolu’nun geleneksel kilim motiflerini kendine özgü tekniğiyle yeniden yorumluyor. “Kilimnâme” adını verdiği çalışmalarıyla geleneksel dokuma kültürünü tuval üzerine taşıyan Kılıç, geliştirdiği üç boyutlu teknikle kilimlerin desen, doku ve karakterini çağdaş sanat anlayışıyla buluşturuyor.
1988 yılında Ağrı’da doğan Seda Kılıç, Anadolu’nun yüzyıllardır yaşattığı kilim kültürünü sanat çalışmalarının merkezine alıyor. Herhangi bir akademik sanat eğitimi almadan kendi sanat anlayışını geliştiren Kılıç, geleneksel motifleri modern bir yorumla yeniden ele alıyor. Tuval üzerine akrilik boya kullanan sanatçı, “Üç Boyutlu Mikro Çok Katmanlı Dokuma Tekniği” olarak tanımladığı özel yöntemiyle eserlerine dokuma görünümü kazandırıyor. İlk bakışta boncuk işçiliğini ya da mozaik tekniğini andıran çalışmalar, yakından incelendiğinde yoğun emek ve titizlik gerektiren çok katmanlı bir üretim sürecinin ürünü olarak öne çıkıyor.
Seda Kılıç’ın sanat anlayışında kilim, yalnızca estetik bir desen veya dekoratif unsur olarak değerlendirilmiyor. Sanatçı, her kilimin kendine özgü bir karakteri ve hikâyesi olduğunu düşünüyor. Kılıç, sanat yaklaşımını, “Ben kilimi yalnızca bir desen olarak görmüyorum. Her kilimin kendine özgü bir karakteri, dokusu ve hikâyesi olduğuna inanıyorum. Kilim yapmak benim için portre yapmakla eşdeğer; ben kilimin portresini yapıyorum.” sözleriyle ifade ediyor. Sanatçı, eserlerinde renk, desen ve ışığın birbiriyle uyumuna dikkat ederken kompozisyonun merkezinde her zaman kilimin yer aldığını vurguluyor.
“Kilim her zaman baş karakter ve başrol. Etrafındaki tüm unsurlar yalnızca kilimi desteklemek ve onun karakterini daha güçlü ortaya çıkarmak için var.” diyen Kılıç, çalışmalarında geleneksel motiflerin taşıdığı anlamı ön plana çıkarıyor. Kılıç’ın “Kilimnâme” adı altında topladığı çalışmaların temelinde, Anadolu’nun geleneksel dokuma mirasını çağdaş sanatın olanaklarıyla yeniden yorumlama düşüncesi bulunuyor.
Kilimlerde kullanılan motifler, renkler ve desenler sanatçının geliştirdiği teknik sayesinde tuval üzerinde farklı bir boyut kazanıyor. Böylece geleneksel dokuma kültürünün izleri, resim ve zanaat arasındaki sınırları buluşturan özgün çalışmalara dönüşüyor. Sanatçının eserleri, sanat ve müzayede çevrelerinde de sanatseverlerle buluşurken, çalışmaların Anadolu’nun kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Ağrı’da başlayan sanat yolculuğunu kendi geliştirdiği teknikle sürdüren Seda Kılıç, Anadolu kilimlerini çalışmalarının temel kaynağı olarak görmeye devam ediyor. Uzun ve titiz bir üretim sürecinin ardından ortaya çıkan eserleriyle Kılıç, geleneksel kilim kültürünü yalnızca yaşatmayı değil, aynı zamanda bu mirası çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumlamayı hedefliyor.





