OGC Genel Başkanı Nihat Aydın'dan Ağrı Belediyesi'ne dikkat çeken değerlendirme: Kaynak var, peki bu kaynaklar şehrin geleceğine ne kadar dönüşüyor?
Ağrı'nın yıllardır çözülemeyen sorunlarını konuşurken sürekli aynı gerekçelerin arkasına sığınmak doğru değil. Elbette ekonomik şartlar zor, belediyelerin sorumluluk alanları geniş ve şehirlerin ihtiyaçları her geçen gün artıyor. Ancak bütün bunların yanında cevaplanması gereken çok daha önemli bir soru var: Mevcut kaynaklar ne kadar doğru planlanıyor, ne kadar verimli kullanılıyor ve vatandaşa ne ölçüde hizmet olarak dönüyor?
Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Nihat Aydın, Ağrı'nın yerel yönetim anlayışının artık bu sorular üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Aydın'a göre mesele yalnızca belediyenin ne kadar kaynağa sahip olduğu değil, elindeki imkânları hangi önceliklere göre kullandığıdır. Çünkü belediyecilik, bütçeyi harcamaktan ibaret değildir. Belediyecilik; ihtiyaçları doğru tespit etmek, projeleri zamanında hazırlamak, yatırımları planlamak ve kamu kaynaklarını en yüksek toplumsal faydayı sağlayacak şekilde kullanmaktır.
RAKAMLAR KONUŞUYOR: KAYNAĞIN NEREYE HARCANDIĞI ÖNEMLİ
Ağrı Belediyesi'nin kendi internet sitesinde 14 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı 2025 yılı gelir-gider tablosu, tartışmanın somut veriler üzerinden yapılması açısından önemli bir başlangıç sunuyor.
Belediyenin açıkladığı tabloya göre 2025 yılında:
- Toplam gelir 1 milyar 659 milyon TL olarak gerçekleşti.
- Toplam gider 1 milyar 816 milyon TL'yi aştı.
- Mal ve hizmet alımlarına yaklaşık 1 milyar 317 milyon TL harcandı.
- Sermaye giderleri, yani yatırım niteliğindeki harcamalar yaklaşık 281,7 milyon TL oldu.
- Yıl sonu tablosunda gelir ve gider arasındaki fark yaklaşık 157,2 milyon TL olarak açıklandı.
Bu rakamlar dikkatle incelendiğinde, toplam giderlerin yaklaşık yüzde 72,5'inin mal ve hizmet alımlarına, yüzde 15,5'inin ise sermaye giderlerine ayrıldığı görülüyor.
Elbette belediyelerin mal ve hizmet alımları içerisinde zorunlu ve sürekli hizmetler de bulunuyor. Bu kalemin yüksek olması tek başına verimsizlik anlamına gelmez. Ancak böylesine önemli bir bütçe büyüklüğünde, hangi harcamanın hangi hizmeti ürettiğinin ve yatırım harcamalarının hangi kalıcı eserleri ortaya çıkardığının kamuoyuna ayrıntılı biçimde anlatılması gerekiyor.
Nihat Aydın'ın üzerinde durduğu asıl mesele de tam olarak burada başlıyor: Ağrı'nın kaynakları yalnızca günlük belediye işleyişini sürdürmek için mi kullanılıyor, yoksa şehrin geleceğini değiştirecek yatırımlara da yeterince dönüştürülüyor mu?
BÜTÇE YAPMAK BAŞKA, BÜTÇEYİ SONUCA DÖNÜŞTÜRMEK BAŞKA
Bir belediyenin bütçesinde milyonlarca, hatta milyarlarca liralık ödenek bulunması tek başına başarı değildir. Önemli olan bu ödeneklerin hangi takvimle, hangi önceliklerle ve hangi performans hedefleriyle kullanıldığıdır.
2025 yılının ilk altı aylık mali raporunda, belediyenin 564 milyon TL sermaye gideri ödeneğine karşılık 82,5 milyon TL harcama yaptığı görülüyor. Bu, söz konusu dönemde yatırım bütçesinin yaklaşık yüzde 14,63'ünün gerçekleştiği anlamına geliyor.
Yılın ikinci yarısında yatırım harcamalarının artmış olması elbette dikkate alınmalı. Nitekim belediyenin yıl sonu tablosunda sermaye giderleri 281,7 milyon TL'ye ulaşmış durumda. Ancak bu artışın hangi projelere, hangi mahallelere ve hangi kalıcı hizmetlere dönüştüğü ayrıca açıklanmalı.
Çünkü vatandaş bütçe tablosuna değil, yaşadığı mahalledeki değişime bakar.
Nihat Aydın'a göre belediyecilikte esas başarı, ayrılan ödeneğin tamamını harcamak değil, harcanan her kaynağın karşılığında ölçülebilir bir kamu yararı oluşturmaktır.
AĞRI'NIN İHTİYACI PARÇA PARÇA HİZMET DEĞİL, BÜTÜNCÜL ŞEHİR PLANLAMASI
Bugün Ağrı'da vatandaşın beklentileri oldukça açık. Mahallelerin altyapı sorunlarının kalıcı şekilde çözülmesi, yolların günübirlik müdahalelerle değil uzun ömürlü projelerle yenilenmesi, şehir temizliğinin standart hâline gelmesi, otopark ve ulaşım sorunlarının planlı biçimde ele alınması gerekiyor.
Bunların yanında Ağrı'nın sosyal ve ekonomik hayatını canlandıracak projelere de ihtiyaç var.
Bir mahallede yol yapılırken diğer altyapı kurumlarının çalışmalarıyla koordinasyon sağlanmıyorsa aynı yolun kısa süre sonra yeniden kazılması kaçınılmaz hâle gelebilir. Bir park yapılırken bakım bütçesi ve işletme planı hazırlanmıyorsa yapılan yatırım zaman içerisinde değer kaybedebilir. Bir proje açıklanırken finansman, ihale, uygulama ve teslim takvimi belirlenmiyorsa vatandaşın beklentisi karşılıksız kalabilir.
İşte planlama dediğimiz konu tam olarak budur.
Nihat Aydın, Ağrı'nın artık günü kurtaran hizmet anlayışından çıkarak beş ve on yıllık hedefleri bulunan, mahallelerin ihtiyaçlarını öncelik sırasına koyan ve her yıl sonuçlarını kamuoyuna açıklayan bir belediyecilik modeline ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.
BAŞKAN HAZAL ARAS'A SORULMASI GEREKEN SORULAR
Bu değerlendirme kişisel bir tartışma değil, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin bir hesap verebilirlik çağrısıdır.
Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras ve belediye yönetiminin kamuoyunu şu başlıklarda ayrıntılı biçimde bilgilendirmesi önem taşıyor:
1. 2025 yılında yapılan yaklaşık 281,7 milyon TL'lik sermaye harcaması hangi projelere dağıtıldı? Hangi projeler tamamlandı?
2. Mal ve hizmet alımlarına ayrılan 1,3 milyar TL'yi aşan harcamanın hizmet ve faaliyet bazındaki dökümü nedir?
3. 2026 yılı yatırım programında hangi mahalleler öncelikli olarak belirlendi?
4. Başlatılan projelerin kaçı tamamlandı, kaçı devam ediyor, kaçı planlama aşamasında?
5. Altyapı, yol, su, kanalizasyon ve ulaşım yatırımları için ölçülebilir bir takvim bulunuyor mu?
6. Belediyenin güncel borç durumu, tahsilat performansı ve yatırım kapasitesi nedir?
7. Her yıl ayrılan yatırım ödeneklerinin ne kadarı tamamlanmış ve vatandaşın kullanabildiği hizmetlere dönüşüyor?
Bu soruların yanıtlanması belediyeyi yıpratmaz. Aksine yönetimin çalışmalarını somut verilerle anlatmasına, eksiklerini görmesine ve kamuoyunun güvenini güçlendirmesine katkı sağlar.
AĞRI'NIN KAYBEDECEK BİR ZAMANI DAHA YOK
Ağrı'nın yıllardır beklediği değişim, yalnızca yeni proje isimleriyle veya yapılan açıklamalarla gerçekleşmeyecek. Şehrin ihtiyacı, kaynakların doğru zamanda doğru yere yönlendirildiği, her yatırımın sonucunun takip edildiği ve vatandaşın parasının karşılığını hizmet olarak gördüğü bir yönetim anlayışıdır.
Nihat Aydın'ın değerlendirmesinde öne çıkan temel düşünce açık: Ağrı'nın gelişmesi için yalnızca daha fazla kaynak aramak yeterli değildir. Önce mevcut kaynakların nasıl yönetildiğine, hangi önceliklerle kullanıldığına ve şehirde neyi değiştirdiğine bakılmalıdır.
Belediyecilikte mazeretlerin değil, sonuçların konuşulması gerekir. Vatandaşın beklentisi de budur.
Ağrı halkı artık kaç toplantı yapıldığını, kaç proje açıklandığını değil; mahallesinde neyin değiştiğini, hangi sorunun çözüldüğünü ve geleceği için hangi kalıcı yatırımın yapıldığını görmek istiyor.
Çünkü bir şehrin bütçesi rakamlardan, belediyeciliğin başarısı ise o rakamların vatandaşın hayatında oluşturduğu değişimden ibarettir.




