Mehmet Metiner’in başkanı olduğu Demokrasi ve Birlik Derneği’nin kongresinde yaptığı konuşmada, çözüm sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler ve çağrılar kamuoyuyla paylaşıldı. Konuşmada, özellikle yargı kararlarının uygulanması ve güven ortamının güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlar verildi.
“AİHM ve AYM Kararları Uygulanmalı”
Yapılan açıklamada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de daha önce dile getirdiği gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda başta Selahattin Demirtaş olmak üzere haklarında karar bulunan isimlerin tahliye edilmesinin, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.
Demirtaş’ın serbest bırakılmasının, güven ikliminin tesis edilmesine katkı sağlayacağı belirtilirken, sürecin başarıya ulaşmasında bu adımın belirleyici rol oynayabileceğine dikkat çekildi.
“Kritik Eşik Aşılmalı, Süreç Bekletilmemeli”
Konuşmanın devamında hükümete ve devlete yönelik açık bir çağrı da yer aldı. Sürecin geldiği aşamada beklemenin risk oluşturduğu ifade edilerek, gerekli adımların gecikmeden atılması gerektiği belirtildi.
“Bu kritik eşikte beklemek, süreci sabote etmek isteyenlerin planlarına hizmet eder” denilerek, sürecin daha fazla geciktirilmemesi gerektiği vurgulandı.
Meclis ve hükümetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiği ifade edilirken, kalıcı barışın sağlanması adına cesur ve kararlı adımların önemine dikkat çekildi.
“Güven Ortamı Karşılıklı Adımlarla Sağlanır”
Açıklamada, çözüm sürecinin en önemli unsurlarından birinin karşılıklı güven olduğu belirtilerek, bu güvenin tek taraflı değil, karşılıklı atılacak adımlarla inşa edileceği ifade edildi.
“Bir adıma karşılık bir adım” anlayışının süreci ileri taşıyacağına işaret edilirken, güven ortamının zedelenmesinin tarihi bir fırsatın kaçırılmasına neden olabileceği uyarısında bulunuldu.
“Sürecin Bozulması Kimin İşine Yarar?”
Konuşmada ayrıca sürecin bozulmasının sonuçlarına da dikkat çekilerek, bu durumun kimlere fayda sağlayacağı sorusu gündeme getirildi.
Türkiye’nin yeni bir dönemin eşiğinde olduğu belirtilirken, ortak kazanım yerine çatışma ortamına sürüklenmenin kimseye fayda sağlamayacağı ifade edildi.
“Birlikte kazanmak varken, başkalarına kan ve gözyaşı üzerinden kazanç sağlamak hangi akla hizmettir?” sözleriyle sürecin önemine vurgu yapıldı.
“Devlete ve Liderliğe Güven Vurgusu”
Açıklamanın sonunda ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki devlet yönetimine duyulan güven dile getirilerek, sürecin sağduyu ve kararlılıkla tamamlanacağına olan inanç ifade edildi.




