Süreçte “kritik eşik” önümüzdeki hafta aşılmış olacak.
Etap etap, adım adım.
Sürecin ruhuna uygun ve süreci başarıyla hitama erdirecek adımlar ardı sıra gelecek.
Bir adım arkasından bir başka adımı getirecek.
Süreç nihayetinde bir inşa süreci.
“Çerçeve yasa” ilk adımlardan biri.
Her şey bu yasayla bir anda çözülmeyecek.
Ama kalıcı çözümün kapıları ardına kadar açılacak.
Yasayı yetersiz ve eksik bularak eleştirenler bilesiniz ki sürece zarar verirler.
Yasanın ruhunu bilmek ve önemsemek lazım.
Sürecin asıl ruhunu bilmek ve önemsemek lazım.
Öcalan’ın onay verdiği bu yasa süreçlerinde yasanın ruhunu görmezlikten gelerek dar, basit ve gelecek ufku olmayan eleştirilerde bulunmaktan inanıyorum ki Kandil’dekiler de DEM Parti’nin kendisi de özenle kaçınacaklardır.
Öcalan’ın “ya hep ya hiç!” radikalizmine getirdiği o anlamlı eleştiri, sürecin başarısı için çok gerekli.
Ben inanıyorum ki Kandil ve DEM Parti çözümsüzlüğe yol açacak bu türden sekter bir radikalizmi elinin tersiyle itecektir. Başka türlüsü Öcalan’ın süreçteki belirleyici rolünü sekteye uğratmak anlamına gelir.
Kandil’in ve DEM Parti’nin bu kritik süreçte Öcalan’ın elini daha da güçlendiren bir duruş sergileyeceğine inanıyorum. Duran Kalkan’ın Ruşen Çakır’a verdiği söyleşide söyledikleri bu anlamda son derece yapıcı ve pozitifti.
Öcalan’ın sürecin bizatihi kendisini kendi “fiziki özgürlüğü”nün üstünde tutan yaklaşımı Kandil için de söylem inşası sürecinde belirleyici pusula olmalıdır.
Öncelik sürecin başarıyla sonlandırılmasıdır.
“Fiziki özgürlük” şartı, süreç bozguncularının elini güçlendirir.
Öcalan bunun farkında ve o yüzden sürecin bizatihi kendisine odaklanmış durumda.
“Kurucu önderimiz Öcalan’dır, o ne derse o olur!” diyenlerin evvela bu süreçte söylemleriyle beraber dillerini de Öcalan’la tam uyumlu hale getirmeleri hayati önemdedir.
Bu kritik eşik alıldığında gayrı sonumuz selamettir.
Herkesin bu süreçte diline dikkat etmesi farzdır.
İnşa süreci başlıyor.
Birlikte kazanacak ve birlikte büyüyeceğiz.
Türkiye kazanacak.
Ne devletin beka sorunu olacak ne de Kürdün gelecek kaygısı.
Çünkü geleceği birlikte inşa edeceğiz.
“Türkiye Yüzyılı”nı birlikte inşa edeceğiz.



