Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti (OGC) Genel Başkanı Nihat Aydın, AK Parti geçmişi bulunan Mehmet Metiner, Hüseyin Çelik ve Orhan Miroğlu’nu hedef haline getirildiği “kripto Kürtçü” ifadesine sessiz kalamadı.
Suriye’nin Halep kentinde yaşanan çatışmalar ve Türkiye’de Ekim 2025’ten bu yana devam eden çözüm süreci tartışmaları, Ankara merkezli yeni bir polemiği beraberinde getirdi. Halep’teki çatışmalar sürerken yapılan açıklamalar, AK Parti geçmişi bulunan Mehmet Metiner, Hüseyin Çelik ve Orhan Miroğlu’nu hedef haline getirdi. İktidara yakın bazı çevrelerde “kripto Kürtçü” ifadesi üzerinden sert bir tartışma başlatıldı.
Tartışma, özellikle Suriye Ordusu ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sırasında bu üç ismin diyalog ve müzakere çağrısı içeren açıklamaları sonrası alevlendi. Yapılan açıklamalar, bazı yazar ve yorumcular tarafından “Kürtçülük” ve “PKK söylemine yakınlık” iddialarıyla eleştirildi.
İsimler Ne Demişti?
Mehmet Metiner, çatışmalar sırasında yaptığı açıklamada, ne Şam yönetiminin Suriye’yi kaybettirmesine ne de SDG-YPG’nin Kürtlere ve Suriye’ye zarar vermesine razı olunamayacağını ifade etmişti.
Hüseyin Çelik ise, Suriye’de yeni yönetimin muhatap alınırken Suriyeli Kürt aktörlerle diyalog kurulmamasını eleştirmişti. Orhan Miroğlu da askeri yöntemlerin istikrar getirmeyeceğini savunarak müzakere çağrısı yapmıştı. Bu açıklamaların ardından Haksöz yazarı Yahya Fırat ve Yeni Akit yazarı Kenan Alpay tarafından kullanılan “kripto Kürtçü” ifadeleri, sosyal medyada geniş yankı buldu.
“Bu Yaftalama, Meseleyi Anlamamaktır”
Tartışmalara OGC Genel Başkanı Nihat Aydın da dahil oldu. Aydın, yaptığı değerlendirmede, “kripto Kürtçü” söyleminin toplumu ayrıştıran, meseleyi çözmekten uzak bir dil olduğunu vurguladı.
Aydın, Kürt meselesinin terör parantezine sıkıştırılarak tartışılamayacağını belirterek, “Kürt meselesini konuşan herkesi yaftalamak, eleştiren her sesi ‘kripto’ ya da ‘örtük ajanda’ ile suçlamak, ne güvenlik üretir ne de toplumsal barışa katkı sağlar. Bu dil, sorunu çözmez; aksine derinleştirir.” ifadelerini kullandı.
OGC Başkanı Aydın, PKK ile Kürt vatandaşların taleplerinin bilinçli şekilde ayrıştırılması gerektiğini vurgulayarak, diyalog çağrılarının otomatik olarak terörle ilişkilendirilmesini “siyasi kolaycılık” olarak nitelendirdi.
“Eleştiri Terör Değil, Diyalog Zaafı Da Suç Değil”
Başkan Aydın açıklamasında, Metiner, Çelik ve Miroğlu’nun açıklamalarının farklı siyasal geleneklerden gelse de ortak bir noktaya işaret ettiğini ifade etti. Aydın, “Bu isimlerin söylediklerine katılmayabilirsiniz. Ama onları ‘kripto’ ilan etmek, niyet okuması yapmak ve hedef göstermek, fikirle değil korkuyla siyaset yapmaktır. Eleştiri terör değildir, müzakere çağrısı da ihanet değildir.” dedi.
Tartışma Genişliyor
DEVA Partisi Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, bu isimlere “kripto Kürtçü” denilmesinin akla, vicdana ve ahlaka sığmadığını belirtirken; HÜDA PAR Genel Başkan Vekili Şehzade Demir de tartışmayı “zararlı” olarak nitelendirdi.
Gazeteci Ruşen Çakır ise analizinde, bu tartışmanın Kürt meselesinde kullanılan dilin sorunun kendisi haline geldiğini vurguladı. OGC Başkanı Nihat Aydın’a göre ise asıl sorun, Kürt meselesinin konuşulmasını “tehlikeli” gören reflekslerin hâlâ güçlü olması: “Bu ülkede sorunları konuşmaktan korkan bir dil var. O dil değişmedikçe ne güvenlik kalıcı olur ne de kardeşlik.”





