Ağrı kültürünü alan çoğu insan nerede olursa olsun, hangi sektörde büyürse büyüsün, dönüp dolaşıp memleketine dokunur. Hikmet Eraslan, tam da bu tanımın karşılığı olan isimlerden biri.

Doğubayazıt’tan çıkıp Londra’ya, oradan Avrupa’ya uzanan bir hikâye… Sonrasında Türkiye’de moda, turizm, ticaret ve organizasyon alanında kurulan büyük bir marka: Dosso Dossi.

Bugün ise yeni bir adım atıyor.

Bu kez sahne moda değil, kahve.

Hikmet Eraslan, “Dosso Dossi” isimli kahve markasıyla franchising sistemine geçti. Yani artık bu marka; Starbucks, EspressoLab, Kahve Dünyası, Arabica gibi devlerle aynı ligde yarışacak.

Bu küçümsenecek bir hamle değil.

Bu, doğrudan global rekabet demek.

Ve dikkat edin…

İlk adım 4-4 Dünya Ağrılılar Günü’nde İstanbul Beylikdüzü’nde atıldı.

Bu detay tesadüf değil.

Bu, kimliğini unutmayan bir markanın bilinçli tercihi.

Hatta açılan şubede kahvelerden birine babası Mehmet Eraslan’ın ismi verildi.

Bu da bu hikâyenin sadece ticaret değil, aidiyet meselesi olduğunu gösteriyor.

Hikmet Eraslan’ı sadece iş insanı olarak tanımlamak eksik kalır.

Tekstil var.

Fuarcılık var.

Turizm var.

Organizasyon var.

Bir de onun “kaçamadığı” tarafı var:

Eğlenmek.

DJ performansları, konser organizasyonları, sahne enerjisi…

Bunlar onun işinin değil, karakterinin parçası.

Ama bu eğlencenin arkasında ciddi bir vizyon var.

Ağrı’da yapılan Ağrı Dağı Müzik Festivalleri bunun en net örneği.

Türkiye’nin en büyük sahneleri Doğubayazıt’a kuruldu.

Türkiye’nin en büyük sanatçıları Ağrı’ya geldi.

Bu, sıradan bir organizasyon değildi.

Bu, “Ağrı da yapabilir” mesajıydı.

Ben kendisiyle birkaç kez görüşme fırsatı buldum.

Hatta İshakpaşa Sarayı’nda çekilen klip çalışması sürecinde birebir temasımız oldu.

O süreç kolay değildi.

İzinler, tartışmalar, tepkiler…

Ama sonuçta şu gerçek değişmedi:

Bu şehir için risk alan insan sayısı çok az.

Ve Eraslan o az sayıdaki isimlerden biri.

Ailenin diğer figürleri de bu hikâyenin önemli parçaları.

Ağabey Ahmet Eraslan…

Fenerbahçe yönetiminde yer almış, siyasetle ilgilenmiş, Doğubayazıt’ta spor yatırımlarıyla bilinen bir isim.

Baba Mehmet Eraslan…

Kültürüne bağlı, duruşu olan, dengbej geleneğini yaşatan, bölgenin saygı duyduğu bir figür.

Ve en küçük kardeş Hikmet Eraslan…

Bu mirası alıp global markaya dönüştüren isim.

Ama gelelim asıl meseleye.

Bu kadar yatırım…

Bu kadar vizyon…

Bu kadar organizasyon…

Peki Ağrı ne alıyor?

Evet, reklam alıyor.

Evet, isim alıyor.

Evet, görünürlük alıyor.

Ama yetmez.

Buradan açık çağrı yapalım:

Hikmet abi…

Bu işin en basit adımı belli.

Dosso Dossi Kafe’nin 100. şubesi Ağrı’da açılmalı.

Ya kendin aç.

Ya bir girişimciye ver.

Ama bu marka bu şehirde olmalı.

Kar edersin, etmezsin mesele değil.

Zaten yaptığın organizasyonlara bakınca,

Ağrı için para hiçbir zaman mesele olmadı.

Ağrı’da Valiye Mesaj Hattı’na 2 Ayda 1.014 Başvuru
Ağrı’da Valiye Mesaj Hattı’na 2 Ayda 1.014 Başvuru
İçeriği Görüntüle

Ama bu şehirde bir Dosto Dossi tabelası olmalı.

Ve daha büyüğü…

Nuh’un Gemisi Müzesi.

Bir zamanlar bunun için ciddi adımlar atıldı.

Projeler konuşuldu.

Ama Milli Parklar süreci tıkadı.

Ve proje rafa kalktı.

Ama Ağrı hâlâ bekliyor.

Belki bugün değil.

Ama bir gün…

Ağrı’ya bir Nuh’un Gemisi Müzesi yakışır.