DOLAR 32,8393 0.2%
EURO 35,1858 0.23%
ALTIN 2.449,84-0,32
BITCOIN 2169265-0,03%
Ağrı
22°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Seyda Molla Musa Celali son yolculuğuna uğurlandı

Seyda Molla Musa Celali son yolculuğuna uğurlandı

ABONE OL
13:37 | 01 Aralık 2021 13:37
Seyda Molla Musa Celali son yolculuğuna uğurlandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Seyda Molla Musa Celali Ahmet Yesevi Medresesi’nde son yolculuğuna uğurlandı.

Bölgenin büyük alimlerinden ve Doğubayazıt ilçesinin ilim abidesi Seyda Molla Musa Celali ders verdiği Ahmet Yesevi Medresesinde İl Müftüsü Tandoğan Topçu’nun kıldırdığı cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Çok sayıda seveninin katıldığı Cenaze merasiminde tekbirlerle defin edilen Seyda Molla Musa Celali’nin vefatı ilçeyi adeta yasa boğdu.

SEYDA MUSA CELALİ

1. İlmi ve Fikri Hayatı

1938 yılında Doğubayazıt’ın Telçeker Köyünde doğan ve ilkokuldan sonra bölgenin muhtelif medreselerinde 17 yaşına kadar dini ilimleri tahsil eden müellif, daha sonra İmam-Hatiplik görevine başlayarak yaklaşık 50 senedir medreselerde ders vermektedir. Molla Musa, ömrünün evvelki yıllarını ilim tahsili, tedrisi ve sıkı araştırma ve inceleme ile geçirdikten sonra eski Arabȋ ilimlere dair revacın azalması ve ilmiyle ȃmil vefȃkar talebelerin kıtlığa uğramasını görüp altmış beş yaşından itibaren kendisini tamamen ilmi kitaplar hazırlamaya adama kararı almıştır.Müellif halen yaşamakta olup Doğubayazıt’ta ikamet etmektedir. Medrese çevrelerinde “Molla Musa el-Celalȋ” diye meşhur olan müellif, bugüne kadar yüzlerce talebe yetiştirmiştir.

Molla Musa aslen Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesine bağlı Sürbahan (Yeni ismi Telçeker) köyünde fakir ve dindar bir şahsın oğlu olarak doğdu. Babasının adı Hasan, onun da babasının adı Ubeyd, onun babasının adı Yusuf, onun babasının adı Mahmud, onun babasının adı Ömer, onun babasının adı İsmail, onun babasının adı Ahmed’dir. Halk arasında bilinen rivayete göre Ahmed’in kel olması sebebiyle “Keçel” adı verilmiş, kendisinden sonraki evlatlarına “Keçeli Aşireti” adı verilmiştir. Keçeliler de kendilerini Celâlî Aşiretinin bir boyu olarak kabul etmektedir. Bu sebeple müellifimiz Molla Musa el-Celȃlȋ olarak tanınmaktadır.

Molla Musa Celȃlȋ 1944 yılında köyündeki İlkokula kaydolmuş, okulun en başarılı öğrencisi olarak 1949’da mezun olmuştur. Daha sonra köyde ailesinin kapı komşusu olan ve Osmanlı döneminde askeriyede “Ali Okul” adı verilen askeri kurslarda alfabeyi öğrenen komşusu “Ali Çavuş”tan Kur’an okuma dersi almıştır. Bir ay gibi kısa bir sürede Kur’an okuma aşamasını bitirince komşusu Ali Çavuş’un “benden bu kadar, sen benden öğrendin ama benden daha güzel okuyorsun, git kendine bir şeriat hocası bul, o sana ders versin” şeklindeki tavsiyesi üzerine babasından habersiz bir şekilde Bulanık’ta ikamet eden halasının evine kaçmış, oradaki medreseye gitmiştir.

Medrese eğitimine bu şekilde 1950 yılında Bulanık (Kop)’a bağlı “Tirtop” adlı köyde meşhur Şeyh Molla Muhammed Sadık’ın kardeşi Molla Reşid’den sarf ilmindeki “İzzȋ” adlı kitaptan başlamış, “Şerhu’l-Muğnȋ’ye kadar okumuştur. 1949-1950 yılında açılan öğretmen okulu sınavlarında başarılı olan müellifimiz, istememesine rağmen babası tarafından Erciş Arnis Öğretmen Okuluna kaydolmak üzere götürülmüş, ancak yaya gittiklerinden dolayı yolda gözüne kan girmiş, okul müdürü tarafından“gözleri kör olacak, okumasına gerek yok” diye geri gönderilmiştir. Bunun üzerine medrese eğitimine devam etmeye başlayan Molla Musa 1951 ve 1952 yıllarında Iğdır’da Hoşhaber köyü imamı Üstad Molla İbrahim el-Iğdırȋ’nin medresesinde medrese usulü eğitim silsilesini (kitap esaslı müfredatı) takip ederek  “Şerhu’l-Muğnȋ” adlı kitaptan İmam Suyutȋ’nin “Elfiyye” üzerinde yazdığı meşhur şerh kitabı “el-Behcetu’l-Mardiyye Ala’l-Elfiyye” seviyesine kadar gelmiştir. Daha sonra Doğu ve Güneydoğu Bölgesinin meşhur âlimlerini araştırarak bir kaç müderrisin dizinin dibinde diğer kitapları okumuştur. Yanında ders okuduğu meşhur hocalardan bir kaç tanesi şunlardır: Molla Abdurrahman Dürre, Molla İbrahim Ağdadȋ (1953-1954), Şeyh Abdurrahim b. Şeyh Yahya Çoxreşȋ, Molla Şemsuddȋn (1956-1957), Seyyid Abdurrahmȃn ed-Dérizbȋnȋ. Bu ve benzeri silsile kitaplarını okuyup bitirdikten sonra memleketi Doğubeyazıt’a dönerek 1957 yılında Néço Köyü, Çiftlik Köyü ve Nureşin Köyü’nde hem fahri imamlık vazifesini ȋfa etti, hem de bir medrese açıp talebe okuttu.

Müderrislik ve imamlık hayatını sürdürürken aynı zamanda bölge ulamasından irtibatını kesmeyen Molla Musa senede bir kaç defa müşkil meseleleri bir deftere kaydedip zamanın en parlak âlimlerine müraccat etmiş, ayrıca muhtelif ilimlerle ilgili olarak da sıkı ve düzenli bir metodla kendi kendini yetiştirme programını takip etmiştir. Bu sebeple Allame Molla Sareddin Yüksel ile Allame Şeyh Muhyeddin el-Havȋl hocaefendilerine vefatlarına kadar müracaat etmiştir. İcazetnamesini de Şeyh Muhyeddin el-Havilȋ’den almıştır.

1961 yılında askerlik vazifesini yerine getirmek üzere Mardin’e gitmiştir. Orada iki buçuk sene hem askerlik yapmış, hem de ulaşabildiği âlimlere müracaat ederek dinȋ ve ilmȋ bilgilerini pekiştirmiştir. Askerlikten döndükten sonra da yine 4 yıl Girberan, 3 ay Kalecik, 4 yıl Girika köylerinde hem müderrislik hem de fahri imamlık yaptı. 1968 yılında Kars iline bağlı Şaban Köyünde kısa bir süre imamlık yaptıktan sonra tekrar memleketi Doğubeyazıt’a dönerek 1969-1975 yılları arasında Zorava Köyünde, 1975-1976 ylında Noreşȋn Köyünde, 1977-1982 yıllarında Xarik Köyünde resmi imamlık ve müderrislik yaptı. Daha sonra 1982-1984 yıllarında Doğubeyazıt Merkez Camii’nde Vaizlik yapmasının yanısıra Kur’an Kursunda ders verdi. 

Kur’an Kursu eğitiminin Kur’an kıraati ve Arap alfabesi ile birlikte tecvid ilmine munhasır olup da üst seviye gerektiren arabȋ ve dinȋ ilimlere elverişli olmaması, şehrin merkezinin de medrese eğitimini sürdürmeye münasip olmaması nedeniyle tekrar köylere dönüp Ağrı’nin Eleşkirt İlçesine bağlı Haydaroğlu Köyü’ne tayininiyaptırıp 1986-1988 yılları arasında orada kurduğu medresede talebe yetiştirmeye devam etti. 1988 yılında bir sene Eleşkirt’e bağlı Şanezer (Körpeçayır) köyünde imamlık ve müderrislik yaptı. Daha sonra tekrar Doğubeyazıt’a dönerek 1989-1991 yıllarında Korım (Dalbahçe) Köyünde müderrislik ve imamlık yaptı. 1991 yılında resmi görevinden emekliye ayrılarak Doğubeyazıt merkezinde açtığı medresede bügüne kadar ders vermeye devam etmektedir. Hâlihazırda yaşayan ve bu medresesinde medrese programı çerçevesinde Molla Cami ve üstü kitaplardan ders okutan müellif aynı zamanda kitaplar yazmaya da devam etmektedir.

2. Eserleri ve Eserlerinin Muhtevası:

Müellifin medrese çevrelerinde ve dini ilimler alanında gerek Türkiye’de gerekse çevre ülkelerde tanınan eserleri şunlardır:

2.1. Mecmuatu’l-Ulum:Eski medreseler ile çağdaş dini okul ve fakültelerce okutulan Sarf, Nahiv, Mantık İlmi, Vadı İlmi, Akaid, Tasavvuf, Fıkıh Usulu, Tefsir Usulu, Hadis Usulu, Tecvid, Aruz İlmi, Belağat, Beyan, Münazara, Meani, Bedi İlimleri gibi 15 adet temel ilmin kısa ve öz bir şekilde ele alındığı ansiklopedik bir eserdir. İslâmî İlimlere Giriş niteliğinde toplu ve yeterli bilgilerin talebeye hazır bir şekilde sunulmasını hedef almaktadır.

2.2. Mecmuatu’l-Fevaid: Günümüzde yaşayan bir dini ilimler talebesinin bilmesi gereken klasik ve modern konulardaki bilgilerin toplu bir şekilde ele alındığı Faydalı Bilgiler Ansiklopedisi niteliğindedir.                       

2.3. Mecmuatu’l-Kasaid:Arap cahiliyyesi döneminde en meşhur Muallakat-ı Seb’a (Kabe’ye asılan yedi adet kaside) şiirleri ile İslâm Tarihinde çok meşhur olan Arapça edebi kasideleri şerh eden bir eserdir. İslâm Tarihi boyunca Arap Dili ve Edebiyatında en meşhur kaside ve Divânların da ele alındığı eser, türünün ilki ve en toparlayıcısı olarak kabul edilmektedir. Hz. Ali ile İmam Şafii’nin Divânları da eserde şerh edilmektedir.

2.4. Mecmuatu’l-Fetava:Şafii, Hanefi, Maliki, Hanbeli ve Caferi Mezheplerine ait fetvalar ile çağdaş konularla ilgili fetvaların toplu olarak özetle ele alındığı eser, klasik ve çağdaş sorunların her ikisine de cevap vermektedir. Eserde dini ve fıkhî meseleler hakkında eski ve yeni en önemli İslâm hukukçularının görüş ve içtihatları derlenerek ele alınmaktadır.

2.5. Mecmuatu’l-Makasıd:Buhari, Müslim, en-Nihaye, el-Camiu’s-Sağir gibi meşhur hadis kitaplarında geçen Mücmel ve Müşkil hadislerin haşiye ve şerhlerle açıklığa kavuşturulduğu eserde, ayrıca vaaz ile ilgili bir risale de bulunmaktadır.

2.6. Haşiye Ala İşarati’l-İ’caz:Bediuzzaman Said-i Nursi’nin Kur’an’ın belağat ve i’cazı ile ilgili olarak yazdığı tefsir mukaddimesindeki zor ve anlaşılması müşkil olan ibarelerin açıklığa kavuşturulduğu bir esedir.

2.7. Mevlit Ve Divan:Doğu bölgesinde asırlardır okunan ve eski dil üzere yazılmış olan Mevlid kitabının sadeleştirilerek yeni bir üslup ile Celâlî Kürtçesiyle yazıldığı eserde ayrıca müellifin muhtelif yıllarda yazdığı dinî ve tasavvufî şiirleri toplanmıştır.

2.8. Şerhu Kasaid-İ İbn Fariz:Meşhur Arap edebiyatçısı ve şairi İbn Fariz’in şiirlerinin şerh edildiği bir eserdir.

2.9. Şerhu Ebyati Tarihi’l-Hulefa: İmam Suyuti’nin Tarihu’l-Hulefa adlı tarih kitabında geçen ve anlaşılması zor olan şiirlerin şerh edildiği bir eserdir.

2.10. Şerhu Ebyati Nuri’l-Ebsar: Hz. Muhammed ve on iki ehl-i beyt imamının hayatının ele alındığı meşhur Nuru’l-Ebsar adlı kitapta geçen ve anlaşılması zor şiirlerin şerh edildiği bir eserdir. Sembol Yayınları arasında basılmıştır.

2.11. Bazı Şüphelere Cevaplar:Günümüz ilahiyat âlimleri arasında tartışılan bazı konuların ele alındığı bu risale Şehmus Demir tarafından Arapça’dan Türkçe’ye tercüme edilerek 1997 yılında İstanbul’da basılmıştır. 

2.12.  Kızıl İcaz Şerhi: Mantık İlmi ile ilgili olarak Arapça yazılmış olan ve Bediuzzaman Said-i Nursi’nin de talikatlarının bulunduğu meşhur kitaptaki zor ibare ve konuların açıklığa kavuşturulduğu eserdir.

2.13. Tefsiru’l Muhmel Üzerine Haşiye:Arapça yazılmış ve tamamıyla noktasız harflerin kullanıldığı meşhur “Tefsiru’l-Mühmel” adlı Kur’an tefsiri kitabının zor yerlerinin ve anlaşılmaz bölümlerinin açıklığa kavuşturulduğu eseridir. Birinci baskısı İstanbul’da yapılan bu eser müellifi tarafından tekrar genişletilmiş bir halde bastırılmak üzere yazılmaktadır.

2.14. İhsan Süreyya Sırma’ya Reddiye:Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA’nın “Hilafetten Saltanata” isimli eserinde bulunan bazı iddialarının red ve tenkit edildiği bir reddiye kitabıdır. Türkçe yazılmıştır. Henüz basılmamıştır.

2.15. Ta’lîkât Ala Haşiyeti’l-Kızılcı Ala Tasrifi’l-Eşnevî: Adından da anlaşıldığı gibi Eşnevî’nin Sarf ilminde yazdığı kitabının üzerinde yazılmış bulunan Kızılcı Haşiyesinin müşkil ve zor yerlerini açıklayarak talebelere ve ilim adamlarının kitabı daha kolay anlamalarını sağlayacak ta’liklerin yazıldığı bir eserdir. O da Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.16. Mecmuatu’r-Resâil:Bu kitap, dört risaleden oluşmuştur.  Bu risalelerde özellikle günümüz İslâm dünyasında tartışılan sünnetin hücciyeti, recm, riddet, sigara, sigorta, organ nakli, Mehdi’nin gelişi, Hz. Hızır konusu, kabir azabı, şefaat gibi itikadî ve fıkhî konuları ele alınmıştır. Söz konusu kitap da Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.17. Er-Risaletu’d-Daiyye İla Mahabbati Muaviye:Bu eser, günümüzde Hz. Muaviye’yi ta’n etmek üzere yazılmış olan bir takım kitap ve makaleler karşısında geleneksel Ehl-i Sünnetulemâsının kaynak eserlerine dayalı bir şekilde Hz. Muaviye savunulmaktadır.  Bu eser de Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.18. Nefyu’l-Ciheti Ve’l-Hulul Ve’l-İttihad Ve’l-Mekân Anil’llâhi’l-Vahidi’l-Kahhâri’r-Rahmân: Bu eserde, İslâm akaidinin ulûhiyet bahsinde Mücessime, Müşebbihe, Ehl-i Sünnet ve Mu’tezile mezhepleri arasında tartışılan hulul, ittihad, cihet ve mekân konularını ilgili ayetlerin ışığında hadisler yardımıyla ve selef ve halef ulemâsının izahatları çerçevesinde ele alınmıştır. Bu eser de Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.19. Ta’lîkât Alâ’l-Kitâbi’l-Lezi Yebhasu Ani’l-Lâh: Said Havva tarafından yazılan “Allah” isimli Arapça kitabın zor yerlerinin anlaşılmasını sağlayan ta’liklerin bulunduğu bir kitaptır. Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.20. Senau’s-Sakaleyn Fî Menâkıb-İ’ş-Şeyheyn Ebî Bekir Es-Sıddîk Ve Ömer El-Farûk:Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer ile ilgili olarak temel İslâm Tarihi kaynaklarından nakil ve istifadeyle yazılmış olan bir eserdir. Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.21. Celâu’l-Ayneyn Fî Menâkıb-İ’l-Hateneyn Usmân Zî’n-Nureyn Ve Alî Ebî’s-Sıbteyn: Hz. Osman ve Hz. Aliile ilgili olarak temel İslâm Tarihi kaynaklarından istifadeyle yazılmış olan bir eserdir. Diğer eserler gibi İstanbul’da Sembol Yayınları tarafından bastırılmıştır.

2.22. El-Envâru’s-Satıa Fi’l-Ecvibeti Ani’l-İ’tirâdâti’l-Vârideti Alâ’l-Hulefâi’l-Erbaati: Dört halife ile ilgili ileri sürülen bir takım itirazlara karşı onları savunan ve bu konudaki şüphe ve itirazlara cevap veren bu eser de Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.23. Nuru’l-Basar Fî Menâkıbi’l-Eimmeti’l-İsney Aşer:Ehl-i beytin on iki imamının hayatları,  şahsiyetleri, menkıbeleri ve İslâm tarihindeki yeri ile Ehl-i Sünnet tarafından kendilerine verilen değer ve hürmeti anlatan bir eserdir. Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.24. Feyzu’l-Kadiri’l-Mubdî Şerhu’l-Mevlidi’l-Kurdî:Molla Muhammed-i Bateé tarafından yazılan ve Kürt bölgelerinde bir kaç asırdır Mevlid kandillerinde ve muhtelif vesilelerle merasim şeklinde okutulan Mevlidi Şerif’i Arapça’ya tercüme ettikten sonra bir de şerh eden bir kitaptır. Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.25. Feyzu’l-Kadiri’l-Allâm Şerhu Nehci’l-Enâm: Molla Halil Siirdî tarafından yazılan Nehcu’l-Enâm isimli Akaid ve Kelâm manzumesini ArapçA’ya tercüme edip yine Arapça Şerheden bu kitap da Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.26. Feyzu’l-Kadîri’r-Rahmân Şerhu Newbihârâ Biçûkân: Bu eser, Şeyh Ahmed-i Hânî’nin meşhur eseri Nevbihar’ı Arapça’ya tercüme edip Arapça açıklayan bir şerh kitabıdır. Sembol yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.27. Feyzu’l-Kadiri’l-Mennân Şerhu Aqîdeti’l-Îmân:Yine Şeyh Ahmed-i Hânî tarafından yazılan Akîda İmâné isimli eserin Arapça’ya tercüme ve şerh edildiği bir eserdir. Sembol Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.28. Mecmuatu’l-Fuyûzât:Bu eser de son dört eserin, yani Mevlid, Nehcu’l-Enâm, Nevbihar ve Aqide eserleri üzerinde yazılmış olan şerh kitaplarının yoğun talep üzerine birleştirilerek tek cilt ve aynı mecmua halinde bastırıldığı bir kitaptır. İhvân Neşriyât tarafından 2012 yılında İstanbul’da bastırılmıştır.

2.29. Hâşiyetu El-Vâdihu’l-Mesâlik Alâ Tefsîri’l-Medârik (Şerhu Tefsîri’n-Nesefî):Nesefi tefsiri diye meşhur olan tefsîr kitabı üzerinde yazılan bu eser, bölgedeki bazı âlimlerin ve üniversite hocalarının talebi üzerine Medârik adlı tefsîr kitabının müşkil ve zor taraflarının anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla yazılmıştır. 2017 yılında altı  (6) cilt halinde Ravza Yayınları tarafından İstanbul’da bastırılmıştır.

2.30. Haşiyetu Camiu’l-Makasıd Ala Halli’l-Meakıd Şerhu’l-Kavaid:Üstad Ahmed b. Muhammed es-Sivȃsȋ tarafından yazılıp medreselerde ders kitabı olarak okutulan Halli’l-Meȃkıd adlı eser üzerine Molla Musa el-Celȃlȋ’nin yazdığı bir haşiye çalışmasıdır. Mehmet Can tarafından da tahkik edilerek bastırılmıştır.

2.31. Haşiyetu Şerhu’l-Muğni:Nahiv ilminde yazılmış olan el-Muğnȋ isimli kitabın şerhi olup medreselerde ders kitabı olarak okutulan Şerhu’l-Muğnȋ isimli eser üzerine yazılmıştır. Anlaşılması müşkil olan yerleri açıklamaya çalışıp talebelerin bu kitabı daha iyi anlamalarını sağlamak amacıyla te’lȋf edilmiştir. Bu kitap da bastırılmıştır.

2.32. Feyzu’l-Kadîri’l-Metîn Şerhu Kitâbi Mem U Zîn: Bu kitap da Şeyh Ahmed-i Xânî’nin “Mem u Zin”adlı şaheseri üzerinde yazılmış bir şerh kitabıdır. El-Celâlî böylece bu kitabı ile Xânî’nin her üç kitabının şerh ve haşiye çalışmalarını kemâle erdidrmiştir. Kitapta Mem u Zin’in asıl metni eski Kürtçe haliyle Arap Alfabesi üzerine yazıldıktan sonra günümüz Kürtçesi’ne aktarılmakta, daha sonra da şiirlerin müfred kelimeleri teker teker Arapça’ya aktarıldıktan sonra beyitlerin icmâlî manaları verilmekte, lügat, belagat, Arabî mana, Kurmancî mana, ta’lîk başlıkları altında şerh yapılmaktadır. Eser İhvan Neşriyat tarafından 210 yılında bastırılmıştır.

2.33. Tuhfetu’l-Habîb: Bu kitap üç kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısmı Ehl-i sünnet ve’l-cemaat fırkasının itikadî esaslarını ihtiva etmektedir. İkinci bölümü bazı fıkhî meseleleri Şafiî ve Hanefî Mezheplerine göre açıklamaktadır. Üçüncü bölümü de tasavvuf konularını muhtasar bir şekilde açıklamaktadır. Eser 227 sayfa olup yayın evi ve tarih belirtilmeksizin Molla Muhyettin el-Cezerî tarafından bastırılmıştır. Takriben 2017 yılında yayınlanmıştır.

2.34. Hediyyetu’l-Fakîr Fî Beyâni Ezkâri’l-Kadîr: Bu eser dua kitabı olarak hazırlanmıştır. Kur’an ve Sünnette geçen duaları esas alarak bir Müslümanın hayatında daima tekrar etmesi gerekli duaları bir araya getirmiştir. Eser 2018 yılında müellifin bazı dostları tarafından özel olarak belli sayıda bastırılmıştır. Ancak bu baskıda yayın evi ismi ve yayınlandığı yer zikredilmemiştir.

2.35. Beyzavî Tefsiri Haşiyesi:Hâlihazırda (2019 yılı itibarıyla) te’lif edilmeye devam etmektedir. Nesefî Tefsiri haşiyesi üslup ve metoduna uygun bir şekilde yazılmış olup bitmiş durumdadır. Yazılan kısımları müellifin el yazması nüshası halinde kendi arşivinde saklanmaktadır. Eserin takriben altı ciltten oluşması beklenmektedir. Tashih edildikten sonra yayınlanması planlanmaktadır.

2.36. Molla Ahmed-i Cezirî Divanı Şerhi: Müellif hâlihazırda (2021 yılı itibarıyla) bu eserini yazmaya başlamış olup devam etmektedir.

Molla Musa Celâlȋ, 45 cildi aşkın eserlerinde İslâm ilim tarihinin genel bir özet ve hulasasını bir araya getirmiş, İslâmî ilimlerin oluşum aşamasından günümüze kadar temayüz etmiş ilim dalları ve âlimlerden en önemli olanlarından nakil ve iktibaslarda bulunarak bir ilim talebesinin ve müderris/âlimin bilmesi gereken İslâmî Genel Kültür konusunda ansiklopedik bilgiler vermiştir.

 

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.