Güncel

Mehmet Metiner: “Yenmek-yenilmek retoriğiyle Türkiye’ye özgü çözüm modeli doğru anlaşılamaz”

AK Parti eski milletvekili ve yazar Mehmet Metiner, PKK’nın feshi ve silah bırakma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, sürecin “yenmek-yenilmek” kavramları üzerinden okunmasına tepki gösterdi.

AK Parti eski milletvekili ve yazar Mehmet Metiner, PKK’nın feshi ve silah bırakma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, sürecin “yenmek-yenilmek” kavramları üzerinden okunmasına tepki gösterdi. Metiner, Türkiye’nin kendi şartları içinde geliştirdiği çözüm modelinin bir tarafın diğerini yenmesi üzerine kurulmadığını savundu.

Mehmet Metiner, “Yenmek-yenilmek retoriği… Türkiye’ye özgü bir çözüm modelini doğru anlamak” başlıklı değerlendirmesinde Metiner, “Düşmanınızı yenmişseniz onunla müzakere etmezsiniz. Yenen yenilenle müzakere etmez. Yenilen kendisine dayatılan şartları kabul eder. Yenen de istediğini kabul ettirir.” ifadelerini kullandı.

PKK meselesinde klasik anlamda bir “yenme-yenilme” durumunun bulunmadığını belirten Metiner, örgütün silah bırakma sürecinin bir askeri yenilginin ardından gerçekleşmediğini ifade etti. Metiner, PKK sorununun çözümünün “Türkiye’ye özgü bir çözüm modeli” olduğunu vurguladı.


“Barış çağrısı yenilen tarafa yapılmaz”

Metiner, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK’nın kurucu lideri Abdullah Öcalan’a yaptığı çağrıyı hatırlatarak, sürecin bu çağrının ardından şekillendiğini belirtti. Bahçeli’nin “yeni bir dönemi birlikte başlatmak” amacıyla tarihi bir çağrıda bulunduğunu ifade eden Metiner, Öcalan’ın da bu çağrıya olumlu karşılık verdiğini ve PKK’nın kendisini feshettiğini açıkladığını kaydetti.

Metiner, gerekli yasal ve hukuki altyapının hazırlanmasıyla birlikte silahların tamamen bırakılmasının öngörüldüğünü belirterek, yeni dönemde “silah yerine siyasetin esas alınması” hedefinin bulunduğunu ifade etti. Bu değerlendirmelerin PKK’yı desteklemek anlamına gelmeyeceğini savunan Metiner, “Şimdi bunu söylemek PKK’yı arkalamak anlamına mı geliyor? Sen aklımıza mukayyet ol Yarabbi!” sözleriyle kendisine yöneltilebilecek eleştirilere tepki gösterdi.

Metiner, “Barış çağrısı yenilen tarafa yapılmaz” diyerek, sürecin “yenme-yenilme” çerçevesinde tanımlanmasının sürecin ruhuna aykırı olduğunu dile getirdi. Sürecin başından itibaren yenme-yenilme üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğinin Bahçeli tarafından da vurgulandığını belirten Metiner, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “savaşın kazananının, barışın kaybedeninin olmayacağı” yönündeki yaklaşımına da dikkat çekti.

Metiner, fesih ve silah bırakma süreci tamamlandığında “Türkiye Yüzyılı’nın birlikte inşa edileceği” mesajının defalarca verildiğini belirterek, sürecin bir tarafın yenilgisi üzerinden değil, ortak kazanım anlayışıyla ele alınması gerektiğini savundu.


“Kucaklayan yeni bir siyaset ve dil gerekli”

Metiner, sürecin başarıya ulaşması için dışlamayan ve kucaklayan bir siyasi dilin benimsenmesi gerektiğini belirtti. “Sürecin başarısı için incinmeyen ve incitmeyen, dışlamayıp kucaklayan kazanımcı yeni bir siyasetin ve o siyasete uygun dilin esas alınması gerektiğini söylüyorum” diyen Metiner, bu yaklaşımının Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli’nin süreçle ilgili tutumlarıyla çelişmediğini, aksine bu yaklaşım ile bütünüyle uyumlu olduğunu ifade etti.

Metiner ayrıca, sürece başlangıçta açıkça karşı çıkanlarla, daha sonra süreç savunucusu bir rol üstlenenleri birbirinden ayırdığını belirterek, “Onları tanıyor-biliyoruz” ifadelerini kullandı. Değerlendirmesinin sonunda Metiner, sürecin başarıya ulaşacağı yönündeki görüşünü yineleyerek, “Öküzün altında buzağı aramaya gerek yok. Süreç cümlenize rağmen başarılı olacaktır” ifadelerini kullandı.