Güncel

Mehmet Metiner: “Gün mezhepçilik günü değildir”


Gün mezhepçilik günü değildir.

İran’ı kendimiz eleştiririz.

Rejimini ve siyasasını bazen hiddetle ve şiddetle eleştiririz.

Ki bu eleştiriyi ziyadesiyle hak ediyor.

İran’ın kendini yeniden inşa etmesi gerektiğini salık veririz.

Bu bizim kendi iç meselemizdir.

Lakin İran’a ABD ve İsrail saldırısı olduğunda asla tarafsız ve seyirci kalamayız.

O alçakça saldırıları tüm yüreğimizle lanetleriz.

Ayrıca biliriz ki ABD ve İsrail’in lehine olan hiç bir şey, Türkiye’nin lehine değildir.

Dahası hedef ülkenin rahmetli Necmettin Erbakan Hıcamızın da dediği gibi Türkiye olduğunu biliriz.

O yüzden diyorum ki İran’a karşı yapılan saldırıyı bölge barışı için büyük bir tehdit olarak görüp eleştirirken aynı zamanda iç cephemizi de acilen tahkim etmeye yönelmemiz şart.

Savaş derinleşirse tüm taşlar yerinden oynar.

Yeni pozisyonlar ve tavır alışlar kaçınılmaz hale gelir.

Belirsizlik ve kaos düzeni kendine uygun yeni bir ittifaklar düzeneğini doğurur.

Suriye’ye bu süreçte dikkat etmek lazım.

Başlattığımız süreci acilen tamamlamamız lazım.

Kelimeler ve tanımlar üzerinden zararlı tartışmalarla vakit kaybetmeden demokratik bütünleşme süreci için gerekli olan idari ve hukuki adımları cesaretle atmamız lazım.

Süreci enfekte edecek bir yeni konjonktür ortaya çıkarsa Allah muhafaza tarilsel bir fırsatı kaçırmış oluruz.

Devletimizin/Hükümetimizin bu süreçte ortaya koyduğu tavrın tam arkasında durarak iç cephemizin sarsılmayacak kadar güçlü olduğunu göstermemiz vatanseverliğimizin bir gereğidir.

Hükümetimizin bu süreci doğru okuyacağına ve ülkemizin menfaatlerine uygun en doğru siyasayı ortaya koyacağına yürekten inanıyoruz.

Rabbim ülkemizi ve milletimizi şer odaklarının hilelerinden muhafaza buyursun!