Ağrı

Nerede O Eski Ramazanlar, Nerede O Belediyecilik?

Ramazan-ı Şerif… 11 ayın sultanı bir kez daha kapımızda. Maneviyatın, paylaşmanın, dayanışmanın en yoğun yaşandığı günlere giriyoruz.

Ramazan-ı Şerif… 11 ayın sultanı bir kez daha kapımızda. Maneviyatın, paylaşmanın, dayanışmanın en yoğun yaşandığı günlere giriyoruz. Ancak bu Ramazan arifesinde şehirde dolaşırken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Nerede o eski belediyeler, nerede o eski Ramazan çadırları?

Ağrı’da geçmiş dönemlerde Ramazan ayı geldi mi belediyenin kurduğu iftar çadırları şehrin kalbinde kurulurdu. İsimler değişti, dönemler değişti; Hasan Aslan dönemi, Sırrık Sakık dönemi, kayyum süreci, Süleyman Elban ve Musa Işın dönemi… Sonra Savcı Sayan dönemi. Ama değişmeyen bir şey vardı: Ramazan çadırı. Belki 200, belki 300 kişilikti. Büyük organizasyonlar değildi ama gönüllere dokunurdu.

Evinde sıcak yemeği olmayan, yolda kalıp iftara yetişemeyen, öğrenci olan, işsiz olan… Gelir, belediyenin kurduğu sofrada iftarını açardı. Belediyecilik biraz da buydu: Sosyal belediyecilik.

Yardım kolileri dağıtılırdı. Dar gelirli aileler unutulmazdı. Özellikle AK Parti dönemlerinde iş insanlarının, İbrahim Çeçen’in ve birçok hayırseverin market kartı destekleriyle ciddi bir dayanışma atmosferi oluşurdu. Valilik, Sosyal Yardımlaşma Vakfı aracılığıyla her yıl olduğu gibi bu yıl da dar gelirli vatandaşlara destek oluyor. Kızılay yılın 365 günü sıcak yemek ulaştırma gayretinde. Yardım dernekleri sahada.

Ama belediye?

Yarın Ramazan’ın ilk günü. Şehirde henüz bir Ramazan çadırı hazırlığı görünmüyor. En azından kamuoyuna yansıyan bir çalışma yok. Oysa bu şehrin en çok desteğe ihtiyaç duyan kesimi, aynı zamanda en çok oy veren kesimi de dar gelirli vatandaşlar.

Gönül isterdi ki Ağrı Belediyesi de bu sofranın bir parçası olsun. Gönül isterdi ki Hazal Başkan eline kepçeyi alsın, bir tas çorbayı kendi dağıtsın. İbrahim Çeçen’in üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek desteği verdiği bir şehirde belediyenin bunu yapması zor değil. İmkânsız hiç değil.

Belki siyasi bir şov malzemesi olurdu, belki sosyal medya paylaşımı yapılırdı. Ama sonuçta bir tas sıcak yemek, bir gönle dokunurdu.

Biz eleştirdik. Ramazan öncesi yapılmayan hizmetleri gündeme getirdik. Belediye Başkanı hakkını helal etsin. Ramazan boyunca bu eleştirilere ara vereceğiz. Çünkü bu ay kavga ayı değil; bu ay paylaşma, sabır ve dua ayı.

Ama şunu da not düşelim: Bayramdan sonra, yapılmayanları yeniden konuşacağız. Bu şehir hizmet bekliyor. Sosyal belediyecilik lafla değil, sofrayla olur.

Keşke bu Ramazan’da da Ağrı’nın bir iftar çadırı olsaydı…