Gazeteci ve yazar Mehmet Metiner, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu olan “mayın eşeği” metaforuna ilişkin yaptığı paylaşımla sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek kapsamlı bir açıklamada bulundu. Metiner, kullandığı metaforun Kürt halkını hedef almak amacı taşımadığını, aksine Kürtleri emperyalist güçlerin aracı haline getirmek isteyenlere karşı bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti.
Metiner yaptığı açıklamada, söz konusu metaforu televizyon ekranlarında ilk kullanan isimlerden biri olduğunu hatırlatarak, açıklama yapma gereği duyduğunu söyledi. Sözlerinin muhatabının belli olduğunu ancak isim vermeyi doğru bulmadığını dile getiren Metiner, tartışmanın bağlamından koparıldığını vurguladı.
Metiner, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“‘Mayın eşeği’ metaforunu ekranlarda ilk kullanan ben olduğum için açıklık getirmek amacıyla bu açıklamayı yapma gereği duydum. Kürtlere ‘mayın eşeği’ yakıştırmasında bulunan alçakları eleştirenlerin başında gelenlerden biriyim. Ancak Kürtlere bu rolü biçenlerin ve geçmişte de bu role uygun davranan örgütlerin var olduğu gerçeği de sır değildir.”
Metiner, söz konusu metaforun hem Kürtlere bu rolü yakıştıran çevrelere hem de Kürtler adına hareket ettiğini söyleyen bazı örgütlere yönelik bir eleştiri olduğunu belirtti. Emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda hareket eden herkesin bu eleştirinin muhatabı olduğunu dile getirdi.
Açıklamasında geçmiş tecrübelerine de değinen Metiner, yıllardır hem oryantalizme hem de Kürt halkına yönelik aşağılayıcı yaklaşımlara karşı mücadele ettiğini belirterek, kendi halkına oryantalist gözle bakmayacak kadar bu toplumun içinden geldiğini söyledi.
Metiner ayrıca İran politikaları konusunda geçmişte yaptığı eleştirileri hatırlatarak, bugün ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarına karşı İran’dan yana bir tutum sergilediklerini ancak bunun İran’ın rejimini ya da mezhepçi politikalarını onaylamak anlamına gelmediğini ifade etti.
Tartışmaların bağlamından koparıldığını belirten Metiner, sözlerinin amacının Kürt halkını hedef almak değil, emperyalist güçlerin bölgedeki politikalarına karşı bir uyarı yapmak olduğunu dile getirerek açıklamasını “Umarım neyi niçin söylediğimiz anlaşılmıştır. Gayrı fazla söze hacet yoktur.” sözleriyle tamamladı.