Güncel

Mehmet Metiner’den Suriye ve SDG Tartışmalarına Sert Dil Eleştirisi

Gazeteci-yazar Mehmet Metiner, Suriye ve SDG konusunda yürütülen tartışmalarda kullanılan sert ve suçlayıcı dile tepki gösterdi.

Gazeteci-yazar Mehmet Metiner, Suriye ve SDG konusunda yürütülen tartışmalarda kullanılan sert ve suçlayıcı dile tepki gösterdi. Metiner, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sürece farklı açılardan yaklaşan isimlerin kolaylıkla “Kürtçülük” ya da “ABD ve İsrail işbirlikçiliği” ile suçlanmasının hem üzücü hem de manidar olduğunu ifade etti.

Metiner, sürece başından itibaren destek veren ve “Bilge Lider” olarak nitelendirdiği siyasi iradeyi her koşulda savunan isimlerin dahi, yalnızca farklı görüş dile getirdikleri için hedef alınmasını eleştirdi. Bu yaklaşımın “iç cepheyi tahkim etmek” iddiasıyla bağdaşmadığını vurgulayan Metiner, süreç yanlılarının dahi düşmanlaştırılmasının doğru bir yöntem olmadığını belirtti.

“Süreç sonlandırılacaksa bunun anlaşılabilir olduğunu” kaydeden Metiner, buna karşın dostane eleştirilerin dahi sert bir dille bastırılmasının sürece zarar verdiğini savundu. Bu tür bir dilin, süreci sabote etmek isteyen kesimleri sevindireceğini dile getirdi.

Paylaşımında kriz yönetimine de değinen Metiner, öfke ve hiddetle hareket edilmesinin sağlıklı sonuçlar doğurmayacağını belirterek, “Biraz soluklanmaya, durup yeniden düşünmeye ihtiyaç var” çağrısında bulundu. Sabır, sağduyu, adalet ve hakkaniyet vurgusu yapan Metiner, karşıt görüşlerin düşmanlıkla değil diyalogla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Metiner, öfkeye dayalı bir dilin aklı devre dışı bırakacağını ve bu durumun “birilerinin oyununa gelmek” anlamına geleceğini savundu. Paylaşımında, Türk-Kürt ittifakı bağlamında dile getirilen barışçıl ve kapsayıcı vizyonun zedelenmemesi gerektiğini belirten Metiner, “Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz. Barışla herkes kazanır” sözlerinin inandırıcılığının korunması gerektiğini vurguladı.

Son olarak Metiner, suçlayıcı, incitici ve düşmanlaştırıcı söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için daha yapıcı bir dilin şart olduğunu ifade etti.