Güncel

Mehmet Metiner’den Kandil’e Sert Çağrı: “Silahları Bırakın, Süreci Sabote Etmeyin”

Gazeteci-yazar ve eski milletvekili Mehmet Metiner, yaptığı açıklamada terörsüz Türkiye sürecine dikkat çekerek örgüte net mesaj verdi. Silahın çözüm olmadığını vurgulayan Metiner, sürecin başarıya ulaşması için koşulsuz silah bırakılması gerektiğini ifade etti.


Demokrasi ve Birlik Derneği (DEMBİR-DER) Gene Başkanı Mehmet Metiner, Türkiye’de terörsüz bir gelecek hedefi doğrultusunda yürütülen sürece ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Yaptığı çağrıda, örgütün kurucu liderinin ortaya koyduğu yeni yaklaşımın esas alınması gerektiği vurgulanarak, silahların tamamen bırakılması yönünde net mesajlar verildi. Açıklamada, örgütün artık varlık gerekçesini yitirdiği ifade edilirken, geçmişte kalan anlayış ve dilin terk edilmesi gerektiği belirtildi. Yeni dönemin, silah değil siyaset ve çözüm odaklı bir dil gerektirdiğine dikkat çekildi.


“Silah Hiçbir Sorunun Çözümü Değildir”

Açıklamada, silahın hiçbir soruna çözüm getirmediği açık şekilde ifade edilerek, örgütün daha önce açıkladığı fesih ve silah bırakma iradesinin kamuoyunda olumlu karşılandığı hatırlatıldı. Ancak son süreçte yaşanan gelişmelerle birlikte bu iradede bir tereddüt oluştuğuna dikkat çekilerek, taktiksel yaklaşımların sürece zarar verdiği vurgulandı. Özellikle “devlet adım atmadan silah bırakılmayacağı” yönündeki söylemlerin çözümü geciktirdiği ifade edildi.


“Bu Süreç Taktik Değil, Stratejik Bir Dönüşümdür”

Metiner yaptığı açıklamada, sürecin konjonktürel değil, köklü bir paradigma değişimi olduğu belirtilerek, “Silahların bırakılması, herhangi bir pazarlık konusu değil; yeni dönemin temel şartıdır.” mesajını verdi. Bu kapsamda örgüte, dış güçlerin etkisiyle süreci sabote edecek adımlardan uzak durma çağrısı yapıldı.


“Silahları Bırakın, Türkiye’nin Gücüne Katılın”

Açıklamada dikkat çeken bir diğer vurgu ise, örgütün artık tehdit unsuru olmaktan çıkması gerektiği yönünde oldu. Silahların tamamen bırakılması ve bunun somut şekilde ortaya konulmasının, sürecin başarıyla tamamlanmasının önünü açacağı ifade edildi. Ayrıca, örgütün Türkiye’nin gücüne katkı sunan bir yapıya dönüşmesi gerektiği belirtildi.


“Öcalan’ın Çağrısı Esas Alınmalı”

Açıklamada, örgüt liderinin çağrısının bağlayıcılığına da dikkat çekildi. “İrademiz odur” diyenlerin, bu çağrıya koşulsuz şekilde uyması gerektiği vurgulanarak, aksi durumun hem sürece hem de barış umutlarına zarar vereceği ifade edildi.


Kayyum ve Siyasi Süreç Vurgusu

Açıklamanın devamında, kayyum uygulamalarına da değinilerek yeni bir düzenleme yapılması gerektiği belirtildi. Bazı belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesinin, sürece katkı sağlayacağı ve güven ortamını güçlendireceği ifade edildi. Bu tür adımların, psikolojik bariyerleri ortadan kaldırarak toplumsal uzlaşıyı destekleyeceği vurgulandı.


“Yeni Dönemin Önünde Engel Kalmamalı”

Açıklamanın sonunda, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiği ve bu süreçte silahların artık bir engel olmaktan çıkarılması gerektiği ifade edildi. Karşılıklı güvenin tesis edilmesiyle birlikte sürecin başarıya ulaşacağı belirtilirken, verilen sözlerin tutulmasının belirleyici olacağı vurgulandı.