Dün akşam Haber Türk’teydim.
Henüz Ahmed eş-Şara o tarihi açıklamasını yapmamıştı.
“Ben Şara’nın yerinde olsam oyun bozar oyun kurardım. 10 Mart mutabakatında söz verdiğim taahhütleri hayata geçirirdim. Kürtlerin anayasal statüsünü netlikle ortaya koyardım.” demiştim.
İlerleyen saatlerde işbu açıklaması gelince alkışlayıp şunu dedim:
“Aynısını Türkmenler ve diğer kurucu unsurlar için de yapmalı. Suriye’yi bütün kurucu halklarıyla ve unsurlarıyla kucaklayan bir yeni toplumsal/siyasal sözleşme metnini açıklamalı.”
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani’in “Suriye kimliği” ekseninde herkesi eşitlikçi temelde kucaklayacaklarına ve birlikte yeni bir Suriye inşa edeceklerine dair sözleri bu sürecin önünün açıldığını gösteren tarihi önemdeki sözlerdi.
Hiç kuşkusuz Türkmenler Suriye’nin asli kurucu halklarından biridir.
Türkmen kardeşlerimizle beraber Suriye kimliğini oluşturan diğer kurucu unsurların da -Dürzilerin, Nusayrilerin vs- anayasal statüsünün ve haklarının aynı bakış açısıyla sağlanması acil bir gerekliliktir.
Geçici anayasaya bu anlayışın geçirilmesi ve buna uygun pratikler geliştirilmesi güçlü bir Suriye’nin inşa sürecini hızlandıracaktır.
Suriye’de hiç bir unsurun kendisinin dışlanmadığı veya herhangi bir unsurun bir diğer unsura üstün görülmediği algısını oluşturacak bir siyasi-idari sistemi oluşturulmalıdır.
Şara’nın konuşmasında bu anlayış var.
Bu anlayışı Türkmenleri ve diğer unsurları asli kurucu unsurlar olarak görüp haklarının anayasal güvenceye bağlayan bir adımla perçinlemenin tam vaktidir.
Yeni güceniklerin fırsat vermemek lazım.
Fitneyi bir bütün olarak ortadan kaldırmak lazım.
Şimdi tam vaktidir.