Güncel

Mehmet Metiner: “Türk-Kürt üzerinden ayrıştırıcı etnikçi bir dil kullanmayı bırakın”


Öcalan örgütünü feshediyor.

Örgütüne silah bıraktırıyor.

Ama o birileri istiyor ki Öcalan kendileri gibi düşünsün.

Öcalan’ın farklı görüşleri hiç olmasın.

Daha düne kadar silah bırakılsın, siyaset konuşsun, fikirler konuşulsun diyenler, bugün farklı fikirler ve önerilerin dile getirilmesinden rahatsızlık duymaya başladılar.

O bildik ve pespaye “bölücülük” suçlamasını tedavüle soktular.

Kürtlerden “halk” diye bahsedilmesini “egemenlik paylaşımı” biçiminde yorumlayarak ateş püskürmeye başladılar.

O eski Türkiye’nin inkar paradigmasını “bölücülük” ve “egemenlik paylaşımı” laflarıyla sarmalayıp rafine bir biçimde sürdürmeye başladılar.

Ayrı devlet, etnik temelde federasyon-özerklik vs istenmiyor.

Silahlar toprağa gömülüyor.

Bırakınız da farklı fikirlerini özgürce dile getirsinler yani.

Öcalan’ın dile getirdiği fikirlerin hiç birisi bölücü nitelikte değil.

Tersine demokratik bütünleşmeyi sağlamayı amaçlıyor.

Kürtlerin de tıpkı Türkler gibi bir halk olduğu gerçekliğini kabul etmek, egemenliğin etnik temelde paylaşımını öngörmek anlamına gelmiyor. Egemenlik bu ülkede demokratik temelde zaten vatandaşlarının tümü tarafından paylaşılması gereken bir şeydir.

Yoksa bu ülkede egemenlik hakkı sadece ve yalnızca Türk etnisitesine mensup olanların hakkı mıdır?

O zaman sormazlar mı?

Vatandaşlık ve millet tanımımızdaki Türk’ün etnisiteden-ırkçılıktan ari, Kürdü de içine alan kapsayıcı kültürel bir tanım olduğu iddiası bu durumda inandırıcılığını yitirmiş olmaz mı?

Bırakın Türk-Kürt üzerinden ayrıştırıcı etnikçi bir dil kullanmayı gayrı.

TBMM süreç komisyonunun raporunda da vurgulandığı üzere Türkler ve Kürtler iki kardeş halk olarak bu ülkenin sahipleridirler ve egemenliği de iki ayrı etnik topluluk-halk ekseninde değil kuşatıcı vatandaşlık anlayışı temelinde birlikte paylaşırlar.

Türk Vatandaşlığı ve Türk milleti tanımı işte o zaman bu anlayış ve uygulama temelinde hiç kimsenin itiraz etmediği bir kabule dönüşür.