SÜREÇ İÇİN YENİ BİR SİYASİ HAMLE!
Suriye PKK’sı ile Şam yönetimi nihayet anlaştı.
Hayırlı bir antlaşma bu.
Onur kırıcı bir antlaşma değil bu.
Yenme-yenilme anlayışıyla yapılan bir antlaşma değil bu.
Bu barışın kazananı var, kaybedeni yok.
Kazanan Araplardır Kürtlerdir, bizatihi Suriye’dir.
Bundan sonra bir tek damla kanın akmayacak olması en büyük kazanımdır.
Barışın kaybedeni olmaz.
PKK’nın Suriyeli askeri gücü Suriye ordusuna entegre edilecek.
Yeni bir dönem başlayacak.
SDG dönemi bitti.
YPG artık yok.
Suriye PKK’sı bundan sonra PYD olarak siyaseten varlığını sürdürecek.
Bundan sonrası herkes için siyaset dönemi.
Silah yerini siyasete, ölüm yerini hayata bırakacak.
Siyaset yapmasını bilenler kazanacak.
PYD kendini Suriye’nin Partisine dönüştürüp Suriye’nin bütününde siyaset yapan bir partiye kendini yeni bir liderlik temelinde dönüştürebilirse kazanır, yalnızca Kürtlere hitap eden o eski sekter ideolojik parti olarak varlığını sürdürürse Kürtler nezdinde bile siyaseten etkisizleşen bir konuma düşer.
Bu barışın tesisinde kim ne derse desin Mesut Barzani’nin rolü çok belirleyici oldu.
Barzani’nin savaş yöntemini mahkum eden, barışla beraber Suriye Kürtlerinin kazanımına odaklanan siyaseti hem Türkiye hem Şam yönetimi hem ABD hem de Abdi nezdinde sürdürdüğü diyalog meyvesini verdi.
Barzani’nin bu barışçıl rolü kimi çevrelerde yanlış anlaşılmış olsa bile bu sonucun ortaya çıkmasında oynadığı tarihsel-birleştirici siyasetinin kıymeti zaman içerisinde anlaşılacaktır.
Şimdi içimize dönme vakti.
Sürecin başarıyla hitamını sağlamak için atılması gereken adımları vakit geçirmeden atma günü.
Hep birlikte kazanacağımız ve Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmeye yöneleceğimiz yeni döneme merhaba deme günü.
Suriye’deki entegrasyon süreci tamam inşaallah.
Türkiye’deki devlet ve toplumla bütünleşme süreci de en kısa sürede tamamlanır inşallah.
DEM Parti kendini siyasetin çözüm gücüne dönüştürecek yeni bir anlayışı kuşanarak oluşan güvensizlik ve kırılganlıkları acilen ortadan kaldırmalı, sürecin öncü partilerinden AK Parti ile MHP de sürecin en başındaki siyasi hattın inşasını sağlayacak yeni bir hamle yaparak süreç bozguncularının heveslerini kursaklarında bırakmalı, güçlü bir ittifak düzeneğiyle toplumdaki umudu hep birlikte göğertme yoluna gitmelidirler.
Suriye’deki krizi fırsat bilip içimizdeki kardeşlik ve güven iklimini zehirlemek isteyenlerin oyunu acilen bozulmalı, incinen duygular onarılmalı ve sürecin başarısı için gerekli olan güven iklimi oluşturulmalı.
Yeni bir hamle için AK Parti-MHP-DEM vakit geçirilmeden bir araya gelmeli.
Suriye’deki yeni antlaşma sürecin ruhuna uygundur.
Türkiye’deki süreci de ruhuna uygun bir biçimde artık taçlandırmak için ortam ziyadesiyle müsait hale gelmiştir.
Zamanı tüketmeden ve dahi cesaretle bu sorunu kökten çözmenin tam vaktidir.
Herkese kazandıracak bir anlayışla.
İncitmeden, ötelemeden, itmeden, ötekileştirmeden, tahkir ve tezyif etmeden, yenme-yenilme duygusu oluşturmadan, “Hepimiz eşitiz Türkiye!” anlayışıyla sarıp sarmalayarak.
Haydi Bismillah!