Birilerinin tedavüle soktukları konuya bakın hele…
Neymiş, “MİT’in tespitlerine göre PKK silahlarının yarısını veya yarısına yakınını bırakmış da henüz diğerini bırakmamış da, silahlarını tümden bırakmaya niyeti yokmuş da, o yüzden Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz de askıya almış da, PKK’nın tümden silah bıraktığı tespit ve teyit edilmese hükümet hiç bir adım atmayacakmış da…”
Mış da mış…
Medyada tedavüle sokulan bu mış’ların amacı belli.
Allah akıl fikir versin.
Sormazlar mı?
PKK silah bırakmak istemese niye yarısını bıraksın?
Niçin Suriye’de Öcalan’ın talimatıyla Hükümetimizin de kabulünden geçen barış formülüne, entegrasyon modeline razı olsun?
Bir taşla iki kuş vurmayı amaçlıyorlar bu mışmışçılar korosu.
Bir: PKK’yı sürekli çözüme yanaşmak istemeyen örgüt olarak göstermek. Bu yönde bir PKK algısı oluşturup aslında Öcalan’ı aktör olmaktan çıkartmak. “Öcalan’a güvenip sonuç almak mümkün değil, Öcalan örgütüne söz geçiremiyor!” algısı üzerinden yapılacak suçlamalarla Öcalan’a nihai çözüm için gerekli olan statü bahsini devre dışı bırakmak ve dolayısıyla süreci enfekte etmek.
Sn. Bahçeli’nin Öcalan’ın statüsü konusunda söylediklerinden sonra bu sözlerin gündeme taşınması tesadüfi değil.
İki: AK Parti’yi Kürtler nezdinde gerçekte çözüm istemeyen, hatta MHP’ye rağmen çözüm için gerekli olan somut adımları atmaktan kaçınan parti konumuna düşürmek.
Kürtleri AK Parti’nin karşısına dikmek ve Kürtleri AK Parti’den koparmak.
Ne yazık ki bu mışmışçı taifenin içinde AK Parti’mizi sureten destekleyen ama gerçekte işin başından beri süreci bozmak için elinden geleni ardına koymayan kimi ekran yüzlerinin de olması bu senaryoda kimlere nasıl bir rol biçildiğini apaçık gösteriyor.
Diyeceğimiz o ki,
-Öcalan örgütüne söz geçirme kudretine sahip tek liderdir. Bu kudretini göstermiştir. Sayın Bahçeli’nin dediği gibi üstüne düşeni yapmıştır.
-Nihai çözüm için Öcalan’ın statüsünün netlik kazanması hayati öneme sahiptir. Sn. Bahçeli’nin bu yöndeki önerisi, acilen hayat bulmalıdır.
-PKK silahlarını tümden bırakacaktır. Bu yöndeki irade beyanı kadar attığı adımlar da bunun delilidir. Silahların tümden bırakılmasını mümkün kılacak mekanizmanın Sn. Bahçeli’nin önerdiği şekilde oluşturulması olmazsa olmaz öneme sahiptir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Bahçeli’nin işaretlediği doğrultuda kalıcı çözümü sağlayacak modeller üzerinde çalışıldığını beyan etmesi, o mışmışçı koronun iddialarının asılsız olduğunun apaçık delilidir.
“MHP istiyor ama AK Parti istemiyor veya engelliyor!” algısı üzerinden AK Parti’ye çekilmek istenen operasyona suretimizden görünen o birileri de “MİT’in tespitine göre PKK silah bırakmak istemiyor!” yalanı üzerinden katkı sağlamaya devam ederlerse gayrı gereği yapılmalıdır.
-Silah sorunun nihai çözümü için gerekli olan “Çerçeve Kanun” vakit geçirilmeden hazırlanmalıdır.
Söylemek bile gereksiz:
Cumhurbaşkanımız herkesin hiddetle ve şiddetle karşısına dikildiği o eski Türkiye şartlarında bile bu sorunu çözme iradesini ve cesaretini göstermiş bir liderdir.
Herkesten önce ve herkesten çok bu sorunu o çözmek istediği içindir ki Sn. Bahçeli’nin başlattığı süreci cesaretle “devlet projesi”ne dönüştürmüştür.
Cumhur ittifakı çözüm konusunda hemfikirdir.
Süreci enfekte etmek isteyen o mışmışçı korosu nafile nefes tüketiyor.
Bu sorun çözülecektir.
Gayrı geri dönüş yoktur.
Öcalan-Kandil-Demirtaş senaryoları, AK Parti-MHP oyunları, AK Parti’yi Kürtsüzleştirme veya Kürtleri AK Parti’yle düşmanlaştırma oyunları tutmayacaktır.
O ilk çözüm sürecindeki fitneleri bu kez tutmayacaktır.
Kaybedeceklerdir.