Güncel

Mehmet Metiner: “Hepimiz eşitiz Türkiye!”

Tribüne oynamadan, etnik milliyetçilikleri kaşımadan, yeterince bedel ödemiş Kürtlerin duygularını siyaset adına sömürmeden konuşmalı herkes.

Doğru oturup doğru konuşmalıyız.

Tribüne oynamadan, etnik milliyetçilikleri kaşımadan, yeterince bedel ödemiş Kürtlerin duygularını siyaset adına sömürmeden konuşmalı herkes.

İşin gerçeği şudur:

Geçmişte Kürtlerin kimliği inkar edildi, dili yasaklandı.

Ama bugün Kürtlerin varlığını inkar eden bir devlet yok.

Dilini yasaklayan bir devlet yok.

Tam tersine Kürtleri kendi farklılığıyla kabul eden, Kürtleri Cumhuriyetin kurucu unsuru ve ülkenin asıl sahibi olarak gören bir devlet var.

Kürtlerin dili devlet katında makbul dillerden biri.

Devletin Kürtçe yayın yapan televizyonu var.

Kürtçe devlet okullarında öğretiliyor.

Üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri var.

Kürtlerin baş tacı ettiği bilgelerin ve şairlerin Kürtçe eserleri devlet tarafından basılıyor.

Demek istediğim şu:

Etnik kimliğin inkarı da yok, Kürtçe de yasaklı bir dil değil.

Hala atılacak adımlar var elbet.

Bunlar da atılacak.

“Hepimiz eşitiz Türkiye!” ve “Biz farklılıklarımızla birlikte Türkiye’yiz!” anlayışı üzerinden şekillenecek yeni bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.

Bu sorunu çözen ve ülkemizi bu noktaya taşıyan Erdoğan’a düşmanlık edenler, nedense Kürtleri inkar eden ve dilini yasaklayan devlet ideolojisinin sahibi olan CHP’den bir türlü kopamıyorlarsa, “Anadili Kürtçe olan biri aday gösterilirse ortaklaşmayız” diyen sol/sosyalist partilerle yol yürümek gerektiğine inanıyorlarsa, asıl oturup onların Kürtlük hassasiyetlerini sorgulamak gerekiyor.

Onlar süreci enfekte edici bir dil kullanmaya varsın devam etsinler.

Onlar tersini söyleseler de gerçek şudur:

Bu ülkede Kürtler var.

Ne Kürtleri sorun olarak gören bir devlet var ne de dilini yasaklayan.

Bu devleti tüm karşı itirazlara ve karşıtlık siyasetine rağmen inşa eden lider R. Tayyip Erdoğan’a tek kelimeyle teşekkür etmeyenlerin Erdoğan karşıtı isimlerle ve partilerle birlikte düzenledikleri toplantılarda “Kürtler kabul edilmiyor, dilleri kabul edilmiyor vs!” gerçek dışı ifadelerle kime selam gönderdikleri ve ne yapmaya çalıştıkları aşikardır.

Sorundan beslenenler sürekli sorun üretirler.

Onlara rağmen çözüm gerçekleşecektir.

Çünkü devlet bu konuda kararlıdır.

İmralı DEM içindeki o aktörlere rağmen çözüm konusunda kararlıdır.

HAMİŞ

Sakın ola ki DEM içindeki kimi aktörlerin sözlerine bakarak başka bir husumet ve güvensizlik hattı oluşturma yoluna gidilmesin.

Bu tam da sorundan beslenenlerin istediği şey olur.

İnadına ve ısrarla süreci taçlandıracak adımları atmaya devam.