Güncel

Faruk Yavuz’un Kaleminden... Coğrafya kader mi, seçenek mi? Doğu’dan bakınca…

“Coğrafya kaderdir” sözü, bu topraklarda en çok Doğu’da yankı bulur. Dağların gölgesinde, uzun kışların, sert rüzgârların ve zor yolların arasında yaşayan insanlar için coğrafya çoğu zaman bir yazgı gibi durur.

“Coğrafya kaderdir” sözü, bu topraklarda en çok Doğu’da yankı bulur. Dağların gölgesinde, uzun kışların, sert rüzgârların ve zor yolların arasında yaşayan insanlar için coğrafya çoğu zaman bir yazgı gibi durur. Doğu’da doğarsın; soğuğu, yokluğu, mesafeyi ve mücadeleyi erken yaşta öğrenirsin. Okula giden yol uzundur, hastaneye varmak zordur, imkânlar sınırlıdır. Bu yüzden birçok kişi için coğrafya, seçilmemiş bir kaderdir.

Ama mesele gerçekten sadece kader mi?

Doğu’ya biraz daha yakından bakınca, coğrafyanın sadece zorluklardan ibaret olmadığını görürüz. Bu topraklar aynı zamanda dayanışmanın, sabrın ve güçlü bir karakterin mayalandığı yerlerdir. İnsan burada düşmeyi de kalkmayı da bilir. Kışın kapanan yolları, yazın kuruyan tarlaları aşmaya alışkındır. Belki imkânlar azdır ama irade boldur.

Sorun çoğu zaman coğrafyanın kendisi değil, coğrafyaya yüklenen anlamdır. Yıllardır Doğu, eksiklerle, yoksunluklarla ve geride kalmışlıkla anıldı. Bu algı, insanlara “buradan bir şey olmaz” duygusunu aşıladı. Oysa Doğu’da yetişip ülkeye yön veren, bilimde, sanatta, siyasette söz sahibi olan nice insan var. Demek ki coğrafya, tek başına kader değil.

Peki seçenek mi?

Evet, ama herkes için aynı ölçüde değil. Doğu’da seçenekler sınırlı başlayabilir; fakat tamamen yok değildir. Bir öğretmenin bir köyde yaktığı ışık, bir gencin tüm zorluklara rağmen okuma azmi, bir annenin çocuğu için kurduğu hayal… Bunların hepsi coğrafyanın çizdiği sınırları zorlayan küçük ama güçlü seçeneklerdir.

Asıl mesele, coğrafyayı bahane mi, başlangıç noktası mı gördüğümüzdür. Eğer Doğu’yu sadece bir kader olarak kabul edersek, değişim ihtimali ortadan kalkar. Ama onu bir başlangıç, bir mücadele alanı olarak görürsek, coğrafya kader olmaktan çıkar; karaktere dönüşür.

Sonuçta Doğu’da coğrafya, insana zor bir hayat sunar ama aynı zamanda güçlü bir ruh da kazandırır. Kader gibi başlar belki, ama bilinçle, emekle ve adaletli imkânlarla bir seçeneğe dönüşebilir. Çünkü asıl kader, insanın vazgeçip vazgeçmemesinde gizlidir.