Ağrı gündeminde zaman zaman dikkat çeken çıkışlarıyla adından söz ettiren Yılmaz Üzeyiroğlu, bu defa Koç Grubu ile ticari ilişkileri askıya aldıklarını duyurduğu açıklamayla gündeme geldi. Ancak Odatv’de yer alan haber, Üzeyiroğlu’nun bu çıkışını tartışmalı hale getirdi. Haberde, Koç Holding ile ticari bağlarını kopardığını açıklayan bazı isimlerin, holding ile doğrudan ticari ilişkilerinin bulunmadığı ileri sürüldü.
Üzeyiroğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Üzeyiroğlu’nun, Koç Grubu ile yürütülen tüm ticari faaliyetleri askıya aldıklarını açıklaması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Üzeyiroğlu, yaptığı açıklamada kadınlara yönelik kullanıldığı belirtilen ifadelerin toplumsal rahatsızlık oluşturduğunu belirterek, bu nedenle Koç Grubu ile olan ticari ilişkileri durdurma kararı aldıklarını duyurdu.
Üzeyiroğlu açıklamasında, “Kürt kadını şahsında kadınlarımıza yapılan bu pervasızca hakaret kabul edilemez. Bu insani duruş gereği, Koç Grubu ile yürüttüğümüz bütün ticari ilişkileri askıya alma kararı aldık.” ifadelerini kullandı. Açıklamada kararın ticari bir hesaplamadan ziyade insani ve vicdani bir tavır olduğu vurgulandı.
ODATV HABERİ SONRASI SORU İŞARETLERİ ARTTI
Üzeyiroğlu’nun açıklamasının ardından Odatv’de yer alan haber, tartışmayı farklı bir noktaya taşıdı. Haberde, Koç Holding ile ticari ilişkilerini kestiklerini açıklayan bazı isimlerin, holding ile doğrudan ticari bağlarının bulunmadığı öne sürüldü. Odatv’nin haberinde Üzeyiroğlu Şirketler Grubu’nun da Koç Holding ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı iddiasına yer verildi.
Haberde ayrıca Koç Holding ile ilişkilerini sonlandırdığını açıklayan Yılmaz Üzeyiroğlu, Arda İlaldı ve Amed Uluğ’un isimleri geçerken, bu kişilere Koç Holding tarafından herhangi bir bayilik verilmediği ileri sürüldü. Amed Uluğ’un ise yalnızca Opet Otobil sistemi üzerinden bayi müşterisi olduğu iddia edildi.
Bu iddialar, kamuoyunda “Ortada hangi ticari ilişki vardı, hangi ilişki askıya alındı?” sorusunu gündeme getirdi.
AÇIKLAMA TERS TEPTİ
Ağrı kamuoyunda daha önce de farklı gündemlerde yaptığı açıklamalarla konuşulan Yılmaz Üzeyiroğlu’nun bu son çıkışı, Odatv haberinin ardından eleştirilerin odağına yerleşti. Bazı çevreler Üzeyiroğlu’nun açıklamasını toplumsal hassasiyet olarak değerlendirirken, bazıları ise bu açıklamanın gündeme göre pozisyon alma ve görünür olma çabası taşıdığını savundu.
Özellikle “ticari bağ bulunmadığı” yönündeki iddia, açıklamanın inandırıcılığına ilişkin yeni tartışmalar doğurdu. Çünkü bir ticari ilişkinin askıya alınmasından söz edilebilmesi için öncelikle ortada somut, sürdürülen ve belgelenebilir bir ticari ilişkinin bulunması beklenir. Bu nedenle Üzeyiroğlu cephesinden, Koç Grubu ile hangi kapsamda ticari ilişki yürütüldüğüne dair daha net bir açıklama yapılması bekleniyor.
KAMUOYU SOMUT BİLGİ BEKLİYOR
Yaşanan süreç, iş dünyasında yapılan boykot, ticari ilişki kesme ve kurumsal tavır açıklamalarının somut verilerle desteklenmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. Toplumsal hassasiyetler üzerinden yapılan açıklamalar kamuoyunda karşılık bulabilir. Ancak bu açıklamaların gerçek ticari ilişkilerle örtüşüp örtüşmediği de doğal olarak sorgulanır.
Üzeyiroğlu Şirketler Grubu’nun Koç Grubu ile hangi düzeyde ticari ilişki yürüttüğü, bu ilişkinin hangi şirketler üzerinden gerçekleştiği ve askıya alma kararının hangi somut ticari faaliyetleri kapsadığı henüz kamuoyuna ayrıntılı şekilde açıklanmadı.
Odatv’de yer alan iddiaların ardından gözler Yılmaz Üzeyiroğlu’na çevrildi. Kamuoyu, Üzeyiroğlu’nun söz konusu iddialara yanıt verip vermeyeceğini ve Koç Grubu ile olduğu belirtilen ticari ilişkinin kapsamını açıklayıp açıklamayacağını merak ediyor.
Süreç, yalnızca bir boykot açıklaması olmaktan çıkıp, kamuoyuna yapılan açıklamaların doğruluğu, iş dünyasında beyan sorumluluğu ve gündem üzerinden yapılan çıkışların gerçek karşılığı açısından yeni bir tartışmaya dönüşmüş durumda.