Ağrı’da görev yaptığı günden bu yana sahadaki aktif duruşu, hızlı refleksleri ve vatandaş odaklı yönetim anlayışıyla dikkat çeken Vali Önder Bozkurt, bir yandan deprem bölgesinde yürüttüğü çalışmalarla devletin gücünü sahaya yansıtırken, diğer yandan 23 Nisan’da çocuklara verdiği değerle gönüllerde bir kez daha taht kurdu.
Patnos ilçesinde meydana gelen depremin ardından vakit kaybetmeden bölgeye intikal eden Vali Bozkurt; AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, Vali Yardımcısı ve ilgili kurum yetkilileriyle birlikte Kucak ve Dizginkale köyleri ile Adilova mezrasında incelemelerde bulundu. Depremin ilk anından itibaren devletin tüm imkânlarının seferber edildiğini ortaya koyan Bozkurt, sahada yürütülen çalışmaları yakından takip ederek yetkililerden detaylı bilgi aldı.
Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten yetkililer, vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması adına gerekli adımların ivedilikle atıldığını ifade etti. Vali Bozkurt ise depremden etkilenen vatandaşlarla birebir görüşerek geçmiş olsun dileklerini iletti ve sürecin titizlikle yürütülmesi için gerekli talimatları verdi. Onun sahadaki bu kararlı duruşu, devletin şefkatli yüzünü bir kez daha ortaya koydu.
Öte yandan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında gerçekleştirilen anlamlı törende ise Vali Bozkurt, makam koltuğunu 12 yaşındaki Ebrar Mina Toktay’a devrederek çocuklara verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Büyük bir heyecan yaşayan minik Ebrar, temsili olarak oturduğu koltukta şehre dair düşüncelerini dile getirirken, ortaya samimi ve umut dolu görüntüler çıktı.
Vali Bozkurt’un çocuklarla kurduğu sıcak iletişim ve onların fikirlerine verdiği değer, geleceğe dair umutları güçlendiren önemli bir mesaj olarak değerlendirildi. Program sonunda minik öğrenciye çeşitli hediyeler takdim eden Bozkurt, tüm çocukların bayramını kutlayarak onların Türkiye’nin yarınlarındaki rolüne dikkat çekti.
Hem kriz anlarında gösterdiği liderlik hem de toplumun her kesimine dokunan yaklaşımıyla öne çıkan Vali Önder Bozkurt, Ağrı’da sadece bir yönetici değil, aynı zamanda halkın içinde, halkla birlikte yürüyen bir devlet anlayışının güçlü temsilcisi olmaya devam ediyor.