Sayan: ”Bölgede, Terör, Tefecilik, Uyuşturucuyla Yapılacak Mücadele Çok Önemli”

03.11.2020 22:38

AĞRI- ''Kent Ekonomisi ve Kent Yönetimi'nde, Bölgede, Terör, Tefecilik, Uyuşturucuyla Yapılacak Mücadele Çok Önemli''

Sayan: ”Bölgede, Terör, Tefecilik, Uyuşturucuyla Yapılacak Mücadele Çok Önemli”

AĞRI- ”Kent Ekonomisi ve Kent Yönetimi’nde, Bölgede, Terör, Tefecilik, Uyuşturucuyla Yapılacak Mücadele Çok Önemli”

Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) öncülüğünde düzenlenen ❝Kalkınmada Yerel Vizyon Bölgesel Toplantıları❞ açılış programına katıldı.

Kent Ekonomisi ve Kent Yönetimi oturumunda konuşan Başkan Savcı Sayan, önemli başlıkların altını çizdi

Bölgede ”terör, tefecilik, uyuşturucuyla yapılacak mücadelenin çok önemli olduğunu, gençlerimizi uyuşturucudan kurtaramazsak, tefeciliği, terörü yok edemezsek yapacağımız kalkınma mücadele sinde ne kadar başarılı olabiliriz dedi..

Akıllı şehirler, apartmanlar, akıllı yollar, kavşaklar yaparsınız ama uyuşturucudan dolayı aklını yitirmiş gençleri akıllı yapmazsanız, yapmış olduğunuz akıllı yolların, binaların kavşakların hiç bir anlamı ve önemi yok..

Başkan Savcı Sayan’ın altını çizdiği başlıklarından bir kaçı

Tefecilikle, Terörle, uyuşturucuyla olan savaşı kazanmalıyız

Huzur ve refah olmazsa o bölgenin ekonomisini düzeltmek mümkün değil

Akıllı şehirler, akıllı yollar yaparsınız ama aklını uyuşturucudan yitirmiş gençleri tekrar akıllı yapamazsınız.

Asıl Uğraşımız Tarım ve Hayvancılık Olmalı

Köylümüz tefecilerden aldıkları 100% faizli parayla tarım ve hayvancılık yapamıyor zarar ediyor, tarımı ve hayvancılığı bırakıyor

Görülüyor ki; Tarım arazilerinden bölge olarak bugüne kadar hakkıyla faydalanamamışız..

Başkan Sayan: Biz Doğu Anadolu’da, Van 20 bin kilometrekare, Ağrı 11 bin kilometrekare yüzölçümü olan bir vilayetiz, Doğu Anadolu’nun geneline baktığımızda 150 bin kilometrekare yüzölçümüyle Türkiye’nin ikinci büyük bölgesi, tarım arazilerine, coğrafik durumuna baktığımız hakkıyla bu bölgeden faydalanamadığımızı görüyoruz. Bölge zaten hak ettiği yerde değil, Türkiye olarak bu bölgeden faydalanmadığımız ortada..

Bir ailenin bile içinde birlik beraberlik huzur ve refah yoksa, o ailenin ekonomisini düzeltmek mümkün değil, dolayısıyla bölgenin ekonomisini düzeltmek, bölgenin ekonomisiyle birlikte ülkenin ekonomisine katkı yapabilmek ve bu ekonominin sayesinde şehirleri güzel hale getirebilmek için her şeyden önce huzurun olması lazım, kardeşliğin olması lazım, terörün olmaması lazım. Yani biz altyapıdan, şehirleri güzelleştirmeden önce her şeyi bir tarafa bırakarak önce terör belasından kurtulmamız lazım.

Eğer biz terörü yok etmezsek, terör olaylarını yok etmezsek biz imar planı yapamayız, altyapı yapamayız çünkü bir öngörümüz yok. Yani hangi köyde hangi olay çıkacak, terörden dolayı kaç kişi kendi köyünü, kentini bırakıp bölgeye kaçacak, nerede bir planlama yapabiliriz bununla ilgili net bilgiler yok.

Büyük bir belayla karşı karşıyayız, bu belanın köklerinin dışarı olduğunu da hesaplarsak, Türkiye’yi yok etmek isteyenlerinim bir planının parçası olarak hesaplarsak bizim bölgedeki belediyelerin ve valilerin başında nasıl büyük bir bela olduğunu hepimiz açık bir şekilde görüyoruz.

Bizim şehirlerimiz son yıllarda, ”Van buna en iyi örneklerden biridir’ ‘hem nüfus değişimi açısından hem çarpık kentleşme açısından, imar planı, şehir planlaması, yapmak zor. Sebebine baktığımızda; birinci sebebi terördür, birden bire Hakkari’den binlerce aile bana gelmişse, bir çok aile başka şehirlerden bana göçmüşse belediye olarak, valilik olarak böyle bir göç dalgasıyla şehir planlaması, imar planlaması, master planlaması yapmak elbette ki çok zor oluyor.
Bu göç dalgasıyla birdenbire getto laşan mahalleler, kültürleri farklı olan insanlar, şehirli ve köylü dediğimiz kesimlerin bir arada buluşması, bir araya gelmesi ve bunların entegrasyonu uzun bir zaman alıyor, dolayısıyla bu zaman içerisinde ne belediyenin bütçesi yetiyor, ne merkezi hükümetin desteği yetiyor ve kentte büyük bir huzursuzluk baş gösteriyor bunu bizim çözmemiz lazım.

Yerel dinamikler olarak, aileler olarak, askerden ve polisten önce bizim harekete geçmemiz lazım, teröre bizim dur dememiz lazım. Siz binlerce asker getirirsiniz bölgeye, askerler terörü bir noktaya getirir bitirir giderler, eğer siz kökten bir çözüm bulamazsanız, bununla ilgili her aileden bir ses yükselmezse, Diyarbakır Anneleri gibi her evin annesi kendi çocuğuna sahip çıkmazsa, sahip çıkmak için harekete geçmezse, biz dünyanın en güzel planlarını da uygulasak, bu planların bir gecede bozulabileceğine şahit olacağız..

Ben kendi ilimde de bunları görüyorum, Ağrı daha önceki olaylardan sonra kurulan bir şehir, yani Ağrı’da tarihi bir eser bulamazsınız, Selçuklu mimarisini, herhangi bir tarihi yapı bulamazsınız çünkü sonradan kurulan bir şehir. Ağrı’nın ilçelerine baktığımızda var ama Ağrı güvenlik nedenleriyle farkı nedenlerle sonradan kurulan bir şehir, 1980’e doğru baktığımızda bu şehir, biraz şehir dediğimiz hale gelmiş fakat 1980 den sonra, terör olaylarından sonra, köyünü bağını bahçesini bırakan herkes şehir merkezine göç etmiş. Şehir merkezine göçerken yanında ineğini, kazını, tavuğunu da getirmiş ve bunu şehrin orta mahallesine yerleştirmiş, şimdi köy müdür, şehir midir? Ne köy olarak kalabilmişiz ne şehir olabilmişiz. Köy olarak kalmışsak ineğimiz nerde, tavuğumuz nerde, kazımız nerde? Şehir olabilmişsek kanalımız nerde, kanalizasyonumuz nerde, mahalle yapımız nerde, imar planımız nerde? Bu ikisinin arasında yaşamak gerçekten hem ideolojileri yoruyor hem ekonomiyi yoruyor hem de planlamayı yapamıyorsunuz, önce buna bir çözüm getirmemiz lazım.

Köylü müyüz, şehirli miyiz? Şehir mahallelerinin özellikleri nelerdir? Hangi mahalle neyle uğraşıyor? Esnaf mahallesi hangisidir? Ayrım yapmak için söylemiyorum, köylü mahallesi hangisidir? Hangi mahallede insanlar nerede çalışıyor? Gelir düzeyleri nedir? Her mahalleye aynı su parası uygulamak mı gerekiyor? Her mahalleden aynı şekilde su parası ve emlak vergisi almak mı gerekiyor? Bunları nasıl tespit etmemiz gerekiyor? Bunları çözmemiz gerekiyor.

Burada Gaziantep’i örnek alabiliriz, bölgeyi bilen, Türkiye’yi bilen bir Belediye Başkanıyla tanıştı, belediye başkanı o şehri aldı götürdü, hepimize örnek, hepimiz ders alıyoruz, hepimiz örnek vereceğimiz zaman Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’i örnek gösteriyoruz. Böyle yerel yöneticilerle, belediyecilik hizmetleri birleşince birlikte yükselme olunca çok daha farklı bir konuma geliyor.

Bölgeye, bölgenin yerel dinamiklerine baktığımızda bir şeyler yapmak istediğiniz de önünüze büyük bir engel var, terör engeli. Ben bunu her yerde söylüyorum, terör her şeyin başı ben bunu birebir yaşayan bir ilden geliyorum. Van’ı da yanı başımız daki şehirleri de çok iyi bilen biriyim.
Coğrafik, nüfus, aşiretsel yapılarını bilen biriyim, bizler bölgeyi ele aldığımızda, ilimizi ele aldığımızda, planlarımızı yaptığımızda, ilk planımız biz terörü nasıl yeneriz, terörü nasıl yok edebiliriz, terörden dolayı perişan olmuş ailelerin köyden kente göçünü nasıl engelleriz, engelleyemiyorsak şehirde nasıl yerleştirebiliriz? Akıllı şehirlerde bunların yeri neresidir? Köyden kente göçen kardeşlerimiz kendi göreneklerinden, bugüne kadar sürdürdükleri alışkanlıklarından vaz geçemiyorlar, onları şehirlere nasıl entegre edeceğiz? Ancak onların yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak bu entegrasyonu sağlayabiliriz…

Bugün dikkat edersek ”Z Kuşağı” diye bir gençlik çıkmış, ben buna karşı atraksiyon olarak, ”M Gençliğini ”öneriyorum, Milliyetçi, Muhafazakar ve Müslüman bir gençliği öneriyorum, çünkü uyuşturucu ve terörün kol gezdiği bölgelerde en büyük kaynak; geleneğinden, inancından, aile mefhumundan uzak olan gençler onlar için bulunmaz bir nimettir, şehir planlaması yaparken gençlerin bu durumunu gözden kaçırmamak lazım…

Bugün ne yazık ki; uyuşturucu 11 yaşa kadar inmiştir, genç nüfusumuz uyuşturucu bataklığında, uyuşturucu bataklığında gençlerin yoğun olduğu bir yerde terör örgütleri çok hızlı bir şekilde nemalanır, uyuşturucu tacirleri nemalanır, eğer biz bunları Müslüman, milliyetçi, muhafazakar bir gençlik çatısı altında yetiştirmiş olursak sadece batıya özenerek çağdaşlık deyip gençlerimiz ananelerinden kopmasına seyirci kalmazsak, bence biz bölgeyi asıl o zaman inşa etmiş oluruz…Akıllı şehirler, apartmanlar, akıllı yollar, kavşaklar yaparsınız ama uyuşturucudan dolayı aklını yitirmiş gençleri akıllı yapmazsanız, yapmış olduğunuz akıllı yolların, binaların kavşakların hiç bir anlamı ve önemi yok..

Akıllı şehirler, akıllı yollar yaparsınız ama aklını uyuşturucudan yitirmiş gençleri tekrar akıllı yapamazsınız.

Özel Haber: Gönül Özkılıç

Haber videosu : https://www.facebook.com/127730523920049/videos/2030427980424730/

 

 

 

İlgili Haberler