DOLAR 32,6638 0.45%
EURO 34,9531 0%
ALTIN 2.519,461,43
BITCOIN 1957682-2,08%
Ağrı
19°

AÇIK

13:09

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Savcı Sayan’ın Paylaştığı Video Büyük Yankı Yaptı

Savcı Sayan’ın Paylaştığı Video Büyük Yankı Yaptı

ABONE OL
22:46 | 27 Haziran 2019 22:46
Savcı Sayan’ın Paylaştığı Video Büyük Yankı Yaptı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

23 Haziran İstanbul seçimleri bitmiş olabilir ama ”Ak Parti Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın”, Ak Partili seçmene çağrısı sürüyor. Sayan;İstanbul seçimi bizim için yeni bir diriliş destanı yazdıracak. Yeter ki biz dedikoduyu ve birbirimizi çekiştirmeyi bırakalım…Mahalle aralarında ki çay ocakları biz başkan, parti teşkilatları,milletvekili ve bakanların oturma mekanı olmalı.Halkı dinleyelim diyen Sayan; halka verdiği değeri ve bir olmanın önemine vurgu yaptı.

Başkan Sayan kendi sosyal medya hesabından, 1993 yılında çekilen ve Erdoğan’ın, refah Partisi’nde görev yaparken dava arkadaşı Abdülmecit Yücel’in başından geçenleri anlattığı konuşmayı paylaşması büyük yankı yaptı.

”Sayan, paylaşımında “Aslında tam da nöbet yerlerini kontrol etme zamanı… Nöbet ne durumdadır bakmak lazım..Aksi takdirde nöbetçisiz mevzilere başkaları hakim olur” ifadelerini kullandı”.

Erdoğan’ın anlattığı o hikaye:

“Sene 1985. İstanbul’da İl başkanlığı görevine getirildim. İstanbul’un 19 ilçesi vardı fakat kurulan parti teşkilatı sayısı 8 idi. Yoğun bir gayretle, 3 ay içerisinde 19 ilçenin tümünde teşkilatlarımızı kurduk. Her akşam 18 ile 22 arasında açık olacak diye karar aldık. Bu kararı il merkezinden telefonlarla sürekli kontrol ediyorduk. Bir akşam, nöbetler ne durumdadır diye il merkezine uğradım. Dediler ki, Şişli cevap vermiyor. Bunun üzerine nöbetçi arkadaşıma dedim ki, sen aramaya devam et, ben de bir arabaya atlayıp bakayım. Gittim ki, kapı açıldı. O zaman kapıda, ismen henüz tanımadığım, gözleri yaşlı bir kardeşimiz vardı. ‘Niye ağlıyorsun?’ diye sordum. ‘Biraz kederlendim başkanım’ dedi. ‘Ya hu neyin var, belki ben yardımcı olabilirim’ dedim, ‘Biraz kederlendim başkanım, hiçbir derdim yok’ dedi. ‘Peki, telefon cevap mı vermiyordu’ dedim, ‘Başkanım bir işim vardı, onun için yarım saat geç açtım teşkilatı’ dedi. İşte bu ağlayan kardeşimiz, bana ağlama gerekçesini açıklamayan bu kardeşimiz, Abdülmecit kardeşimizdi. Ertesi sabah ağlamasının gerekçesini öğrendim. Meğerse Abdülmecit kardeşimin refikası doğum esnasında şehit olmuş. O da yavrusunu yengesine teslim etmiş. Hanımını da hastanenin morguna indirmiş. Nöbetim var diyerek koşarak nöbete gelmiş. Değerli kardeşlerim, bu davanın mayasında Abdülmecitlerin bu imanı var.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.