Spor gerçekten böyle bir şeydir…
İnsanı hiç beklemediği bir noktaya götürür. Aynı hedefin çevresinde Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı ve Çerkes’i buluşturur. Kimlikleri, farklılıkları ve günlük hayatın ayrıştırıcı tartışmalarını bir kenara bırakır. İnsanları aynı heyecanın, aynı mücadelenin ve aynı coşkunun içerisinde bir araya getirir.
Ağrı, üç gün boyunca sporun bu birleştirici gücüne ev sahipliği yaptı. Ağrı Valiliğinin himayesinde ve Ağrı Valisi Önder Bozkurt’un öncülüğünde düzenlenen Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası, şehrin uzun yıllar hatırlayacağı görüntülere sahne oldu.
Cumhuriyet Caddesi belki de ilk kez böylesine farklı ve yoğun bir kalabalığa tanıklık etti. Caddenin ortasında gerçekleştirilen gösteriler, motorların sesi ve vatandaşların alkışlarıyla birleşti. Ağrılılar yalnızca bir spor organizasyonunu izlemedi. Kentin değişebileceğine, farklı etkinliklerle anılabileceğine ve Türkiye’nin dört bir yanından insanları ağırlayabileceğine de şahitlik etti.
Bu organizasyon, birkaç yarışçının motorlarıyla dağlara çıkmasından çok daha büyük bir anlam taşıyordu. Çünkü mesele yalnızca spor değildi. Mesele, Ağrı’nın yıllardır üzerine yapışmış olan algıyı değiştirebilmekti.
TENDÜREK’İN HAFIZASI DEĞİŞİYOR
Şampiyona kapsamında seyirci etabı TRT Park’ta düzenlendi. Ardından yarışçılar farklı etaplara geçti. Patnos’tan Ağrı Dağı’nın yaklaşık 3 bin 200 metre yüksekliğine kadar uzanan rotalar, Ağrı’nın sahip olduğu eşsiz coğrafi potansiyeli gözler önüne serdi.
Fakat beni en çok etkileyen bölüm, “Terörsüz Türkiye” mesajıyla startın Tendürek Dağı’nda verildiği etap oldu.
Tendürek önemlidir.
Çünkü bir dönem Tendürek denildiğinde akla doğa, turizm, spor veya dağcılık gelmiyordu. Tendürek denildiğinde terör olayları, çatışmalar ve şehit düşen vatan evlatları hatırlanıyordu. Bu dağın adı, Ağrı’nın ve bölgenin hafızasında çoğu zaman acıyla yan yana anılıyordu.
Bugün ise Tendürek’te kan yerine motorların sesi vardı. Ağıtların yerini coşku, korkunun yerini heyecan, çatışma görüntülerinin yerini sporcuların kıyasıya mücadelesi aldı.
Yıllarca acı haberlerle gündeme gelen bir coğrafyada yüzlerce insanın spor için bir araya gelmesi, sıradan bir değişim değildir. Bu, yalnızca bir organizasyon başarısı da değildir. Bir şehrin ve bir dağın hafızasının yeniden yazılmaya başlanmasıdır.
Tendürek’in bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapması, güvenlik alanında gelinen noktanın da en güçlü göstergelerinden biridir. İnsanların gitmeye çekindiği, adını duyduğunda tereddüt ettiği yerlerin bugün sporcuların yarıştığı rotalara dönüşmesi son derece kıymetlidir.
Ağrı Valiliği tarafından Tendürek’e taşınan “Terörsüz Türkiye” mesajı da bu nedenle anlamlıdır. Çünkü bu pankart yalnızca bir slogan değildir. Geçmişin acılarıyla geleceğin umutları arasında kurulmuş güçlü bir köprüdür.
AĞRI’NIN COĞRAFYASI SPOR TURİZMİNE DÖNÜŞEBİLİR
Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası, Ağrı’nın zorlu coğrafyasının aslında büyük bir avantaja dönüştürülebileceğini gösterdi. Tendürek Dağı, Ağrı Dağı, Patnos çevresi ve şehrin diğer doğal alanları doğru planlamayla Türkiye’nin önemli spor turizmi merkezlerinden biri olabilir.
Bu yıl organizasyona yaklaşık 125 motorcu katıldı. Ancak bu yarışçılar Tendürek’i, Ağrı Dağı’nı, TRT Park’taki pisti ve Ağrı’nın doğal güzelliklerini gördü. Buradan ayrıldıklarında yalnızca yarış sonuçlarını değil, yaşadıkları deneyimi de anlatacaklar.
Gelecek yıl daha fazla yarışçının Ağrı’ya gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü sporcular birbirleriyle yalnızca pistleri değil, şehirleri ve organizasyonları da konuşurlar. İyi hazırlanmış bir etap, güzel karşılanma ve güçlü bir organizasyon hafızalarda kalır.
Bu nedenle inanıyorum ki Ağrı etabı gelecek yıl çok daha geniş katılımla ve daha büyük bir coşkuyla gerçekleştirilecektir. Yeter ki bu çalışma tek seferlik bir etkinlik olarak kalmasın. Kurumsallaştırılsın, her yıl geliştirilerek sürdürülsün ve uluslararası boyuta taşınması hedeflensin.
İnsanların zihnindeki eski Ağrı algısının tamamen ortadan kalkmadığını biliyoruz. Türkiye’nin farklı şehirlerinde Ağrı denildiğinde hâlâ soğuk hava, uzaklık, terör ve yoksunluk gibi kavramları düşünenler bulunuyor.
Bu algıyı yalnızca tanıtım filmleriyle değiştirmek kolay değildir. İnsanların Ağrı’ya gelmesi, şehri görmesi, burada vakit geçirmesi ve güvenli biçimde evine dönmesi gerekir. Enduro ve ATV Şampiyonası tam olarak bunu sağlamıştır.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcular Ağrı’nın dağlarında yarıştı, caddelerinde dolaştı, insanlarıyla tanıştı ve bu şehrin anlatıldığı gibi olmadığını gördü. Bir şehrin imajı, en etkili biçimde böyle değişir.
SAYIN VALİM, BAŞLATTINIZ; ŞİMDİ DEVAMINI GETİRİN
Ağrı Valisi Önder Bozkurt, bu organizasyonla son derece önemli bir işe imza attı. Şehrin yalnızca günlük sorunlarıyla ilgilenmek yerine Ağrı’nın gelecekte nasıl anılması gerektiğine ilişkin güçlü bir irade ortaya koydu.
Bir şehrin marka değerini artırmak, yalnızca slogan üretmekle olmaz. Marka şehir olmak için insanların o kente gelmesini sağlayacak gerekçeler oluşturmak gerekir. Spor, kültür, sanat ve turizm alanlarında sürdürülebilir organizasyonlara ihtiyaç vardır.
Vali Önder Bozkurt’un şovun peşinde olmadığı görülüyor. Asıl hedefinin bu şehirde bazı sorunları çözmek, Ağrı’nın önünü açmak ve yıllardır devam eden olumsuz imajı değiştirmek olduğu anlaşılıyor.
Şehirde bunu gören ve takdir eden geniş bir kesim var.
Bu nedenle kendisini kutlamak gerekiyor. Sporun barış, kardeşlik ve dostluk olduğunu Ağrı’ya bir kez daha hatırlattı. Tendürek’i acıyla değil, sporla gündeme taşıdı. Cumhuriyet Caddesi’ni motor sporlarının coşkusuyla buluşturdu. Ağrı Dağı’nın ve kentin doğal alanlarının spor turizmi açısından taşıdığı potansiyeli görünür hâle getirdi.
Organizasyonun kültürel ayağında yer alan Hatay Medeniyetler Korosu’nu da unutmamak gerekir. Doğubayazıt ve Ağrı’da verilen konserler, etkinliğin ruhuna önemli bir katkı sundu. Farklı kültürlerin ve inançların ortak sesi olan koronun Ağrı’da sahneye çıkması, sporla verilen birlik mesajını kültür ve sanatla tamamladı.
Hatay’dan gelen misafirler nasıl Sayın Vali’ye destek vererek bu çalışmaya katkı sunduysa bizler de Ağrı’ya hizmet eden her doğru projenin yanında olduğumuzu belirtmeliyiz. Çünkü mesele bir kişiyi övmekten çok, Ağrı adına yapılan güzel işlere sahip çıkmaktır.
Sayın Valim…
Bu işi başardınız ve önemli bir başlangıç yaptınız. Şimdi bu organizasyonu gelecek yıllara taşımalısınız. Her yıl daha fazla sporcunun katıldığı, daha geniş kitlelere ulaşan ve uluslararası yarışçıların da yer aldığı büyük bir Ağrı organizasyonuna dönüştürmelisiniz.
Aklınızda Ağrı için birçok proje olduğunu biliyoruz. Bu halk da şehrin marka değerini yükseltmek için çabaladığınızı görüyor.
Ağrı’nın bu tür çalışmalara ihtiyacı var. Türkiye’nin dört bir yanından insanların bu şehre gelmesine, Ağrı’yı kendi gözleriyle görmesine ve buradaki değişimi anlatmasına ihtiyacımız var.
Özellikle yeni bir dönemin konuşulduğu bugünlerde bu çalışmalar daha da anlamlıdır.
Çünkü barış bazen bir masada kurulan cümlelerle, bazen bir konserde söylenen türkülerle, bazen de bir dağın zirvesinde yükselen motor sesleriyle kendisini gösterir.
Tendürek artık yalnızca acıların dağı değildir.
Tendürek bugün sporun, kardeşliğin ve umudun dağıdır.
Kan yerine motor seslerinin, ağıt yerine alkışların yükselmesini sağlayan herkese teşekkür ediyoruz.
Teşekkürler Sayın Valim.
Başlattığınız bu güzel yolculuğun devamını bekliyoruz.