Nihat Aydın’ın Kaleminden… Mahalli At Yarışları ve Ağrı’nın Unutulmayan Hafızası

Bazen geçmişten gelen değerleri korumak, onları yeniden ayağa kaldırmak ve halkın ortak hafızasında yer etmiş gelenekleri yaşatmak da en az yeni yatırımlar kadar kıymetlidir.

Ağrı’da at yarışlarının yeri başkadır. Bunu sadece yarış alanında koşan atlarla, tribünde toplanan kalabalıkla ya da verilen ödüllerle açıklamak eksik kalır. Bu işin içinde köylerden gelen insanların heyecanı, at yetiştiricilerinin emeği, eski kuşakların hatırası ve bu şehrin yıllardır taşıdığı bir kültür vardır. O yüzden mahallî at yarışları Ağrı için sıradan bir etkinlik değil, geçmişten bugüne taşınan güçlü bir gelenektir.

Bugün Ağrı Valisi Önder Bozkurt’un bu geleneği devam ettirme yönünde ortaya koyduğu irade bu açıdan önemlidir. Çünkü bir şehirde yöneticilik sadece yeni işler yapmakla sınırlı değildir. Bazen geçmişten gelen değerleri korumak, onları yeniden ayağa kaldırmak ve halkın ortak hafızasında yer etmiş gelenekleri yaşatmak da en az yeni yatırımlar kadar kıymetlidir. Mahallî at yarışlarının sürdürülmesi de tam olarak böyle bir anlam taşımaktadır.


TUTAK’TAN TRT PARK’A UZANAN BİR GELENEK

Ağrı’da mahallî at yarışlarının geçmişi 1950’li yıllara kadar uzanıyor. İlk dönemlerde Tutak’ta başlayan bu yarışlar, zamanla Küpkıran çevresinde, ardından Anakaya Köyü civarında devam etti. O yıllarda yarışlar yalnızca at sahiplerinin ya da jokeylerin meselesi değildi. Köylerden insanlar gelir, aileler yarışları izler, çocuklar bu heyecanın içinde büyür, büyükler de eski yarışları anlatırdı.

Yıllar içinde yarışların TRT Park alanına taşınmasıyla birlikte bu gelenek daha düzenli ve kurumsal bir yapıya kavuştu. Valilik, tarım teşkilatı ve ilgili kurumların desteğiyle düzenlenen yarışlar, Ağrı’da hem sportif hem de kültürel bir buluşmaya dönüştü. Gaziler Koşusu, Valilik Kupası, Şehitler Koşusu ve farklı kategorilerle yapılan yarışlar, bu geleneğin şehir hafızasındaki yerini daha da güçlendirdi.

Bugün 2026 yılı Mahallî At Yarışları’nın yeniden TRT Park’ta yapılacak olması, geçmişle bugünü birbirine bağlayan anlamlı bir adımdır. Bu yarışlar, sadece atların koşacağı bir organizasyon değil; Ağrı’nın köylerinden, ilçelerinden ve şehir merkezinden gelen insanların aynı heyecanda buluşacağı bir kültür günüdür.

VALİ BOZKURT’UN KARARI DEVLETTE SÜREKLİLİĞİ GÖSTERİYOR

Vali Önder Bozkurt’un mahallî at yarışlarını devam ettirme kararı, Ağrı’nın kültürel mirasına sahip çıkan bir yönetim anlayışını göstermektedir. Devlette süreklilik dediğimiz şey de biraz budur. Bir önceki dönemden gelen, halk tarafından benimsenmiş ve şehirde karşılığı olan değerli çalışmaların kesintiye uğramadan sürdürülmesi, kamu yönetimi açısından önemli bir duruştur.

Her gelen vali ya da yönetici kendi döneminde farklı projeler yapabilir. Bu doğaldır. Ancak asıl kıymetli olan, şehre mal olmuş işleri sahiplenebilmek ve onları daha güçlü şekilde geleceğe taşıyabilmektir. Mahallî at yarışları da Ağrı’da böyle bir yere sahiptir. Bu organizasyonun devam etmesi, devletin kültürel hafızaya verdiği önemi de ortaya koymaktadır.

Ayrıca bu yarışlar, şehirde ortak bir buluşma zemini oluşturuyor. Köyde yaşayan vatandaşla şehir merkezindeki insanı, yetiştiriciyle seyirciyi, gençlerle büyükleri aynı alanda buluşturuyor. Böyle etkinlikler toplumun bağlarını güçlendirir. İnsanlar aynı sevinci paylaşır, aynı heyecana ortak olur. Bu yönüyle mahallî at yarışları yalnızca bir spor faaliyeti değil, Ağrı’nın sosyal hayatına canlılık katan özel bir gelenektir.

BU GELENEK DAHA DA GÜÇLENDİRİLMELİ

Mahallî at yarışları, doğru planlama ile Ağrı’nın önemli marka etkinliklerinden biri haline gelebilir. Bugün TRT Park’ta düzenlenen yarışlar, ilerleyen yıllarda daha geniş kapsamlı bir kültür ve atçılık festivaline dönüşebilir. Atlı cirit, atlı okçuluk, rahvan binicilik gösterileri, yöresel ürün stantları ve çocuklara yönelik kültürel etkinliklerle bu program daha da zenginleştirilebilir.

Ağrı’nın böyle organizasyonlara ihtiyacı var. Çünkü şehirler sadece yollarla, binalarla ve yatırımlarla büyümez. Şehirleri ayakta tutan şeylerden biri de ortak hatıralardır. İnsanların “bizim geleneğimiz” dediği değerlerdir. Mahallî at yarışları da Ağrı için böyle bir değerdir.

Bu nedenle Vali Önder Bozkurt’un mahallî at yarışlarını sürdürme kararı, sıradan bir etkinlik takvimi olarak görülmemelidir. Bu karar, Ağrı’nın geçmişine saygı duyan, halkın benimsediği gelenekleri koruyan ve devlette süreklilik anlayışını sahaya yansıtan önemli bir adımdır.

23 Ağustos’ta TRT Park’ta yapılacak yarışlar, sadece bir yarış günü olmayacak. O gün Ağrı, eski bir geleneğini yeniden yaşayacak. Atların koştuğu pistte geçmişin izleri, bugünün heyecanı ve geleceğe taşınması gereken bir kültür birlikte görülecek.

Ağrı’nın mahallî at yarışları yaşamalı. Daha güçlü, daha düzenli ve daha geniş katılımlı şekilde her yıl devam etmeli. Çünkü bu şehir, kendi değerlerine sahip çıktıkça daha güçlü bir şehir olur. Mahallî at yarışları da Ağrı’nın sahip çıkması gereken en özel değerlerden biridir.