Nihat Aydın’ın Kaleminden... Ağrı Devlet Hastanelerinden Çok Çekti Ama Bu Sefer Durum Farklı

Bu şehirde insanlar yıllarca sadece hastane binası beklemedi. Bir umut bekledi. Bir uzman doktor bekledi. Bir randevu bekledi. Bir ameliyat tarihi bekledi. Bir sevk kâğıdıyla Erzurum’a, Van’a, Ankara’ya gitmemeyi bekledi.

Ağrı’da sağlık yatırımı denildiğinde insanın zihninde hemen güzel hatıralar canlanmıyor.

Tam tersine, yıllarca süren inşaatlar, açıldı denilip bitmeyen eksikler, teslim tarihi değişen projeler, yüklenici sorunları, “bu yıl bitecek” denilip sonraki yıla kalan hastaneler ve en önemlisi de sağlık hizmetine erişmek için başka illerin yolunu tutan vatandaşlar geliyor akla.

Ağrı sağlık meselesinde gerçekten çok çekti.

Bu şehirde insanlar yıllarca sadece hastane binası beklemedi. Bir umut bekledi. Bir uzman doktor bekledi. Bir randevu bekledi. Bir ameliyat tarihi bekledi. Bir sevk kâğıdıyla Erzurum’a, Van’a, Ankara’ya gitmemeyi bekledi.

O yüzden bugün yapımı devam eden Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’ne bakarken meseleyi sıradan bir inşaat olarak görmek büyük hata olur. Bu hastane, Ağrı’nın sağlık hafızasında yeni bir sayfa açabilir. Ama bunun için geçmişte yapılan hataların tekrar edilmemesi gerekir.


AĞRI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NİN SANCILI HAFIZASI

Bugün Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak hizmet veren mevcut hastanenin geçmişi, Ağrı’nın sağlık yatırımlarında yaşadığı sancıların en somut örneklerinden biridir.

Suçatağı bölgesindeki hastane inşaatı, Ağrı kamuoyu tarafından yıllarca umutla takip edildi. Şehir modern bir hastane bekliyordu. Bölgeye hitap edecek, doktor eksikliğini azaltacak, sevkleri düşürecek, vatandaşın sağlık hizmetine daha kolay ulaşmasını sağlayacak güçlü bir sağlık merkezi beklentisi vardı.

Fakat süreç hiç de öyle kolay ilerlemedi.

İnşaat uzadı. Takvim değişti. Yüklenici kaynaklı sorunlar yaşandı. Ağrı insanı yıllarca “hastane ne zaman bitecek?” sorusunu sordu. Her gelen açıklamada umutlandı, sonra yeniden beklemeye başladı.

Hastane nihayet açıldı ama bu açılış şehirde tam anlamıyla bir rahatlama hissi oluşturmadı. Çünkü Ağrı kamuoyunun önemli bir kısmı bu süreci planlı, güçlü ve eksiksiz bir açılıştan çok, zorunlulukların dayattığı bir geçiş olarak gördü.

Bina açıldı ama sancılar bitmedi.

Bugün hâlâ Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi üzerinden birçok sorun konuşuluyor. Uzman doktor eksikliği, poliklinik yoğunluğu, randevu sıkıntıları, acil servis yükü, branş yetersizlikleri, hasta memnuniyeti ve hizmet kalitesi gibi başlıklar Ağrı halkının gündeminden düşmüş değil.

Demek ki mesele sadece bina yapmak değil.

Mesele, o binanın gerçekten yaşayan, işleyen, güçlü kadrolarla desteklenen ve vatandaşın derdine çare olan bir sağlık kurumuna dönüşmesidir.

Ağrı bunu yaşayarak öğrendi.


KADIN DOĞUM HASTANESİ AYNI KADERİ YAŞAMAMALI

Şimdi önümüzde Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi var.

Bu hastane Ağrı için sıradan bir kamu yatırımı değildir. Annelerin, çocukların, yeni doğan bebeklerin, ailelerin ve özellikle kadınların sağlık hizmetine daha nitelikli şekilde ulaşabilmesi için hayati öneme sahip bir projedir.

Ağrı gibi sağlık hizmetlerinde yıllardır çevre illere bağımlı kalan bir şehirde, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin zamanında, eksiksiz ve güçlü bir kadroyla hizmete açılması çok değerlidir.

Bu hastanenin temel süreci Vali Dr. Osman Varol döneminde başladı. O dönem atılan adım, Ağrı adına önemli bir başlangıçtı. Ancak bir kamu yatırımının başlaması kadar, sürecin nasıl takip edildiği de önemlidir.

Bugün görünen tablo şudur: Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, geçmişteki hastane inşaatları gibi kendi kaderine bırakılmış bir proje görüntüsü vermiyor.

Kamuoyuna yansıyan ziyaret ve incelemelere bakıldığında, hastane inşaatı bugüne kadar dört kez yerinde incelendi. Bu ziyaretlerin üçü Vali Önder Bozkurt döneminde gerçekleşti.

Bu ayrıntı önemlidir.

Çünkü Ağrı’da bazı yatırımların temelinin atılması yetmez. O yatırımın başında durmak, sahaya inmek, yükleniciyi görmek, eksikleri sormak, teknik ekibi dinlemek, takvimi takip etmek ve gerektiğinde Ankara ile temas kurmak gerekir.

Vali Önder Bozkurt’un yaptığı da tam olarak budur.


VALİ BOZKURT’UN SAHA TAKİBİ AĞRI İÇİN FIRSATTIR

Vali Önder Bozkurt’un Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi inşaatına yönelik ziyaretleri, klasik bir protokol gezisi olarak okunmamalıdır.

Bozkurt, göreve geldiği günden bu yana yalnızca bu hastaneyi değil, Ağrı’daki birçok kamu yatırımını sahada takip eden bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor. Köy yollarından kamu binalarına, sosyal projelerden sağlık yatırımlarına kadar birçok alanda sahaya iniyor, yerinde görüyor, soruyor ve takip ediyor.

Ağrı gibi yatırımların zaman zaman ağır ilerlediği, bürokrasinin yavaş çalıştığı, yüklenici sorunlarının yaşanabildiği bir şehirde bu yaklaşım değerlidir.

Çünkü bu şehirde yatırımın ihale edilmesi tek başına başarı değildir. Asıl başarı, o yatırımın zamanında, eksiksiz ve vatandaşın hizmetine hazır şekilde tamamlanmasıdır.

Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi sürecinde Vali Önder Bozkurt’un ortaya koyduğu takip iradesi, Ağrı adına önemli bir avantajdır. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Acu, ilgili kurum yöneticileri, teknik ekipler ve sağlık yatırımlarından sorumlu yetkililerle birlikte yapılan incelemeler, projenin doğrudan sahada takip edildiğini gösteriyor.

AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız’ın da sağlık yatırımlarının Ankara nezdinde takibi noktasında sürece destek verdiği biliniyor. Sağlık gibi temel bir alanda valilik, sağlık müdürlüğü, siyasi irade ve teknik ekip aynı hedefe odaklanabildiğinde, Ağrı’nın geçmişte yaşadığı gecikmelerin tekrar etmemesi mümkün olur.

Bu nedenle Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde mesele sadece inşaatın ilerlemesi değildir. Mesele, Ağrı’da kamu yatırımlarının yeni bir takip anlayışıyla yürütülüp yürütülmeyeceğidir.

Şimdilik tablo umut veriyor.


BU KEZ AYNI FİLMİ İZLEMEK İSTEMİYORUZ

Ağrı daha önce aynı filmi izledi.

Yıllarca süren hastane inşaatı gördü. Açıldı denilen ama eksikleri bitmeyen hastane gördü. Binaya taşınan ama hizmet sancıları devam eden sağlık sistemi gördü.

Bu yüzden Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi konusunda Ağrı halkının beklentisi çok nettir: Bu hastane geçmişteki gibi olmasın.

Zamanında bitsin.

Eksiksiz açılsın.

Cihazları tamam olsun.

Kadrosu hazır olsun.

Doktoru, hemşiresi, teknik personeli, yoğun bakım üniteleri, doğumhaneleri, çocuk servisleri ve poliklinikleriyle gerçekten hizmet verecek şekilde kapılarını açsın.

Çünkü Ağrı’da sağlık yatırımı, sadece betonarme bir bina meselesi değildir. Bir annenin çocuğunu güvenle dünyaya getirebilmesi meselesidir. Bir bebeğin yenidoğan yoğun bakımda şehir dışına gitmeden tedavi edilebilmesi meselesidir. Bir ailenin gece yarısı başka bir ile sevk edilmeden kendi memleketinde sağlık hizmeti alabilmesi meselesidir.

Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi bu yüzden önemlidir.

Bu hastane doğru şekilde açılırsa, Ağrı’nın sağlık yükünü ciddi şekilde hafifletebilir. Eğitim ve Araştırma Hastanesi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Kadın ve çocuk sağlığı alanında yıllardır hissedilen boşluğu doldurabilir.

Ama bunun için açılış takvimi kadar açılış kalitesi de önemlidir.

Yarım yamalak açılış değil, gerçek açılış gerekir.


AĞRI İÇİN BU KEZ DURUM FARKLI OLABİLİR

Ağrı devlet hastanelerinden çok çekti.

Bunu kimse inkâr edemez.

Bu şehir hastane bekledi. Doktor bekledi. Cihaz bekledi. Randevu bekledi. Sevk edilmemeyi bekledi. Kendi memleketinde nitelikli sağlık hizmeti almayı bekledi.

Ama Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde bu kez durum farklı olabilir.

Çünkü bu kez yatırım daha görünür şekilde takip ediliyor. Bu kez vali sahada. Bu kez proje tekrar tekrar inceleniyor. Bu kez açılış takvimi kamuoyunun gündeminde tutuluyor. Bu kez geçmişteki gibi “nasıl olsa yürür” anlayışına bırakılmış bir süreç görüntüsü yok.

Vali Önder Bozkurt’un her kamu yatırımını yerinde görme alışkanlığı, Ağrı için kıymetli bir yönetim tarzıdır. Bu şehirde masa başından yönetilen yatırımların nasıl uzadığını, nasıl aksadığını ve nasıl unutulduğunu hepimiz biliyoruz.

Bozkurt’un saha tecrübesi, takip ısrarı ve projelerin üzerinde durma biçimi bu anlamda Ağrı adına bir fırsattır.

Elbette nihai başarı, hastane hizmete açıldığında ortaya çıkacak.

Eğer Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi yıl sonuna kadar eksiksiz şekilde hizmete girerse, bu yalnızca bir hastane açılışı olmayacak. Ağrı’nın yıllardır sağlık yatırımlarında yaşadığı kötü hafızanın kırılması anlamına gelecek.

Ağrı’nın buna ihtiyacı var.

Ağrı’nın artık geciken hastanelerle değil, zamanında tamamlanan yatırımlarla anılmaya ihtiyacı var.

Ağrı’nın artık zoraki açılışlarla değil, planlı, güçlü ve vatandaşın yüzünü güldüren hizmetlerle buluşmaya ihtiyacı var.

Bu nedenle Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi yalnızca bir bina değildir.

Bu hastane, Ağrı’nın sağlıkta yeniden umutlanma ihtimalidir.

Ve bu ihtimalin gerçeğe dönüşmesi için Vali Önder Bozkurt’un sahadaki takibini, emeğini ve ısrarını Ağrılılar adına önemli bir şans olarak görmek gerekir.